Zâta Özel Mektup / Bir Şey Anladıysam Arap Olayım.
Zâta  Özel  Mektup / Bir  Şey  Anladıysam  Arap  Olayım.




Lafı  uzatmadan  direkt  konuya  giriyorum

Aylar  önce   başka bir  edebi  platformda  bir  bayan  arkadaşın  yazdığı  yazıyı  okudum. Öyle  sanıyorum  ki  okuduğum yazıyı yanlış  anladım.  Benim  anladığım kadarıyla  yazı  insanların  özel  hayatlarına  burunlarını  sokan diğer  insanların  ne  kadar  rahatsızlık  verici  oldukları  üzerineydi.

Evet… Gerçekten  de  bazen okurlarımız bizleri yazdığımız bir  şiir,  ya  da  öykü  ile  özdeşleştiriyordu.  Farzedelim  yazdığımız  bir  öyküde  iflas  etmiş  bir insanı  anlatmışız,  o  insan  da  üzüntüsünden  kendini  içkiye  vermiş  olsun.  Bazı  arkadaşlar  ‘’  Üzülme  yahu,  sağsın  ya  ona  bak.  Kendini  de  böyle  içkiye  vurma’’ Diye  yazıyorlar  hatta  daha  ileri  giderek  ‘’  Vah  vaaahh.  Seni  bir  kliniğe  yatıralım.  Ben  elimden  gelen  yardımı  yaparım’’  Filan  diyebiliyorlardı  yorum  olarak.Oysa  hayatta  içkiyi  ağzınıza  süren  bir  insan değilsinizdir…  Gerçekten  can  sıkıcı  bir  durumdur  bu  bir  yazar  için. Hele  de  yazmayı  seviyorsa,  hele  de  çok  sık  yazıyorsa…

Neyse…Arkadaşın  yazısını  da  böyle  bir  olaydan  duyduğu  rahatsızlığın  dile  getirildiği  bir  yazı  zannettim  ve  yorum  olarak  bir  iki  satır  bir şeyler  yazacağıma  benzer  bir  durumu  oldukça  mizahi  bir  şekilde  işlediğim  uzun  bir  yazımın  tamamını  kopyalayarak  yorum  olarak  yapıştırdım  sayfasına…Hepsi bu.

Şimdi…

Bizler  koskoca  insanlarız.  Herhalde  bir  yazı  içinde  geçen  ‘’ Ben  gay  değilim’’ şeklindeki  bir  cümleye  porno  neşriyat  muamelesi  yapacak  değiliz. 

Bunu  şunun  için  söylüyorum:  O  yazıdaki  en  sivri  cümle  yazının  sonunda  olayın  kahramanı,  eşine  ‘’ Ben  gay  değilim’’  Diyordu…

Hatta  bu  yazım   bir  arkadaş  tarafından  o kadar  beğenildi  ki  doğrudan  doğruya  ‘’ Ben  gay  değilim’’ Başlıklı  bir  yazı bile yayınladı..

Neyse… Ben  bu  bayan  arkadaşın  yazısının  altına  böyle  bir  yorumu  kopyalayıp  yapıştırdıktan  sonra arkadaştan  cevap  geldi?  ‘’  Simdi  size  ne  dememi  bekliyorsunuz…’’ Devamını  hatırlamıyorum  ama oldukça  öfkelendiği    belli  oluyordu. Bir  şeylere  kızmıştı…İşin  doğrusu  ben kendi  yazısını  okudum  diye  benim  yazımı  okumaya  zorlamışım  gibi  bir  durum  yarattığım  için  pişman  da  olmuştum. Yaptığım  bir  hata olarak  kabul  edilebilirdi. Derhal  özür  dileyici  mahiyette  bir mesaj  yazdım  ama  gönderemedim.  Çünkü  engellenmiştim. Hemen  face  book  aracılığı  ile  özür  yazısı  yazdım  ve  beni  yanlış  anladığını  ifade  etmeye  çalıştım ille  velakin  oradan  da  engellenmiştim.

Kısacası  meramımı  anlatabileceğim  tüm  yollar,  tüm  kapılar  yüzüme  kapanmıştı.  Arkadaşı  destekleyeyim  derken  tam  tersine  bütün  öfkesini  üzerime  çekmiştim  ve  bir  türlü  ona ‘’ Bu  yorumumdan  ne  anladınız  ki  bana  bu  kadar  öfkelendiniz?’’  Diye soramıyor,  bir  kusurum  varsa  özür  dileyemiyordum. Sonra  da açıkçası  bu  tutumuna  kızdım  ve  o  yorumumu  silmem  mümkünken  silmedim.  Daha  doğrusu  olayı  unuttum  gitti.

Siz  olsanız  ne  yaparsınız  bilemem  ama  ben  susmayı  tercih  ettim  tabii  ki.  O  günden  sonra  ne  arkadaşın  bana  bir  selamı  oldu,  ne  de  benim  ona… Ondan  farklı  olarak  ben  arkadaşı  ne  o  edebi  platformda  ne  de  bu  edebi  platformda  engellemedim.Bahsi  geçen  arkadaşın  ne  lehinde  ne  aleyhinde  tek  kelamım  olmadı. Ne  o  edebi  platformda  ne  de  burada.

Kısaca  o  yoluna,  ben  yoluma…

Böylece  bir  kaç  ay  geçti…

Dün…Yani 18.12.2106  Tarihi  saat  16.20  itibariyle  arkadaş  bu  siteden  bana  mesaj  göndermiş.  Aynen  şöyle:

merhaba Sami bey.
beklenmedik bir anda size yazmak istedim.
cevap verin vermeyin ya da aleyhimde konuşabilirsiniz de. sorun değil.
evet, çok kırdınız beni yine de unuttum ben.
iki sitede de engel koymuştum size ve kaldırıyorum engelleri.
dilediğiniz gibi yerin dibine sokma hakkınız var bu da dert değil.
dile getiremediğim çok şey var ve biliyorum ki ardı arkası kesilmeyecek.
saygılarımla hocam.


‘’ Engelleri  kaldırıyorum’’  Dediği  halde  mesajına  cevap  veremiyorum  zira  kaldırıyorum  dediği  engeller  aynen  duruyor.

Engeller  kalkmış  olsa  zaten  burada yazmak  yerine  direkt  kendisine  soracağım:

S-1  Arkadaşım !  Ben  size  ne  kötülük  yaptım  ki  beni  engellediniz?
S- 2  Ben  size  ne  yaptım  ki  sizi  bunca kırdım? 
S-3  Sizi  niçin  kırdığımı  bile  tam olarak  anlamadığım  halde  ‘’  Madem  ki  kırılmış  bari  özür  dileyip  gönlünü  alayım’’ Diye  düşünmeme  rağmen  niçin  bana  bir fırsat  vermediniz  ve  hâla  o  fırsatı  vermiyorsunuz?
S-4  Hepsinden  önemlisi,  aylar  önceki  o  olaydan  bu  yana  sizinle  ne  selamım  var  ne  kelamım.  Böyle  olduğu  halde  neye  istinaden  sizi  yerin dibine  soktuğum  gibi  bir  kanıya  vardınız? Sizi  yerin  dibine  sokmak  için  ne  yapmışım? Ya  da  yapıyorum?
S-5 Dile  getiremediğiniz  şeyler  ne?  Allahınızı  severseniz  dile  getirin  ki  ben  de  anlayayım  ne  olduğunu. Yani  ben  neredeyse  bir  cinayet  işlenmişim  ama farkında  değilim.
S-6  Ardı  arkası  kesilmeyecek  olan  ne? Bir  şeyin  ardı  arkasının  kesilmeyeceği  şeklinde  bir  kanaatiniz  olduğuna  göre  demek  ki  bir  şeyler  başlamış  ve  devam  ediyor.  Başlayan  ne?  Devam  eden  ne?  Ardı  arkası  kesilmeyecek  olan  şey  ne?

Vallahi, billahi,  tallahi,  dört  evladımın  ölüsüne  sarılayım ki  bir  şey  anladıysam  Arap  olayım.  Yok  yok….Bir  şey  anladıysam  oturduğum  şu  koltuktan  bir  daha  kalkmak  nasip  olmasın.

Böyle  bir  yazıyı  burada  paylaşmak  zorunda  kaldığım  için  tüm  site  arkadaşlarımdan  özür  diliyorum. Başka  çarem  kalmamıştı  ya  da  aklıma  başka  çare  gelmediği  için  böyle  davranmak  zorunda  k
aldım.
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Zâta Özel Mektup / Bir Şey Anladıysam Arap Olayım. başlıklı yazı Sami Bibero tarafından 19.12.2016 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.