EBEDİ İSTİRAHAT
Kanadı kırık kimsesiz kuşlar misali
Feleğin elinde ordan oraya savrulup,
Yorgun düşen gönlüne yuva kurmak umuduyla
Gönüllere yıllarca meze olan kalbi ansızın teklerken
Yüzünü tatlı bir tebessüm kaplamaya başlamıştı..!
Yarım asırdır gülmeyen gül yüzü artık gülümsüyordu!
Hemde öyle tatlı bir gülümsemeydi ki
Gözleri derinleşip bir başka anlama bürünmüştü..!
Gözler, devasa bir manzarayı seyrediyor gibi çoktan
Gözbebeklerinin içine kadar
Işıl ışıl ışıldamaya başlamıştı..!
Halbu ki
Yarım asırdan fazla hayata tanıklık eden
gözler yıllarca
"hey gidi günler hey"
diyerek
Yüreğine akan gözyaşlarına
Geçmişin gölgesinde teselli arayıp durmuştu!
Gözleri, yüreği, gönlü artık gerçek hayatla yüzleşip
Ebediyete giden yolda adım adım ilerlerken
Yalan dünyayla irtibatı çoktan kesmiş
Duymuyor, görmüyor buz kesen vucudu hiçbir şey hissetmez olmuştu..!
O an sanki
Yürek buram buram karanfil kokuyordu!
Koku öyle güzel kokuyordu ki
Gülizar bahçesinde güller bile bu kokuyu koklasa
İç geçirip eminim için için kıskanırdı!
Ne mutlu ona ki
Gerçek sandığı aşkın hüzünlü, kan emici elleri
Esir aldıkları yüreğini, ruhunu
Ömrün son deminde yavaş yavaş azad edip
Özgür bırakırken
Ebedi istirahatına huzurla çekildi ruh..!
04.02.2026 Ank PÇETİN