​Hangi dağın kuytusunda kalmışsa güneş,
Hangi uçurumun ağzında sönmüşse şafak,
Söküp alacağız o ışığı, söküp alacağız!

Bileklerimizde zincir izi,
Alnımızda o kadim, o terli ekmek davası...
Biz ki haysiyeti;
Bir kuşun kanadında değil,
Toprağın en derin çatlağında saklayanlarız.
​Öyle mahzun durma be hey ömrüm!

Bak hele şu göğe, bak şu mor dağlara...
Nereden gelirse gelsin fırtına,
Hangi dilden konuşursa konuşsun ayrılık;
Bizim kitabımızda "yıkılmak" yazmaz.

Biz, tütünü acıyla harmanlayan,
Gülüşünü namerdin yüzüne bir tokat gibi çarpan,
O eski, o sarsılmaz mektebin çocuklarıyız.
​Duyuyor musun o derinden gelen sesi?

O, prangaları eskitenlerin sesidir.
O, zifiri karanlıkta kibrit çakanların,
Bir somun ekmeği bölüşenlerin,
Ve sevdayı bir kavga gibi yüreğinde taşıyanların...

Terk etmedi bizi o büyük hasret,
Terk etmedi o onurlu bekleyiş.
​Varsın kapansın kapılar, varsın kilit vursunlar dile,
İçeride ya da dışarıda,
Sırada ya da kavgada;
Yürüyeceğiz o aydınlık sabahın üstüne!

Çünkü biz biliyoruz dostum, biz biliyoruz:
En sert kışın ardında bile,
Kardelenlerin o dimdik, o mağrur başı vardır.
Ve zafer dediğin;
Güneşi elleriyle tutanların,
Hiç eğilmemiş o sarsılmaz başınındır!


Abdullah Demirsöz

( Adı Sevda Olsun... başlıklı yazı abdullah-demirsoz tarafından 11.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu