Sene 1996
Bir bahar sabahı, günlerden salı.
Bahçedeki hanımeli kokusu nasıl da sardı odayı.
Mis gibi...
Bu kadar güzel mi kokar bir çiçek?
Çiçek deyince dün arkadaşıma gelen buketin üstündeki söz düştü aklıma
Şöyle yazıyordu notta:
’Kadınların çiçek sevmesinden doğal ne var ki.
Her canlı kendi türüne ilgi duyar’
Enişte bey bu cümleyle almıştı eveti en sonunda
Hadi bakalım Nilay sana da göründü dünya evi.
Tam bu düşünceler ile dışarıyı seyrederken birden çığlık sesleriyle çınladı ortalık.
Hastanenin bahçesine bakan pencereden bağırıyordu arkadaşlar
"Yeter, yapma
yardım eden yok mu?
Öldürüyor adamı..."
Aradan gördüğüm kadarıyla hastane bahçesinde bir araç, aracın yanında kanlar içinde yerde yatan bir adam, etrafta insanlar kaçışıyordu
Adamın başında duran kişi öyle soğuk öyle kindar bakıyor ki yerde yatana
Olaya hastane polisi müdahale etti,suç mahali güvenlik çemberine alındı
biz ise olup biteni anlamaya çalışıyorduk,
niye, neden öldürdü
ölen kim, öldüren kimdi?
Bir süre sonra polis zanlıyı aldı götürdü
yerde yatan da muhtemelen ölmüştü
Arkadaşlardan biri
’Saydım 28 defa bıçakladı’ diye ağlayarak anlatmaya çalışıyordu.
Donduk kaldık
bu neyin öfkesi, neyin kızgınlığıydı?
Peki ya bir cana kıymak bu kadar kolay mıydı?
Olayı çok geçmeden öğrendik ve o an şaşkınlığımız derin bir üzüntüye döndü.
Ölen genç daha dün baba olmuştu
Adı Mahmut.
Doğumevinde yatan Berfin’in sevdiği adam.
Berfin ise dün doğum yapmıştı
Bir kız çocuğu oldu ama onun hikâyesi orada yatanlardan farklıydı
Doğum gerçekleştikten sonra özel bir odada polis koruması ile kalıyordu
Hikâyesi de şöyle:
Berfin ve Mahmut sevmişler birbirini
aileler razı olmayınca da kaçmışlar birlikte
İşte hazin sonun başladığı gün, o gün olmuş.
Uzun saklanmaların ardından bir yakınlarında kalmışlar aylarca, gizli saklı.
Tabi peşlerinde de abileri
Berfin'in sancıları başlayınca sığındıkları yakınları, onu doğumevine getirmişler. Yanındaki teyze çat pat türkçeyle durumu anlatmıştı bize,hemen koruma altına alındı Berfin
Daha dün doğum sonrası tedavi için girmiştik yanına.
"Hiç bir ziyaretçi kabul etmeyin" demişti polis memuru şüpheli bir kadından bahsederek.
Tedirgin olduk, galiba hastanede olduklarını öğremişlerdi.
Tüm servis teyakkuzda. Çünkü Berfin’in hayatı tehlikedeydi hatta kundaktaki bebeğin de.
Töre cinayetine kurban gitmesinler diye lafın kısası kuş uçurtmuyorduk serviste
Berfin daha bizim yaşımızda nasıl da korkuyordu kızcağız
Ne olurdu sanki ailesi razı olsaydı
telli duvaklı gelin olsa, bebeğini kucağına alacağı vakit anneciği de olsaydı yanında
kim böyle bir kaderi yaşamak isterdi ki?
O gün saat dört civarı servis nöbetim bitince okula döndüm
Ertesi gün Berfin taburcu olacaktı
ama o günün sabahında bu olayı yaşadık.
Mahmut çocuğunu kucağına bile alamadan öldürüldü sebep ne peki
yere batasıca töreler...
Arkada bir eş ve bir yetim kaldı,
ömrünün baharında iki kişi, biri mezara biri de hapse girdi.
Kim kazandı? Ne oldu
temizlendi mi yüz karası!
Artık alınları açık mı gezeceklerdi ortalıklarda
Paklanmış mıydı mı ellerinin kiri?
O gün hem ağladık kızlarla hem de nasıl olur diye sorduk durduk birbirimize
Çünkü aynı yaştaydık onunla ama biz okuyorduk meslek sahibi olacaktık.
Birimiz sevdiği ile evlilik hayalleri kuruyor, diğerimiz üniversiteyi de bitirme planları yapıyordu
O ise sevdiğinin bedelini ödedi
Mahmut’u toprağa bile veremeyecekti.
Hem lohusa olması hem güvenliği hasebiyle uzakta dökecekti kanlı gözyaşlarını
Canımızı en çok acıtan acı gerçeği ise sonradan öğrendik.
Düğünleri olmamıştı Berfin’le Mahmut’un
Hamilelik de olunca kalmış, belki de umut etti affeder ailesi bir düğün yapardı.
Hem gelinlik giymek
hangi genç kızın içinde ukde kalmazdı ki?
O gün, arabasının yanında öldürülen Mahmut arabanın bagajını açarken bir kutu ile düşmüş yere
Meğer Berfin'e gelinlik almış doğumdan sonra giysin diye.
Berfin'i sonra hiç görmedik, olayın gizliliği ve hayati önem taşıması sebebiyle bilgi de vermediler.
Bilmiyorum şimdi nerede çocuğu ile ne yapıyor?
İnşallah sağ ve selamette, mutlu ve huzurludur
Ve kendi kızını sevdiği ile telli duvaklı gelin etmiştir
Yere batsın böyle töreler,
Sevgisiz, anlayışsız insanların zihniyetleri yere batsın
Yaşasın Mahmutlar Berfinler
Ve yarım kalmasın o güzel hikâyeler.
VESSELÂM