Sabaha karşı
arzın dibinden gelen
bir gümbürtüyle uyandık
dördüncü kattaydık
karla örtülü çimenlerde
açıldı gözlerimiz
toz
duman
göz gözü görmüyor
binamız çöktü
nefes alamıyorum
deprem oluyor
— imdat!
Aşkım!
neredesin?
— buradayım
öhh…
buradayım sevgilim
nefesim dar
Şükür yarabbi
kapkara bir boşluk
elim değen her şey soğuk
oğlum!
neredesin evlat!
— baba…
babacığım…
Yatağındasın
korkma
sakın korkma evlat
Gözüm karanlığa alışıyor
bir kolon parçası
göğsünde durmuş
canı içinde
kıpırdayamıyor
bu yük
nasıl kalkar üstünden
— imdat!
Allah rızası için
yardım edin!
Anne!
anne neredesin!
— buradayım evlat
iyiyim şükür
sen dayan
şükürler olsun…
Anne gel
torun sıkışmış
eşim yanımda
birlikte kurtaralım
ama bu kolon
bizden ağır
— imdat!
dört kat çökmüşüz
faylar
soğukta mı kırılır
Enkazın altından
sesler yükseliyor
bebek ağlaması
çocuk çığlığı
— yardım edin!
— kimse yok mu!
gece mi
gündüz mü
belli değil
yaralı
aç
susuz
çığlıklar
göğe çarpıp
geri düşüyor
çocuklarını kaybedenler
anne babasını yitirenler
kimsesiz gençler
Barbaros İrdelmen
08 02 2023, İstanbul, 02:30
Yazarın
Önceki Yazısı