Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet 1 Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Hayat kimine altın bir tepsi içinde güzellikler sunarken kimisine de bunları çok görüyor ve bir çok insan aslında maddi sıkıntılar içinde hayatını sürdürüyor ve ayakta kalmaya çalışıyor. Bazı şeyleri isteseniz de değiştiremiyorsunuz. Yaşamak için çokça sabır ve tevekkül gerekiyor. Sevmek sevilmek güzel duygular bunlar, sevecek birini bulmak hele de her şeyin çıkar ve menfaate döküldüğü şu zamanda yüreğine birisini koymak cesaret işi, ama yine de dayanmamız lazım. Burası geçici barınma merkezi, gerçek yurdumuz bizi bekliyor. Misafir gibi yaşamayı becerelim ve emaneti de almaya geldiklerinde sahibine, can emanetinize iyi baktık diyebilelim. Umutsuzluk yakışmaz inanan insanlara, illaki bir yerde olumluya dönecek bir çok şey yaşarken göreceksin... Kutlarım...
Bazen Yurt dışında inanılmaz başarılara imza atan gençlerimize bakıyorum ve çok büyük umutlara kapılıyorum. Bazen 9 Arkadaşını birden katleden gençlerimize bakıyorum korkudan uyuyamıyorum. Çok acayip bir ülkeyiz vesselam. Selam ve sevgiler.
'' Kars, Sarıkamış ve Kağızman’ı işgal eden Ermenilerin Türklere yönelik kıyımına karşı bölgesel direniş örgütlenmeleri ortaya çıkmaya başladı.'' ***** Sami Bey'in kendisi veya babası değil ama dedesi Eyüp ve babasının amcaları Mehmet Ali ile Ömer, Ermenilerle çok vuruştu Kağızman'ı korumak için. Selam ve saygılar. Kurgu da olsa gerçeğe hayli yakındı.
Bana Ademi anlatma... Her kelimesinden aldıklarım; her nasihatinden ders çıkardığım şiirleri oldu yıllarca... Kafam attı kapısında buldum kendimi. Yoktu çünkü bir ağabeyim. Belki bazen babam. Bazen arkadaşım... Bana Ademi anlatma... içimden geçerdi her bir şiiri. Kafa tasımın içinde dağılan her bir hücre kendine gelirdi gecenin sabahına bağlanan o saatlerde... Bana Ademi Anlatma... En son Hayatı Şiirlerle süslediğimiz saatlerden sonra Yol boyu yürüyüşümüz gelir aklıma. Hatırlarım dün gibi. Sanki o gün şehrin en güçlü o kızı bendim. Bana Ademi anlatma. Çünkü O şehrin kızı Adam gibi bir ağabeyin adımlarını takip ediyordu... Etrafımızda kaç tane şair... Kaç tane yazar. Ama onun o heybeti; konuşması başkaydı... Bana Ademi Anlatma. Yalnızlığımın ve çaresizliğimin en dip zamanlarında kan bağımdan öte Babam gibi adam odu... Yıllar geçti. Neler değişti. Kalem susmadı; fakat vefa bitmedi... İşte şimdi Bana Ademi Anlat... Anlat ki, Şimdi sıra bendeyse eğer neleri saramadım, hangi ya...
Yaşananlar gerçekten çok hüzünlü ve biz neden anlatmıyoruz ya da doğru düzgün anlatamıyoruz birilerine, aslında katliamlara uğrayanın Türkler olduğunu ve Ermenilerin acımasızca vahşet yaptığını... Bir silkinip kendimize gelmemiz lazım. Ermenistan da bir tane Türk yaşamazken halihazırda ağırlık İstanbul olmak üzere içimizde binlerce Ermeni olduğunu, anlatamıyoruz. Manidar bir öyküydü...
Bu arada unutmadan.... Doğum Günün Kutlu Olsun. İyi ki dğmuşsun, iyi ki tanımışım seni. Torunun da inşallah bugün sağ salim dünyaya gelir ve bundan sonra dede- torun kutlarsınız doğum gününüzü. Sağlık, başarı, huzur ve mutluluk dolu daha nice yıllara inşallah. Selam ve sevgiler.
Ben, 'Adım Çağatay' diye bir şiir yazmaya kalksam; ya uçuk kaçık bir Yeşilçam senaryosuna konu olurdu ya da şiirin asgari müştereklerini bile karşılayamayan bir ruh derinliğine sahip olurdu, bunları düşündüm mısralarınızı okurken. Yaşanmışlıklar olmadan böylesi bir şiir yazılamaz, ya da ben yazamam diyelim. Elbette ruh güzelliği ve sanatsal yaklaşım şaire bir tutam abartı, mübalağa özgürlüğü tanır ama hepsi bu. Kurgunun da bir haysiyeti bir içselleştirebilme yeteneği olabilmeli. Daha derin yorumlamaya çalışırsam haddimi aşarım ki bunu yapmam, yapamam. Rabbim umarım ve dilerim bir gün benim de böylesi samimi bir şiiri göğsümü gere gere yazmamı nasip eder. İyi ki ve şükür ki sizi tanımışım, lütfen müsterih olunuz zerrece teveccühüm yok. Okuduğum en güzel şiirlerinizden birisiydi. Kutladım sizi çokçana, çokçana. Selam ve saygılarımla. çağatay
Bazı insanlar hayata karşı hep dik durmayı, kendine şiar edinmiştir. Bu dik duruş onun kalkanı gibidir. Aslında yüreğinde bir yerlerde, saklı kalan küçük bir çocuk yaşar. Ve o çocuğu kimsenin görmesine izin vermez. Çünkü o çocuk onun kırılgan yanıdır. Bu yüzden yüreğinde fırtınalar kopar ama yüzünde rüzgar esmez. Kutlarım hocam efiloğlu farkıyla harika bir şiir okudum. Saygılarımla
İşte şiir ve kardeşim muhteşemdi duygular ve hisler,kalbin o berrak pınarında akan,yüreğimizi serinlettin kardeşim,sağ olasın var olasın,sevgi ve selamlarımla.
Bazen öyle bir an gelir ki kâğıtla kalem masanın üzerinde birbirine bakar, şair onlara bakar, onlar şaire bakar... Ortada ne ses vardır ne seda. Kelimeler, sanki aralarında sözleşmiş gibi valizlerini toplayıp tatile çıkmıştır. Hani insan mutfağa girer de buzdolabının kapısını açıp boş boş bakar ya; "Bugün ne pişirsem'' diye düşünür ya. Aynı mantık "Bugün ne yazsam acaba?" İşte tam bu kuraklık anında edebiyatın o meşhur, bir türlü saatine güvenilmeyen o iki kapı komşusu akla gelir. İlham Amca ile Esin Teyze. Esin Teyze; Öyle kafasına göre çıkıp giden, nereye uğrayacağı belli olmayan, nazlı mı nazlı bir hanımefendi. O gelmeden kelimelerin boynu bükük susuz kalmış çiçekler gibi yavan. O uğramadı mı dizeler ne kadar zorlanırsa zorlansın ocağın üzerinde unutulmuş kuru bir ekmek gibi tatsız kalıyor. İlham Amca; O ise biraz daha ağır kanlı. Şairin kalbine şöyle bir dokunup kaçan, "hadi evlat, al kalemi eline'' diyen o eski toprak. Ama bu kez ikisi de ortalıkta yok. Muhtemelen bir yerlerd...
Buna psikolojide yüzlesme deniyor kendi gercegiyle, travma kokenlerine dayaniyor acitan gercekler ve insan dogal ve istemsiz bir kacis yoluna gidiyor farkinda olmasa da bundan, bir cesit savunma mekanizmasi gelistiriyor yani. Tabi bu bir yere dek normal ve gecici tatmin. Insan ne zaman ki kendini taniyip kendi oz gercekliginin farkina variyor ve kabulleniyor o zaman iyilesmeler basliyor, tabi bunu hic tercih etmeyenler de yani yuzlesmeyi cunku gercekten aci verici. Ne cok sey var siirinle ilgili yorumlanacak, derin bir urun cikarmissin.
Sizin değil ama bizim size çoooook borcumuz var sevgili mektepli kardeşim, biz hemen her gün bir Gülüm Çamlısoy durağında iniyoruz, bila bedel imge sarhoşu oluyoruz sayenizde.. Yahu daha şiirin ilk başında müsait bir şiirde ve münasip bir şiirde ne denli güzel bir tasvir, ne gramatik, ne güzel bir Türkçe kullanımıdır. Çok ama çokçana kutladım çok kıymetli arkadaşımı. Selam ve saygılarımla çağatay
Bazı acılar insanı vaktinden önce büyütüyor. ve bazı aşklar da insanı hiç hazır olmadığı bir anda kendi ruhunun en kuytu köşesinde doğum sancılarıyla baş başa bırakıyor. Vuslatı beklerken infilak eden bir ruhun travmasını yansıtıyor şiir. Beklenen o kutsal doğum bir yaratım mucizesine değil de erken gelen bir kayba ve yarım kalmış bir Eylül’e evrilmiş. Henüz büyümeden kendi sınırlarında can veren prematüre bir aşk durumu var. Aşkın katili, kalbin en korunaklı hücresinde saklanır. Şiirler ise bu gizli suçun bu gayri meşru sanrıların kanamalı cümleleridir. ve gitmek.. ama giderken sevgiyi de yanında götürmek... Öyle sessiz, öyle derinden ki, geride bırakılanın ruhu bile bu gidişin büyüklüğü karşısında ezilecektir mutlaka. Üstadıma en derin saygılarımla kutluyorum.
Film şeridi akmaya devam ediyor. Gün gelecek bizim de karemiz geçecek ekrandan. Peki, o gün geldiğinde bizim için ne yazıp çizecekler? Biz bu hanın neresinde durmuş olacağız?Belki arkamızdan devasa mal varlıkları, on vitesli jipler ya da VIP salonlarında ayrılmış koltuklar kalmayacak. Belki de "Buradan bir şair geçti" diyecekler.Gözünü kapatmayan, haksızlığa boyun eğmeyen, hanın şatafatına aldanıp da mum ışığına hasret kalanları unutmayan bir yürek geçti" diyecekler. Zulme karşı ağız dolusu kalayı basacağı yerde o toplumsal "BİP" sesine çarpan, ama o susturulmuşluğun bile en güzel, en imgeli en dokunaklı şiirini yazan bir adam geçti diyecekler. Ama şairlerin, yazarların, o hanın her kahrını çekip de asaletini bozmayanların karesi geldiğinde o film şeridi yavaşlar. O kareye bakanların içi ısınır. Çünkü onlar arkalarında paradan puldan çok daha değerli bir şey bırakırlar: Bir duruş, bir vicdan ve zamana meydan okuyan dizeler. Varsın cüzdanımız dolu, küpümüz altınla taşmış olmasın; ...
Ruhun hakikate doğru yürürken çıkardığı o asil ayak seslerine ne güzel rehberlik ediyor şiir. Hakikatin kokusunu almış olanlar bilir ki, gidilmeye değer yolların kestirmesi yoktur. Because göğe yükselmek isteyen bir tohum, toprağın karanlığına, çürümenin sancısına ve bekleyişin sabrına teslim olmak zorundadır. Zahmet, rahmetin zarfıdır. Zarfı açmaya cesareti olmayanlar içindeki mektubu asla okuyamazlar. MenziIin bir hakkı vardır; o hak, yolcunun ayaklarındaki su topları, yüreğindeki yangı ve gözlerindeki o dinmek bilmeyen hasrettir. Dikensiz bir gül bahçesi vadedenler sadece vitrin süsleyicileridir. oysa gerçek aşık, gülü dermek için hârın (dikenin) canını acıtmasına razı olandır. Zira bilir ki, yârın ağyarda, yani doğrunun eğride, güzelin çirkinde kalmış bir hakkı vardır ve o hak, ancak çileyle geri alınır. Eğer bir yol gerçekten gidilmeye değerse, o yolun getireceği her meşakkat, başın üstünde taşınacak bir taçtır. Ne demişler; '' Yol varsa yolcu da vardır menzil de'' Ve eğer bir ...
Aslında tüm bu yazdıklarınız hiç de zor değil üstad. Kişi kendisi için isteyip arzu ettiğini kardeşi için de istese Ya da tam tersi,kendisi için istemedğini bir başkası için de istemese. Efendimiz'in (sav) bu kadim öğretisini, o mübarek öğüdünü ah bir tutabilse. Ne güzel dilekler, ne samimi temenniler. Her günü bayram gibi yaşayabilmek ve dahi yaşatabilmek. . İnşaallah üstad inşaallah nasip ola. En çok da mazlumlara Can-ı gönülden kutlarım Selamlar saygılar
Ne güzel şiir fırtınasına tutulmak kutlarım...
Günü muhteşem ve değerli kıldınız sevgili hocam İçten sevgilerimle gönül bahçenize
En çok da dili dejenere eden yeni yetme gençler Hocam annelerinin babalarının kulaklarını çekmesi lazım biraz manidardı kutlarım yürekten...
Wolverin isimli çizgi ve film karakterini bu hayvandan esinlenmişler. Aç olmadığı halde avlanan Ahmet hocanın yazdığı gibi bulunduğu ortamdaki her hayvanı korkutup kaçıran bir hayvan. Küçük olmasına rağmen homurtusuyla korkutucu. Kuzey Amerika'daki çiftçilerin en korktuğu ve nefret ettiği hayvan olduğu yazılı internette.