
Nedim paşa alınca yaverinden haberi
Tiz demiş bekletmeden alıverin içeri
Unutmamış elbette o yoksul aileyi
Üç kese altın vermiş demiş ki müjde peyi
Bir sofra donatarak iltifâtta bulunmuş
Bir çift deve vererek bolca da azık sunmuş
Kendi has paytonuyla revân eylemiş yola
Muhtaç etmeyin demiş bunları kat’a kula
O da ahâli gibi bir habere muhtaçmış
"Demek öldüler" diye sonunda kayıt açmış
Kapısında bekliyor üç çavuş bir mülazım
Şükür olsun Mevla’ya o kudretli ve Azim
Ninemle ikimizi aldırdı sefarete
Telgrafla bildirdi müjdeyi sadârete
Şimdi kaldığımız yer Nedim paşa konağı
Sevincinden titriyor gözleri ve dudağı
Ahçılar ve uşaklar önümüzde pervâne
Hekimbaşı biz için sanki deli divane
Ne zaman bir şey desek paşa diyor ki "beli"
Şirin bir zevcesi var tam bir şefkât güzeli
"Ah canlarım" diyorken ses teli perde perde
"Neler de çekmişsiniz denizden sonra yerde
Kazayı duyduğunda kahroldu paşa dede
Kerimem sorup durdu bulundu mu valide"
Mektubu aldığın gün gayrı hicrânı unut
Ninemle ikimizi felâha verdi Mâbut
Telgraf çekeceğim yola çıkmadan önce
Beş gün yol alacağız hem gündüz hemde gece
Beş gün sonra gemiyle çıkaracaklar yola
Refakatçi bile var inanması zor hâlâ
Gelince anlatacak bilsen neler neler var
El ele yaşlanmadan yalnız ölüm bize ar
Biliyorum çaresiz mahzun ve perişansın
Gayrı eyvahı bırak yüreğimde nişansın
Ey sevgili felâhım sinemin can perveri
Mutlaka geleceğim bekle beni Makberî
_______Makberî
Devam edecek....