O gün sadece ay
    oradaydı.
Senin gözlerin
   çok karanlıktı…
  ama her şey
    bende
     kutsallaştı.

Sen konuşuyordun.
İçimden taş
  döktüm,
   kalbime,
    hayata…
O gün bahardı,
   kırmızı yapraklar
    savruldu.

Her ayrılık yıldönümünde
şarkılar söyleyen
    ağaca
içimi açtım;
   güllerle konuşmadan.
Ruhumda görünmeyen
Aşk yırtıkları, dikişleri

O gün saçlarım
   beyazlamadı.
göçmen kuşlarını mı
    taklit ettin….
Ama sonbaharlaştım.
Ve hiçbir ağaç
   sonbaharın
    düşüşünü çalamaz.

Çatlak bir kristalim;
kırılırım.
Rüyamda trenler,
   Otobüsler…
Uyandığımda devam
    ediyor sarsıntı.
Her şey
  ikonlaştı,
   ritüelleşti…

Her ayrılık yıldönümünde
her şey
  aynı.
Gözlerim
   aynı…
Otobüs durağı
    aynı.
Bizim sokak
     aynı.

Seni hiçbir yerde
   bulamayacağımı
    bilmeme rağmen
dolaşırım şehri.
       Bir kapı önünde
         beklerim.

Yağmurda ıslanmış,
   bir türlü kurumayan
    rüzgârım…







( Kurumayan Rüzgarım başlıklı yazı riza-baldede tarafından 27.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu