Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
Forum Serbest Kürsü Hayatında ki en ilginç olay

Hayatında ki en ilginç olay

161 · 8 cevap · 17.06.2026 22:52

Herkesin başına ilginç bir şey gelmiştir  diye düşünüyorum.


Ne  dersiniz


Var mısınız en ilginç olayı hatırlamaya.

Cevaplar (8)
Mücella Pakdemir
Mücella Pakdemi 18.06.2026 16:19
Şaşırtıcı pek çok olay başımdan geçti. Bazılarını da kaleme aldım. Anlatacağım olayı ise yeni paylaşıyorum. 1999 Şubat… Kar, bir kaç gündür İstanbul semalarından şehrin üzerine rahmet olarak yağıyor, güzelliğini evlerin çatılarında, park ve bahçelerde özellikle ağaç dallarında insan ruhuna yansıtıyordu. Fakat zaten kalabalık olan şehrin alt yapısı yetersiz, yöneticileri de ihmalkâr olduğu için bu beyaz güzellik beyaz kâbusa dönüşmek üzereydi. Akşam çalıştığım firmadan eve dönmek üzere arabama bindim. Trafik kar dolayısıyla ağır seyrediyordu. E-5 otoyolunda Vatan Caddesine bir kilometre kala birden arabam sarsıldı. Telaşa kapılmadan sağ şeride iyice yanaşıp park ettim. İnip kontrol ettiğimde sağ arka lastiğin patlamış olduğunu gördüm. Arabama yeniden binip cep telefonumu çantamdan çıkarttım. Şirkete telefon edecek; arkadaşlardan yardım isteyecektim ama şarjı bitmişti. Cep telefonlarını kullanmak için arabalara durmalarını işaret etsem de durmadılar. Kar yüzüme vuruyor, soğuğa direncim azalıyordu. Üşüdükçe arabama biniyor, birkaç dakika sonra yeniden inip çabalıyordum. Ümidim tükenmek üzere iken bir araba yavaşlayarak hemen arkama park etti. Nihayet birilerinin bana yardıma geldiğini düşünerek sevinçle yanlarına seğirttim. Duran arabanın içinde bir kadın, bir çocuk ve iyi giyimli üç erkek vardı. Görünüşleri güven verici olduğundan, çekinmeden lastiğimin patladığını anlatıp cep telefonlarını kullanmak isteğimi söyledim. Ne tuhaftır ki onların da telefonlarının şarjı bitmişti. Aslında bana yardım için durmamışlardı. Arabaları aniden kilitlenmiş; sağa o yüzden yanaşmışlardı. Çalıştırmayı defalarca denemelerine rağmen başaramadılar. Aynı çaresizliği şimdi onlar da yaşıyordu. Sonunda, benim lastiğimi değiştirmeye karşılığı olarak, yanlarındaki kadın ve çocuğu arabama alıp, zaten yolumun üzerinde olan iş yerlerine bırakmamı teklif ettiler. Memnuniyetle kabul ettim. Erkeklerden ikisi lastik değiştirmekle uğraşırken diğeri araba galerileri olduğunu ve bu son model arabanın nasıl olup da bozulduğunu bir türlü anlayamadığını söyledi. Nihayet patlak lastiğim değiştirilmiş; kadın ve çocuk arabama binmişlerdi. Ben de direksiyona geçmeden önce yardımları için tam teşekkür ediyordum ki onlardan biri son bir umutla kendi arabalarının direksiyona oturdu. Kontak anahtarı çevirir çevirmez araba çalıştı. Hepimiz nasıl olur mealinden hayretimizi yaşarken, diğerlerinden yaşça daha büyük olan bey şöyle bir yorumda bulundu. “İnanıyorum ki; Allah sana yardım etmemiz için bizim arabamızı bozdu; iyiliğimize karşılık olarak da düzeltti.”
ADEM EFİLOĞLU
ADEM EFİLOĞLU 18.06.2026 18:21
ey yüce Allahım nelere kadirsin
hatice-kilinc
hatice-kilinc 18.06.2026 15:16
Sağlık Meslek Lisesi'nde okurken hep ölümle karşılaşma korkum vardı. Staj için hastaneye her gittiğimizde ameliyatta, doğumda biri ölürse nasıl bir tepkim olurdu acaba diye merak ediyordum. Ölüm tahayyül edilemez bir durumdu tabi ki o yaşlarda. Bir gün arkadaşım Fazilet'le sırf ölen birini görebilmek için morg bölümüne indik İki tane cenaze vardı. Yeni getirilmişlerdi. Ben yanlarına girip öyle bakarken çat diye kapı sesiyle irkildim. Arkadaşın yerinde yeller esiyor Çekmiş gitmiş be mübarek giderken bari kapıyı kapatmasaydı. Kapı da içerden açılmıyormuş Neyse panik yapmadım o an. Ölümün nasıl bir şey olduğunu idrak etmeye odaklandım. Öylece yatıyorlar. Ses yok soluk yok. Bir süre sonra tabi içimi bir ürperti sardı. Kapı da açılmıyordu zaten. Uzın bir süre yumrukladım, Tam mesai sonu, nöbet değişimi saati. Beni duyan yok. Gasilhaneden çıkarken görevlinin birisi duymuş da sesimi şükür açtı kapıyı. "Hemşire hanım napıyorsunuz burada ?dedi -Hiç ölü görmeye geldim :( dedim. Ve koştura koştura merdivenleri çıkmaya başladım. Ama korktuğumdan değil. O Fazileti bulup güzel bir azarlamak için.. Tevafuk da o ki,iki gün sonra Hariciye Sevisi'nde yatan bir amcanın tansiyonunu ölçmeye çalışırken nabzını alamadım. Meğer o anda vefat etmiş. İşte merak ettiğim o olay başıma gelmişti. O an korkum yoktu ama yakınlarının feryatları ile büyük üzüntü yaşadım. Sonra mı ? Çok ölen gördüm hatta yakınlarımdan iki tanesi yıkanırken yardım dahi ettim. Hayat korktuklarınla yüzleşme sahnesiymiş meğer
ADEM EFİLOĞLU
ADEM EFİLOĞLU 18.06.2026 18:20
çok geçmiş olsun ilginç bir olay
Gökdeniz
Gökdeniz 18.06.2026 13:09
Bozüyükte Toprak holdingin Demirdöküm fabrikasında kendi ürettiğimiz makinaları, ayrıca ithal edilen makinaları kuruyoruz, şantiye şefiyim 40 kişilik ekibimiz var. 5-6 ay geçmişti. Bir gün dişim ağrımaya başladı. Ramazandı. Dişçiye gittim, iyice çürümüş çekmemiz lazım dedi. Oruçluyum, bozulacak diye tedirgin oldum, biryandan da ağrı dayanılmaz. Neticede çektirdim, otelime gittim. Ilık bir çorba içtim,ama içimde de ciddi bir huzursuzluk var. Ramazanda gündüz oruç bozmuş oldum.7 yaşımdan beri hiç ara vermemişken. Ağrıkesicilerin de etkisiyle odama gidip uyumaya çalıştım. Nice sonra bilmiyorum, sırtımdan bir karaltı yaklaştığını hissettim, dönüp bakmak istiyorum bir şeyler üzerime bastırıyor dönemiyorum. Doğrulmak istiyorum doğrulamıyorum. Ağzımı açıp bir şeyler söylemek istiyorum konuşamıyorum. Ne kadar bocaladım bilemiyorum, içimden bir şeyler okumayı akıl ettim. Rahatladığımda ter içinde kalmıştım. Karabasan mıydı acaba ?
ADEM EFİLOĞLU
ADEM EFİLOĞLU 18.06.2026 18:19
büyük ihtimal benzer bir olay bende yaşadım
AhmetZeytinci
AhmetZeytinci 18.06.2026 11:52
Bir gün cuma namazı kılacağım camiye iki eli ve iki ayağı olmayan bir adam geldi, arkadaşları arabadan indirdi, seccade serdiler ve o adam namazı eda etti... Ben kendimi sorguladım o adamı görünce, bu kadar darbe yemesine rağmen bu adam Rabbine küsmüyor ve ibadet ediyor ben kimim ki O'na kulluk etmeyeyim diye... Günlerce aklımdan çıkmamıştı...
ADEM EFİLOĞLU
ADEM EFİLOĞLU 18.06.2026 11:58
ne güzel bir ders hepimize eyvallah
OLUK
OLUK 18.06.2026 09:40
SABIR "Yıl 1984. Bir vesileyle Uşak’ın Eşme ilçesine gitmiştim. Yaşım henüz yirmiydi. Orada on beş yirmi gün kadar kaldım ve bir arkadaşla tanıştım. O da benden iki yaş küçüktü. Bu süre zarfında toplasanız üç veya dört gün buluşup sohbet ettik. Bu arkadaşımızın iki ayağı da engelli, iki ahşap koltuk değneği kullanıyordu. Ama harika bir insandı. Son sohbet ettiğimiz gün onun tam anlamıyla isyanlarda olduğunu gördüm, morali çok bozuktu. İsyanlarının sebebini tam olarak bilmiyordum ama zaman zaman bunun bedensel engeliyle ilgili olduğunu vurguluyordu. Yaşadığı bu bunalımlar yüzünden imam hatip ikinci sınıftayken okulunu terk etmişti. Öte yandan, şiir kalemi de çok güçlüydü. O anda bu isyanları karşısında ona teselli olmak istiyordum, içim sızlıyordu. Hararet içinde yanan birine küçük bir ferahlık olabilmek ne kadar muhteşem bir duygudur… O esnada ayağa kalktım, etrafa bakındım, düşündüm; tam o anda ona söyleyecek bir teselli sözü bulmam lazımdı. Ellerim cebimde sağıma döndüm ve birden ona doğru yöneldim. Dönerken bile aklımda yokken, dilimden şu sözlerin döküldüğünü fark ettim: — Süleyman, kardeşim bak; “sabır, bizim bildiğimiz bir sabır değildir. Asıl sabır, bizim 'bitti' zannettiğimiz anda başlaması gereken aklın irade gücüdür.” O, bir an durakladı. Oturup yaslandığı elektrik direğinin dibinden bana bir göz attıktan sonra önce uzaklara, sonra etrafına baktı... Ve sustu. Sonrasını pek hatırlamıyorum. Birkaç gün sonra oradan ayrılıp Trabzon’a döndüm. Zaman zaman mektuplaşıyorduk. Aradan yaklaşık yirmi yıl geçmişti. Bir gün beni telefonla aradı. Hal hatır sorduktan sonra; İzmir’e yerleştiğini, orada bir iş bulduğunu, evlendiğini ve iki çocuğu olduğunu anlattı. Ben de bunlara çok sevindiğimi, onun adına çok mutlu olduğumu söylüyordum. Tam o esnada bana: — Dostum, ama biliyor musun, tüm bunları sana borçluyum, demesin mi… — Ne alaka be, ben kimim ki? — Evet dostum, bu mutluluğumu sana borçluyum… — Ya yürü git, ben kimim, nasıl oluyor bu? — Hatırlar mısın, filanca zaman Eşme’de, filan yerde sohbet ederken bana bir söz söylemiştin? — Ne bileyim, neydi ki? — Bana sabrın, daha önce hiç duymadığım bir tanımını yapmıştın. — Ee…? — Sevdiğim, âşık olduğum ve evlenmeyi düşündüğümüz kız, o konuşmamızdan bir gün önce engelim yüzünden beni terk etmişti. Ben de intihar etmeye karar vermiş, planlarımı yapıyordum. Senin bir anda bana söylemiş olduğun sabrın o tanımı, beni hayata döndürdü. O sözü hâlâ unutmuyorum… Tabii ben telefonun başında dondum kaldım, sözler gırtlağıma düğümlendi. Biraz daha sohbet ettikten sonra telefonu kapattık. Çok duygulanmıştım. Hiçbir zaman enaniyete (kibre) kapılmadım; hep, 'Rabbim, çok şükür ki beni böyle bir hayra vesile kıldın' diye dua ettim. O söze aslında ben de şaşırmıştım ve hâlâ şaşkınım. O söz aklıma nereden gelmişti? Evet, biliyorum, oradan! O’ndan…! Ben sadece bir oluktum, bir aracıydım… Hatta bu dostum, İzmir’de, Türkiye’de ilk kurulmuş olan Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı'nın da kurucularındandı… Geçen yıl maalesef kansere yenik düştü… Rahmeti bol olsun… İkinci baskısı çıkmak üzere olan 'İLGİNÇ' adlı kitabımda bu ve buna benzer birçok olayı anlatıyorum. İrade-i cüzziyenin, İrade-i külliyenin yanında hiçbir hükmü yok…" Hatta bu olayın, 8-10 dakikalık, kıs film için bir senaryosunu da yazdım… Selamlar…
OLUK
OLUK 18.06.2026 09:42
arkadaşlar, metin düz yazı şeklinde kaydoldu, kusura bakmayın... normal, yazdığım şekliyle buraya kayıt yapamadım, özür dilerim.
ADEM EFİLOĞLU
ADEM EFİLOĞLU 18.06.2026 12:01
“sabır, bizim bildiğimiz bir sabır değildir. Asıl sabır, bizim 'bitti' zannettiğimiz anda başlaması gereken aklın irade gücüdür.” eyvallah mekanı cennet olsun
nurcan-dogru
nurcan-dogru 18.06.2026 07:06
İş yerinde oturuyorum benimle aynı isimde arkadaşım oturdu karşıma. "Ne düşünüyorsun, yine dalmışsın uzaklara" dedi. Cevap verince kendi iç sesim dile gelir gibi oldu. O günden beri onun adı iç sesim oldu. Soru soruyorum cevap veriyor bana. O bana soruyor cevap veriyorum ona. İç ses ile sohbet bir başka oluyor. 😊
OLUK
OLUK 18.06.2026 08:36
Günaydın Nurcan Hanım. Harika. Yani ruhunuzla karşı karşıya, oturmuş sohbet ediyorsunuz. Peki oradan kendinizi de görebiliyor muydunuz? Aslında böyle güzel bir roman yazılabilir. mesela Chuck Palahniuk'un "Dövüş Kulübü" veya Dostoyevski'nin "Öteki" adlı romanları gibi ama daha özgün. Vaktim olsa böyle bir kurgu çalışırdım doğrusu. selamlar.
ADEM EFİLOĞLU
ADEM EFİLOĞLU 18.06.2026 12:01
Allah muhabbetinizi artırsın diyelim bizde :)
Dilaraaksoy
Dilaraaksoy 18.06.2026 00:03
Hayata gelen en ilginç şey benim diye düşünüyorum. Kalbim sağda çünkü. Bundan daha ilginç ne olabilir?
ADEM EFİLOĞLU
ADEM EFİLOĞLU 18.06.2026 00:11
Her zaman tıkır tıkır çalışsın inşallah:)
YILMAZ
YILMAZ 18.06.2026 00:15
Bu durum tıpta Dekstrokardi deniyor. Benim kuzenimde de aynı durum söz konusu. Bu durum diğer organlarda da olabiliyor. karaciğer, mide ve dalak gibi diğer iç organlar da ters tarafta olabiliyor. Tabiki doğuştan. İlk duyduğumda çok şaşırmıştım. Allah sağlık sıhhat versin Dilara hanım.
AhmetZeytinci
AhmetZeytinci 18.06.2026 08:19
Yeter ki içinde kötülükler olmasın yüreğinizin...
OLUK
OLUK 18.06.2026 08:39
ne fark eder, içi güzel olduktan sonra... demek istisna kişilerdensiniz. Bir sorun var mı, yoktur inşallah... Ben, sizin şiirlerinizi, şiirsel duygularınızı merak ediyorum. selamlar...
Dilaraaksoy
Dilaraaksoy 18.06.2026 10:31
Evet Dekstrokardi. Artık insanlar bilinçliler eskiden pek bilinmiyordu. Benim sadece kalbim farklı yerde, diğer organlar normal. Bir sorun yok şükür.
YILMAZ
YILMAZ 17.06.2026 23:14
Madem Adem hocam böyle bir konu açtı bende hayatımın en ilginç olayını anlatayım da okuyun. Yaklaşık 15 sene önce özel sektörde Ankara'yı bilenler bilir Çankaya'da Tahran caddesinde bir bilgisayar firmasında çalışıyordum. Orada ki işim bilgisayar donanım ve internet kurulumu üzerineydi. Zaman zaman yakın adreslere gidip internet kurulumu yapıyordum. Yine böyle bir internet kurulumuna gitmek için şirketten çıktım. Kaldırımdan yürüyorum. Kırmızı ışık yandı ve arabalar durdu. Kafamı duran arabaların oraya doğru çevirdim reno kango model bir arabada şoför koltuğunda resmen kendi ikizimi gördüm. Arabanın camları da açık gördüğüm arkadaş boy pos, kilo, saç, sakal yani tepeden tırnağa bire bir bana benziyordu. O bana ben ona kırmızı ışık yeşile dönene kadar baktık ve donup kaldık. Sonra yeşil ışık yanınca mecburen araba hareket etti ve gitti. Diğer arkadaşı bilmiyorum ama ben abartısız duvarın üstüne oturup yarım saat kendime gelmeye çalıştım. Hayatımın en enteresan olayıydı. Aklıma geldikçe hala tüylerim diken diken olur.
ADEM EFİLOĞLU
ADEM EFİLOĞLU 17.06.2026 23:24
Eyvallah insan insana benzermiş :))
YILMAZ
YILMAZ 18.06.2026 00:09
Adem hocam insan insana ancak tek yumurta ikiziyse bu kadar benzer. :))
AhmetZeytinci
AhmetZeytinci 18.06.2026 08:18
Çok ilginç insanlar çift yaratılırmış cümlesi efsane mi değil mi düşünmeli...
OLUK
OLUK 18.06.2026 08:44
Yılmaz bey, bundan da harika bir roman çıkar... hatta bir film senaryosu. Belki tek yumurta ikizinizdi!? araştırdınız mı? :)
YILMAZ
YILMAZ 18.06.2026 09:04
Yok hocam 1 dakikalık bir karşılaşmaydı. o da bende karşılıklı donup kaldık yaşadığım bu duyguyu kelimelere dökmek gerçekten zor. Ben ağzımı bile açamadım o da aynı şekilde.