Deli Halit Paşa
Halit Paşa
DELİ HALİT PAŞA
Bu yazıyı yazmak düşüncesi nereden doğdu. Bir gazetede müstear adla yazan
arkadaşım Yahya Kaptan’dan bahsetti. Onun kurtuluş savaşında olan katkısının
fazla bir yer tutmadığını, aslında basit bir çeteci olup daha zafer kazanılınca
sırf inkılapçıların tetikçiliği yaptığı için el üstünde tutulup
kahramanlaştırıldığını, Keşanlı Ali gibi belki de ondan daha beleşçesine’ sahte
kahramanlar’ kervanına katıldığını, kim bilir kimin eliyle ne Kocaeli’ye, ne
de Kocaelililere bir katkısının oldumadığını Kocaeli’nin kurtuluşunda da bir olumlu etkisinin bulunmadığını bu sayede öğrenmiş oldum. Aslen Siirtli olan Adnan
beyin bu hassasiyeti beni de bu konuda düşünme ye ve araştırmaya sevk etti.
Kim bilir kimin eliyle bu yakın zamanlarda adı öne çıkarılmış. İzmit’te bir semte
onun adı verilmiş hatta semtin girişine belediye marifetiyle heykeli dikilmiş,
yeni nesillere bir sahte kahraman miti armağan edilmiştir. Hatta birkaç liseye
onun adı verilerek eğitime katkısı planlanmıştır. Şimdi düşünüyorum da bütün
birdenbire ortaya çıkan bu sevginin nereden kaynaklandığına, devrimci güruhun bu
tazelenen aşkına bir anlam veremiyoruz. Herhalde 28 Şubat’ın kentimize bir
öpücüğü saymamız gerekecek bu eylemi.
Gelelim Halit Paşa ‘ya. O da yazar arkadaşın himmetiyle geldi gündeme. Sizin
başka ve gerçek bir kahramanınız yok mu diye?. Olmaz mı dedim Halit Paşa var,
Kara Fatma var. Zobu var. Hah dedi şöyle sen şu Halit paşa konusun bir
araştırıver. Olur dedim ama bana gerek yok sen de Google’dan bir şeye
ulaşabilirsin.
Dedi ama ikna olmadım. Ben de araştırmaya başladım. Ortaya koskoca bir tablo
çıktı ki orada sahte kahramanlara hele hele şişirilmiş sahte kahraman miti
Yahya Kaptan’lar hiç mi hiç yer yok.
1883 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Çerkes Ahmet Bey'dir.1901 yılında girdiği Kara Harp Okulu'ndan 1903 yılında teğmen rütbesi ile mezun oldu. 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanından sonra Yemen'de görevlendirildi. Yüzbaşı rütbesine terfi etti.
Trablusgarp'taki görevinin ardından Balkan Savaşı'na katılmak üzere Çatalca'ya geçti. I. Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine Kafkasya Cephesi'nde görev aldı. Görevi, Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Ruslara bırakılmış olan Kars, Ardahan ve Sarıkamış'ı geri almaktı. Dokuz günlük bir savaştan sonra 23 Aralık 1915 tarihinde Ardahan'a girmeyi başardı. Bu başarısından sonra binbaşı rütbesine, Çorum müfrezesi ile yaptığı hizmetlerden sonra Kaymakam rütbesine terfi etti.
I. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi'nde başarılar göstermiş; Kurtuluş Savaşı'nın ilk yıllarında doğu cephesinde, Gümrü Antlaşması'nın imzalanmasından sonra batı cephesinde komutanlık yapmış bir askerdir.10 Mayıs 1917 tarihinde Garbi Dersim Komutanlığına atandı; savaşın en önemli milis güçlerinden birisini kurdu; Dersimli süvari birlikleri ile Erzincan, Mamahatun ve Erzurum'u geri aldı. Kafkas İslam Ordusu'nun 3. Fırka Komutanı olarak Ahıska'yı kuşattı. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması üzerine Ardahan, Kars ve Sarıkamış'ı tahliye ederek Tortum'a çekildi; İngilizlerin baskısı ile fırka komutanlığından alındı.
Ali Rıza Paşa kabinesi kurulduğunda 9. Kafkas Fırkası Komutanlığı'na atandı. Ermenistan üzerine yapılan harekâttaki başarısı nedeniyle Miralay rütbesine terfi etti.Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan sonra terhis edilmemiş olan ve Kâzım Karabekir Paşa komutasında bulunan 15. Kolordu'da görev yaptı. Bölgede Kafkas İslam Ordusu'ndan kalan kuvvetlerin bir savunma çekirdeği haline getirilmesini sağladı. Erzurum Kongresi'nde Trabzon delegelerinin Mustafa Kemal'e karşı çıkmalarını, aldığı yıldırma tedbirleriyle önledi. 1920 yılının sonlarında Kars ve Sarıkamış'ı, 1921'de de Ardahan'ı düşman işgallerinden kurtardı. Soyadı Kanunu çıktıktan sonra ailesi bu nedenle "Karsıalan" soyadını aldı.
Gümrü Antlaşması'ndan sonra Batı Cephesinde görev verildi. Sakarya Meydan Muharebesi'nde 12. Grup Komutanlığı yaptı. Bu sırada gösterdiği cesaretten ötürü "'Deli" lakabıyla anılmaya başlandı. Büyük Taarruz'da Kocaeli Grubu komutanlığı yaptı ve yaptığı mezalimi ile ünlü Yunan 11. Tümenini, tümenin komutanı Tümgeneral Nikolaos Kladas ile beraber esir aldı. Büyük Taarruz'da Mirliva rütbesine terfi etti ve Paşa oldu.İkinci Büyük Millet Meclisi'ne Ardahan milletvekili olarak katıldı. 9 Şubat 1925 tarihinde meclis koridorunda, sırtından tabancayla vurularak yaralandı ve 14 Şubat 1925 tarihinde hayatını kaybetti. İstanbul'un Eyüp semtinde defnedildi. Mezarı 1988 yılında Ankara'daki Devlet Mezarlığı'na taşındı.
Ahmet Kemal
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.