Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Ya Hu Ve Adem - 44-

                                                     TERİMLER

 

Abd: Kul

Ahadiyet: Bölünmez, parçalanamaz, kendinden başka bir şey olmayan Bir, Tümel teklik.

Alim: Allah'ın, ezelî ve ebedî, her şeyi her yönüyle kuşatmış tek mutlak ilim sahibi olduğunu ifade eden bir ismidir.

An-ı daim: Sürekli sonsuz bir an. Zamansızlık ve mekansızlık boyutu.

Arş: Semaların dayandığı en deruni katman. Sufi yorumla, Allah'ın salt Zat'ını yani hiçlik makamını, Hu'nun mekanını belirtir en temel boyutsal katman.

Ayet: İşaret

 

Baki Hep aynı hal üzre kalan, değişmeyen.

Basar: Göz

Basiret: Öz

Batın: Görünenin özünde işleyen görünmeyen, bilinmeyen alem, gizli, gayb, gözlemleyemediğimiz, içte olan, direk görülmeyen şey. Gayba ait, görünmez, normal algılarımızla bilinmez, gizli. Algılayamadığımız Zat boyutuna, Esma ve Mana alemlerine ait olan her şey.

Big-bang teorisi: Sayısız gözlem ve teorik çıkarımlarla desteklenen, evrenin yaklaşık 15 milyar yıl önce sonsuz küçük bir noktanın patlamasıyla birden bire ortaya çıktığını ve o andan beri genişlediğini öne süren teori.

 

Cehil: Cahillik, bilmemek.

Cemal ve Celal Sıfatları: Allah'ın rahmet ve gazap, yumuşaklık ve sertlik, vb. ifade eden sıfatlarının iki grup halinde toplanması.

Cüzzi irade: Kısmi irade. İnsan cin ve şeytanın sahip olduğu, İlahi iradenin, şahsi iradeye serbestlik hakkı tanıması halinin neticesinde birimde kendi seçimiyle oluşan istenç.

 

Deruni: İçsel, batıni, içkin, çok derin, özsel.

 

Efal alemi: Bildiğimiz bu alem, kesret, ikilik alemi. Fiil alemi, çokluk alemi, maddi alem, müşahade alemi.

Esma alemi: Allah'ın sıfatlarının tecelli ettiği ve Efal ve Mana alemlerinin de oluşturucusu olan, Allah'ın Zat'ına en yakın alemsel katman. Ef'al aleminin özü olan sıfat alemi, Allah'ın sıfatlarının olduğu alem.

 

 

Eşref-i mahlûkat: Yaratılmışların en şereflisi.

 

Felah: Kurtuluş, huzura erme.

Fıtrat: Herhangi bir birimin tabiatı, oluş tarzı, yaradılışı.

 

Gaflet: Bildiğinin farkında olmamak, bildiğini bilmemek, bildiğinden ayrı düşmek, dalgın olmak.

Gani: Zengin olmak, ihtiyaçsız hal.

Gayp: Bilinmez.

Gayb alemi: İnsan bilincine kapalı, bildiğimiz bu alemlerin özündeki oluşturucu alemleri ve en son tahlilde Hu'nun mekanını simgeleyen bilinmezlik alemi, insanın bilinmeyen yönü.

 

Habir: Allah'ın isimlerinden, her şeyden haberdar olan.

Hadis: Sonradan olan, kadimin zıddı.

Hakikat ilmi: Mutlak varlık bilgisi.

Halife: Allah'ın yeryüzündeki görüntüsü.

Halifretullah: Halfet-ül-Alah , Allah'ın Halifesi olma makamı.

Hâlik: Yaratıcı

Hasîb: Allah'ın hesap görücü anlamındaki ismi.

Hayy: Allah'ın hayat sahibi anlamındaki sıfatı.

Hayyü'l Kayyum: Hem kendisi diri, hem de her şeyi dirilten ve ayakta tutan.

Heva: Varsayım, zan ve hevesler.

Hu: Allah'ın hiçlik anlamına gelen ismi, O.

Hüvelhayyülkayyum: İslami düşüncede, Allah'ın, alemleri varlığıyla ayakta tutması, yani kayyimiyetiyle kıyamda bulundurması anlamındaki terim, ayet.

 

İbâdet: Kulluk

İfrat ve Tefrit: İfrat, bir konu üzerinde çok aşırıya gitme, tefrit ise çok geri kalma anlamına gelir. Bu kavramlar düşünülebilecek her şeye uyarlanabilir. Örneğin israf ifrat, cimrilik tefrittir.

İhata etmek: Kuşatmak.

İkilik: Çokluk.

 

 

İkilik alemi: Kesret, şu algılarımızla bildiğimiz alem, bölünmüşlük.

İlka: Alaka, kavuşturma, bağlantı.

İnsan-ı Kamil: Olgunlaşmış, kemale ermiş insan.

İslam: Kelime anlamıyla huzur, barış ve güvenlik.

İzafi: Başka şeylerle bağlantılı olarak, başka şeylere nisbetle vaki olma, relatif, göreli, bakana göre belirme, özneye göre olan gerçeklik, subjektivite.

İzafi varlıklar: Başka şeylerle bağlantılı, iniltili, ilişkili olarak, başka şeylere nisbetle oluyor olan varlıklar, relatif varlıklar.

İzafi benlik: Kabuk nefs

 

Kafir: Gerçeği örten.

Kaim: Mutlak varlığın sadece kendi varlığından dolayı oluşta oluyor olması ve tüm varlıkların, Mutlak varlıktan ve bu Mutlak varlıkla ayakta duruyor olma hali.

Kâim olma: Kendi kendisine dayanarak ayakta olma, zatı ile kalıcı olma, ayakta durma.

Kâim kılan: Ayakta tutan.

Kelam: Söz, laf, sesli ya da sessiz, kelimelere dökülmüş her şey.

Kemal: En olgun, kamil hal.

Kesret: Çokluk, bölünmüşlük, bölünme.

Kıble: Yönelinecek şey.

Küll: Bütün, toplam.

 

Lamekan: Mekansız.

Latif: Gözle görünemeyecek kadar ince, Allah'ın ismi olarak da, nasıl yapıldığına nüfuz edilemeyen en ince işlerin bile bütün inceliklerini bilen, işleri o nüfuz edilmez boyuttan olduran demektir.

Latif: Çok ince, suptil, manasal.

 

Mana (Melekut) alemi: Allah'ın zatına yani Hu'nun mekanına, Esma aleminden sonra en yakın alem. Efal aleminin Efal alemine en yakın oluşturucu özü. Melekler alemi.

Mana alemi, manevi alem: Mutlağın sıfatlarından yansıyan, alemlerde arzu edilen yansımaları oluşturan katman, Esma aleminin oluşturduğu alem, derûnundaki anlamlar evreninden (Esma aleminden) Ef'al alimine geçişi oluşturan katman. 

 

 

Muhal: Akla uygun olmayan. Felsefi olarak ve mantıken olması düşünülemeyen her şey. Olamayacak, kendiyle çelişik, felsefi olarak saçma bir şey.

Muhit: Her yönüyle kuşatma, Allah'ın bu anlamdaki ismi.

Mutlak: Hiçbir şeye bağlı olmadan kendi başına var olma, saltlık, kesin ve katilik.

Mümkünat: Evrende olan ve olabilecek her oluş ve varlık, Allah'tan başka var olan şeyler. Olması ya da olmaması mümkün olabilen, varlığı ya da yokluğu düşünülebilen tüm mevcudat ve unsurları.

Mümkünat alemi: İkilik alemi, çokluklar alemi. Tüm varlıklar bir var bir yok olabilen, varlıkları yokluklarıyla eşit derecede mümkün olabilen, mümkin varlıklardır ve mümkinat alemi olarak adlandırılır.

Münezzeh: Uzak, temiz, saf, pak, arı, beri.

Müsebbib-ül esbab: Allah'ın nedenlerin nedeni olma vasfı.

Müstağni: Tok gözlü olmak.

Müşahade edilebilir: Gözlenebilir, bilinebilir.

 

Nokta-i kübra makamı: Hiçlik olarak, her şeyi kapsayan sonsuz küçüklükteki nokta.

Nübüvvet: Peygamberlik; Allah'tan ve O'na özsel olarak en yakın birimler olan Meleklerden vahy alabilme hali.

Nüzul: Bilinçlere inme, iniş.

Nüzul eden: Özden oluşturucu olan. Nüzul ve tecelli, Alalh'ın Zat boyutundan efal alemine yansıyışı şeklinde açıklanır.

 

Oluş: Mutlak felsefede hem varlığı hem de olayı genelleyen bir terim

 

Rab: Allah'ın, kulu halden hale dönüştürerek terbiye etme vasfı. Kelime anlamıyla terbiye edici demektir. Allah'ın kulu ya da genel anlamıyla varlıkları, alemleri terbiye edişi, halden hale sokuşu yönüne dikkat çeken ismidir.

Rahmaniyet: Allah'ın tüm yaratıkları kapsayan sevgi, şefkat ve merhamet alanı.

Rasih: İlâhi ihsana nail olan, ilimde mütehassıs kişi.

 

 

 

Semalar: Evren içre evrenler, Alemler içre alemler, boyut düzlemleri, sayısız enerji katmanları.

Sufi: Sırri, batıni, gizemci, mistik, tasavvufa ait, mutasavvıf.

Sünnetullah: Allah'ın alemlerin yaradılması için taktir ettiği sistem; sadece kendi dilemesine bağlı olan yaratma tarzı, evrensel düzeni. Allah'ın alemler için çizdiği sınır, bir yönüyle varlıksal neden sonuç ilişkileri ya da doğa kanunları denilebilecek Allah'ın mevcudatı oluşturma yöntemi, sistem.

Şuhud: Şahid olma.

 

Takva: Bilincin Allah'ı bilme hali ve bunun pratiği olan Allah'a karşı sorumluluk bilincini yaşama geçirme durumu.

Tasavvuf: Allah'ın niteliğini ve evrenin oluşumunu Mutlak varlığın birliğiyle açıklayan dini ve felsefi akım, İslam gizemciliği, İslami mistisizm.

Tecelli: Görünme, belirme, ortaya çıkma, özdeki batın halden dıştaki zahir hale gelme, zuhur etme. Allah'ın Esma aleminden sıfatlarının yansıması. Nüzul ve tecelli, Alalh'ın Zat boyutundan efal alemine yansıyışı şeklinde açıklanır.

Tesbih: Dini literatürde, Allah'ı tenzih etmek, yani mutlak ve en kutsi Zat'ı inanç, söz ve amel bakımından layık olmadığı her türlü kusurdan arı ve uzak tutmaktır.

Tevil: İslam alimleri, Kur'an ayetleri ve hadislere dayanarak bir ayeti yorumlamak.

Tümel: Her şeyi içine alan, içeren, külli

Tümel tekillik: Hem içsel hem aşkın olan Salt, Som, Tek Mutlak Varlık.

 

Vacibul vücut: Allah'ın, zorunlu varlık, varlığı kendinden olan varlık olduğunu belirtir vasfı. Varlığı kendinden olan, varolması zorunlu olan.

Vahdet: Birlik.

Vahidiyet: Parçalardan oluştuğu gözlenen alemlerin deruni birliği.

Vech: Yüz

Vechullah: Allahın vechi, Allah'ın yüzü.

 

Zahir: Görünen, bilinen, açık seçik ortada olan. Algıladığımız efal alemine ait olan her şey. Görünür, bilinir alem, açık, gözlemlediğimiz, bildiğimiz şey. Açık, görülen 

Zahiri: Görünen, ilk bakışta anlaşılan, aşikar.

Zat boyutu: Sadece Allah'ın olduğu ve onunla beraber hiçbir şeyin olmadığı boyut, alemlerden bir alem olmadığı için Zat Alemi denmez. Sırf Allah'ın zatının olduğu, tüm mevcudatın yok olduğu hiçlik boyutudur.

Zerre: Düşünülebilecek en küçük varlık.

Zikir: Hatırlatma

 

DİPNOTLAR

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Ya Hu Ve Adem - 44-

KENAN KOÇ KENAN KOÇ