Bal şeker damlarken, gül dudağından, 
Bu ara boş lâfa bandırıyorsun. 
Ben,yaka silkeli çöl sıcağından, 
Sen,yitik Leyla'yı andırıyorsun. 


Bir gül de sel olup aksın bu gârip, 
Zincirle dertleri, çeksin bu gârip. 
Sen dile,boynunu büksün bu gârip, 
Sorgusuz idama gönderiyorsun. 


Dizinde yatsam da bitmez hasretin, 
Gözümden kalkıp da gitmez sûretin. 
Buğulu buluta nedir minnetin, 
Zâten hep sağanak indiriyorsun. 


Zannınca, sen altın, ben ise bakır, 
O gönül hanende yerim hep hâkir. 
Suçluysam, suçumu yüzüme tükür
Dedikçe kabahât bindiriyorsun. 


Bırak şu inadı, barışalım yâr! 
Muhâbbet bağına karışalım yâr! 
Meramım, huzura erişelim yâr! 
Dünyamı tersine döndürüyorsun. 


GÖNÜL DOSTLARIMDAN

Sen beni buladın kedere, gama
Sürgüne gönderdin Fizan'a, Şam'a
Meleksin eyvallah, şüphe yok ama
Sanki Azrail'i andırıyorsun.. SAMİ BİBER... teşekkür ederim. 


Edebiyatevi'ne çok çok teşekkür ederim. 

Kıymet veren gönül varolsun efendim! 



( Küskün Yâr başlıklı yazı ali-görgan tarafından 11.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu