YAŞARKEN ÖLÜYORUZ
Boğazım da gitmek bilmeyen
Kör düğümler
Boğazımı, yüreğimi, ruhumu..
Sinsice ele geçiriyor!
Yutkuna mıyorum!
Aldığım her nefes,
Zehir olup
Ciğerlerime doluyor!
Yutkunmaya çalıştıkça
Ölümü
Ensemde hissediyorum!
Sahi,
İnsan sadece eceli gelince mi ölür?
Ölmek ne?
Yalnızca insan
Üç beş arşın,
Ak beze sarılınca mı?
Ölür?
Gece tanla buluşmak üzere
Kafada binlerce soru
Biri gidiyor, biri geliyor
Düşünceler puslu,
Karanlıklar girdabında!
Bir türlü
Aydınlığa çıkamıyor...!
............................
Daha beş dakika önce
Birbirleriyle latifeler yapıp şen kahkahalar atan,
Musa Dede, Ayşe Nine de
Birden bire
Bet beniz kireç gibi olmuş
Yürekleri sessiz çığlıklara bürünüp
Buz kesmişti!
Babası Şehitlik Mertebesi'ne ulaşan
Öksüz Elif'in,
Gözyaşları içinde ki feryadı
Avlunun ortasına
Bomba gibi düşmüştü!
"Al kırmızısı kundura isterim"
Bir süre sonra,
Ağlamaktan gözleri kapanan,
Minik Elif uykuya geçmişti..
O uykuya geçmişti
geçmesine de
Musa Dede'nin, Ayşe Nine'nin..
Gözlerinden giden fer,
Yüreklerine düşen k
Kor ateşler,
Geçer miydi?
Bilinmez..!
................................
İnsanın yüreği çaresizliken,
Yanıp/ kavrulup yok olurken,
Yaşıyor muydu?
yoksa
Öüyor muydu?
Ölmek sadece
Ruhun bedenden ayrılması mıydı?
Neydi ölmek?
Sahi
Neydi?
.......................
Haykırıyorum!
Ölmek,
Cocukların bombalar arasında kalması,
Özgürlüğün, adaletin, hukuğun elden gitmesi,
Canların varlık içinde sefalet çekmesi,
Anne, babanın, çoxuğun
Yoksulluktan, savaştan.... ç
Çaresiz kalması,
...........
Saymakla say say bitmez!
...........................
Yaşananlar karşısın da,
Susup sessiz kaldıkça,
Hepimiz,
Bir yerler de,
Bir şekilde,
Ölüyoruz!
Hemde yaşarken
Ölüyoruz!
19.01.2026 Ank. P.ÇETİN