Ezeli bekleyiş.
Ey sonsuzluğun eşiğinde duran yolcu,
Gönül aynanı sil ki derya görünsün,
Zira bu âlem, bir "He" sadasının yankısıdır ancak.
Zaman,
Eskimeyen bir kumaş gibi serilirken önümüze,
Biz hep o gizli noktada takılı kaldık;
Sıfırın kalbindeki o muazzam genişlikte.
Bir ağaç düşün, kökü arşta, dalları toprakta,
Meyvesi sabır, gölgesi sekînet...
Veli der ki:
"Bakmayı bırak, görmeye başla;
Çünkü aradığın hazine, arayanın ta kendisidir."
Sessizlik,
En gürültülü duadır aslında.
Kelimeler biter, harfler dökülür,
Geriye sadece o Saf Beyaz kalır;
Ne başlangıcı olan, ne sonu bulunan.
Sır,
Dokuzuncu kapının ardındaki o sükûnettedir.
Eğil de bak kalbinin kuyusuna,
Yusuf orada değil,
Kuyu sensin, kova sensin, ip sensin...
Dost dediğin ise,
O kuyunun başındaki ezelî bekleyiş...
Hasan Belek
Akçay
(
Ezeli Bekleyiş. başlıklı yazı
HasanBelek tarafından
6.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.