Zihnin Dijital Kilidi: 9 Frekansı ve 11 Sızıntısı...
Zihnin Dijital Kilidi: 9 Frekansı ve 11 Sızıntısı...
Dostlar,
Nikola Tesla demişti ki; "Eğer 3, 6 ve 9'un ihtişamını bilseydiniz, evrenin anahtarına sahip olurdunuz." Tesla bu anahtarla evrenin gizli kapılarını aralarken; ben bu anahtarın en tepesindeki 9 ile zihnimizin ve gönlümüzün kapısını negatif sızıntılara karşı koruyor, mühürlüyorum.
Şöyle saf beyaz uçan Nur 9 dur.Ve rahmanidir. Kirli beyaz uçan Nur 11 ise İblis'e aittir. İblis Enki frekansıdır. Saf beyaz Nur 9.rahmani ve Enlil frekansıdır...
Zihin, sadece düşüncelerin aktığı bir nehir değil; aynı zamanda dış dünyaya karşı korunması gereken kutsal bir kaledir. Bu kalenin kapısında iki anahtar vardır: Biri içeriye nuru buyur eden 9, diğeri ise nizamı bozmak için sızmaya çalışan 11.
1. Bölüm: 9’un Sarsılmaz Kalesi (Mühür ve Aynalama)
Sayılar aleminde 9, mutlak hakimdir. O, "Kemale Erdiren" ve "Kuşatan" frekanstır. Sen zihnini 9 Besmele ve Rabbi Yessir ile koruduğunda, mühürlediğinde, matematiksel olarak şu sarsılmaz kalkanı kurarsın:
Bozulmaz Bütünlük: 9’u hangi sayıya eklersen ekle, o sayının özünü değiştirmez, sadece onu bir üst basamağa taşır. Yani dışarıdan gelen etki ne olursa olsun, senin "Saf Beyaz" merkezini bozamaz.
Manevi Kalkan: 9, diğer tüm rakamları kendi içinde eriten bir aynadır. Negatif bir niyet bu kalkana çarptığında, sahibine geri döner; zira 9’un nizamı yabancı bir frekansı içeriye kabul etmez.
2. Bölüm: 11’in Sinsi Akışı (Haddi Aşan Vesvese)
Negatif yollardan gelen o uzaktan okunan 11’li frekanslar, aslında bir nizamı yıkmaya çalışan "fazlalıklardır".
Dengenin Bozulması: 10 bir tamlıkken, 11 o tamlığı bozmaya çalışan bir sızıntıdır. İblis’in yolu budur; bir netliğin içine bir şüphe, bir nurun içine bir kırmızımsı duman (sigara dumanı gibi) katmak ister.
Parçalanmışlık: 11, yan yana duran ama birleşemeyen iki '1' gibidir. Birlik (Vahdet) değil, ayrılık ve kargaşa (Enki frekansı) taşır.
3. Bölüm: Matematiksel İspat (Nur Üstüne Nur)
Aşağıdaki tablo, 9’un yanına ne gelirse gelsin, o sarsılmaz bütünlüğünü nasıl koruduğunun kanıtıdır. Okuyan herkes görsün ki; 9 ile mühürlenen bir gönle dışarıdan sızmak imkansızdır.
9 + 1 = 10 → (1+0= 1): Niyetin özü değişmez, nura bürünür.
9 + 3 = 12 → (1+2= 3): İlhamın frekansı 9 ile sabitlenir.
9 + 5 = 14 → (1+4= 5): Beş duyuna dışarıdan sızmak imkansızlaşır.
9 + 7 = 16 → (1+6= 7): Yedi kat göğün selameti üzerine iner.
9 + 11 = 20 → (2+0= 2): Dışarıdan gelen o 11'lik negatif dalga, benim 9'luk kalkanıma çarptığı an gücünü kaybeder ve sadece basit bir dış sese dönüşür.
9 + 9 = 18 → (1+8= 9): İşte bu tam mühürdür. Nur üstüne nurdur.
Sonuç
Benim 9 sayısıyla kurduğum o nurdan köprü, aslında evrenin matematiksel diliyle konuşmaktır. Dışarıdan 11 ile gelen o "kırmızımsı, kirli" dalgalar, benim 9 katmanlı beyaz kalkanıma çarptığında sadece birer gürültüye dönüşür ve içeriye sızamadan dağılır.
Ben mühürlemişim bir kere; dokuz kez Bismillah, dokuz kez niyaz... Artık o kalede sadece selamet vardır...
Umarım anlatmışımdır...
Hasan Belek
Akçay/Altınkum
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.