Cevaplar (23)
Torpil, Güldür Güldür Show 248. Bölüm
https://www.youtube.com/watch?v=8RyV01EPtVo
Bu gün komşumda kahve içerken geldi torpil kuruldu masaya yine. Valla abla dedi, kocamın silahı da var, güvenlik sertifikası da var ama torpilimiz olmadığı için iş bulamıyor o yüzden kantinde çalışıyor dedi. Bak canım dedim, kaç yere başvurdu da geri dönü dedi, yok abla dedi hiçbir yere başvurmuyor, nasıl olsa torpilliler işe girecek ben niye uğraşayım diyor, ev kira ve üç kız çocuğu var okuyan...
BU harika yazı aslında bize çok daha büyük pencereler açıyor. Sadece torpilden bahsetmeyelim; bu haksız gücün insanların karakterini nasıl şımarttığını, ustaçırak kültürümüzü nasıl yok ettiğini ve en acısı, master yapmış eğitimli gençlerin emeğini nasıl ucuzlattığını konuşalım. Sizce torpil, toplumun sadece adaletini mi çalıyor, yoksa ahlakını ve geleceğini mi? Ne dersiniz?
Bunların tamamı torpilse ben doğuştan torpilliyim sanırım 🤐
Benim bahsettiğim bunlar değildi 🫡
Emeğinize sağlık
Katkılarınız için teşekkür ederim Hocam. Hatasız kullar değiliz elbette ki bilmeden yapmışta olabiliriz ama madem forum açıldı torpil nedir, liyakat nedir referans nedir derinliğine öğrenip bu forumları halka taşıyalım yayalım okuyalım birbirimize anlatalım mutlaka yepyeni katkılar olacaktır mesele sadece yüzleşerek düzelmeyi sağlamak. Şair ve yazarların toplumsal görvleride budur diye düşünüyorum.
Bunun için geç kalmasınlar soyleyinde kendilerini silkelesinler.
TV izleme alışkanlığım yok. İnternet kısıtlı,.
Alemlerin efendisi Hz. Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellam izine ayrılanların istikameti torpili değişmez.
Lütfen affınıza sığınarak anlatmaya çalıştığımı ifade edeyim. Arada kaynayanlar olmasın. Torpil deyip geçmeyin patlarsa o biçim patlar. Sonra tepetaklak olmasınlar inşallah
Harika bir yazı buldum siteden. Kalemine sağlık değerli kalem 'berberce' haksızlığa uğrayanları susmamış kaleme dökmüş.
Torpilliler
Bu kelimeyi kasıtlı kullanıyorum her ne kadar kullanmak istemesem de:torpilli.
Bazen ağlayasım bazen çıldırasım bazen de başımı alıp gidesim geliyor en icra köşelere.Çözüm olur mu olmaz mı bilmiyorum ama yapılan haksızlıkları,aksaklıkları ve hataları gördükçe delirmemek elde değil.Benim kimseyi işe alma gibi bir yetkim olmadığı gibi kimseyi işten çıkarmaya da yetkim yok.Zaten kimseyi ekmeğimden edip vicdan azabı çekmek istemem.
Çocuğun gerçek adını bilen yok ama lakabını bilen çok.İlk geldiği zamanlar ne konuşmasını biliyordu doğru düzgün ne yolda yürümesini.Değişime çok çabuk ayak uydurdu her nedense,hal ve hareketleri değişti, asosyal olan birisi sosyalleşiverdi,kaşını çizdirmiş,traş biçimini değiştirmiş.
Bir şey söylemeye kalksan,suçlu oluyorsun,susuyorsun;zengin çocukları oldukları için şımarıklar.
Benim izin olacağım günü iple çekiyorlar,ne yapıyorsam onlara.
İş bulurmak,suç...
Çıraklar,ustaları çoktan geçmiş durumdalar meslek konusunda değil tabi,keşke öyle olsaydı.
"Nerde o eski bayramlar"dediğimiz gibi "Nerde o eski çıraklar?"diyoruz şimdilerde.Eskiden dükkana en önce çıraklar gelir en son yine onlar çıkarlardı dükkandan,saygı da kusur etmezler,babalarından sonra hem en çok sevdikleri hem de çekindikleri, korktukları ustalarıydı.Kısacası işe açtılar.
Geç de olsa anladım,istediğiniz kadar okuyun isterseniz master yapın bu turizm sektöründe,torpiliniz yoksa koskoca bir hiçsiniz.Öyle ki iş başvurusuna gidersiniz,içeride tanıdık bir çalışanınız yoksa sizi görüşmeye bile almazlar.
Ya bu deveyi güdeceksin ya bu diyardan gideceksin demişler,ekmek parası işte,bu sistem böyle işliyor.Bazen sadece seyredersiniz eliniz kolunuz bağlı bir şekilde.
İnsan emeğinin bu kadar ucuz olduğunu anlarsınız da anlatamazsınız.
Oda güzeldi hocam 😀temelin kafa zehir maşallah saygılar selamlar
Mahmut Polat'ın Bir Torpil Bulamadım türküsü var ki Hocam her şey ortada...Selamlar saygılar Hocam.
Konu denizcilikten ve gemilerden açılmışken, Temel’in o meşhur liyakat ve torpil anlayışını anlatan cuk oturacak bir fıkra iyi gider...
Temel bir gün gemi kaptanlığı ehliyeti almak için sınava girer. Sözlü mülakatta jüri başkanı sert bir sesle sorar
— Temel Efendi, diyelim ki denizin ortasındasın ve sağ taraftan çok şiddetli bir fırtına koptu. Ne yaparsın?
Temel hemen cevap verir.
— Hemen sağ taraftan bir çapa atarım da!
Jüri başkanı devam eder
— Peki, tam o sırada sol taraftan da daha büyük bir fırtına koptu, o zaman ne yaparsın?
— Sol taraftan da bir çapa atarım da!
Başkan kaşlarını çatar
— Peki ya arkadan da devasa bir tayfun çıkarsa?
— Arkadan da bir çapa atarım da!
Jüri başkanı sinirlenir, masaya vurur
— Yahu Temel! Sen de amma yaptın be! Denizde fırtına koptukça çapa atıyorsun. Sorarım sana, sen bu kadar çapayı nereden buluyorsun?!
Temel istifini hiç bozmaz, bıyık altından gülerek cevap verir
— Yahu başkanım, siz de amma yaptınız... Siz o kadar fırtınayı nereden buluyorsanız, ben de o kadar çapayı arkamdaki tanıdıktan (torpilden) buluyorum da!
Çocuğumuzu okulun en iyi öğretmeninin sınıfına koymak için okul müdürü, öğretmen vb aradık mı ya hu...
Birde arkadaşın birine iş bulması için ben vesile oldum denize çıkmak istedi yardım ettim bu kadar
Hocam yapmayın güldürdünüz çokça, Allah razı olsun. Allah da sizleri güldürsün her daim. Denizci olmak zordur dalga dalga geliyor üzerimize...Selamlar
Şu kuyruklarda beklerken en önde gördüğümüz biir tanıdığıda yanaşıp şu bizim işi hallediver de mi demedik mi hiç...
Bakın şimdi geçen hafta bir düğün vardı. Takı kuyruğu maşallah 2 saatte bitmeyecek o kadar uzun yani.
Gelin de yakın arkadaşımın kızı,
teyzesinin yanına sokuldum takımı taktım.
Acaba bu torpil mi şimdi tühh🤨 Ama ben de teyze sayılıyorum.
O zaman sıkıntı yok benimki torpil değil 😀 teşekkür ederim hocam saygılar selamlar
Saygılar selamlar bizden teşekkürler Hocam.
Bizim oğlan asker de rahat etsin komutanım da mı demedik hiiççç:)
Yok, hatta oğlum bedelliye ikna etmeye çalışanların aksine uzun dönemi seçti ve çok şükür rahat bir yerde de yaptı vatani görevini
Pazarda en taze meyveleri de mi size hiç ayırmıyorlar tezgah altı:)
Seçme şansımız yok ki pazarda
tezgahın arkasından iki sağlam iki çürük dolduruyorlar
domatesleri menemen,çilekleri direk hoşaf yapıyorum inanın🤭
ARkadaşlar ile birlikte kent ormanda kurulan büyük ekranda Amed spor maçını izledik, süper lige yükseldik ve o an fırtına koptu anlamadım ki onca torpil hangi arada derede alınmış hazırlanmış hayat durdu sanki trafik durdu en çok torpili diyarbakır kullanıyor olabilir mi diye düşünmüyor değilim hani:)))
Ya da düğün salonunda gelinle damadı en önden göreyim diye çalgıcıları sahneyi oynayanları rahat rahat izleyeyim diye düğün sahiplerini hiç sıkıştırmış olan var mı
Gazetede çalışırken bir kimlik verdiler, Gazetenin kurumsal kimliği adıma, hiç bir zaman kullanmadım gidip basın için ayrılan en ön sıralara oturmak için ayaklarım hiç gitmedi mesela...
Torpil sayılır mı bilmiyorum İlk denize çıkarken tanıdık vasıtasıyla çıkmıştım yani benim tanıdığım kişinin arkadaşının arkadaşı gemide kapanmış ve o kaptana beni tavsiye ettiler o da tamam demiş böylece İlk denizcilik serüveni başladı diğer bir iş ise bir selam ile oldu birlikte çalıştığımız şirketin birinde şirket batınca ayrıldık orada çalışan biri beni şimdiki çalıştığım şirkete gönderdi daha önce orada çalışmış selam ile gittim hemen işe aldılar zaten oradan da emekli oldum bir anlamda referans gerekli bizim sektörde şirkete gittiğimde daha önce çalıştığım firmaları soruyorlar bende tek yazıyorum ortak tanıdık varsa yâda personel müdürüne soruyorlar ona göre değerlendirme yapıyorlar şimdilik hatırladığım bu kadar saygılar selamlar
Çok teşekkür ederim Murat bey bu içten samimiyetiniz için. Torpil ile referans(liyakat) arasındaki farkları biliyorsunuz tabi ki torpil olmadığını. Hak eden birine referans olmak suç değil; hak etmeyeni torpille bir yere oturtmak suçtur öyle değil mi iyi akşamlar...
Kız isteme törenlerinde de torpil yok mu sizce?
Gerçekler acıdır dostlar. İtiraf etmek gerekiyor, aynayla yüzleşmek gerekiyor. İşleri hızlandırmak için aracı koyan, bir tanıdıktan rica eden yok mu? Elbette var. Bu toplumsal bir gerçek. Kul hakkı, işi hızlandırmak ambalajına girince masumlaşmıyor. Ne dersiniz, kendimize karşı dürüst olma vakti gelmedi mi...
Gülümsettiniz.
Mesela ben bu konuda çok talihsizlik yaşayan biri olarak torpil nedir hiç yaşamadım.
Hani sizin bahsettiğiniz torpilden bahsediyorum.
Yani şöyle çuuffff diye hiç torpil patlatmadınız mı sokakta siz de gülümsettiniz teşekkürler...
Çok şükür Rabbim hiç nasip etmedi zira biz de tenezzül etmedik.
Bundan sonra da olsun istemeyiz.
Çünkü herşey vaktini bekler.
Biz o imkânın asıl sahibinin kapısında bekleriz.
Memurlarının değil.
Sağolun Varolun Hatice Hocam, Allah muhtaç etmesin diyelim inşallah.
Biz sadece O'na inandık ve O'na sığındık.
Gel seni belediyeye koysun baban diye çok söylediler, ama ben yapar mıyım hiç? Ben kendi emeğimle bir yerlere gelmek istiyorum diye tutturmuştum çok yıllar önce çocukları dinleyin büyükler bozulmamış kalpler...
Arka arkaya olaylar olmaya başlayınca daha önce yazdığım Kamuoyuna Duyuru Torpil İstemiyoruz! Yazıma istinaden tekrar Torpil ile ilgili konular gündeme gelince yazma gereği duyuyorum hayatın içinden.
Bir hastane randevusu için bir kişi meşgul etmiyorsunuz bilesiniz? Gözlerimin önünde Hocalarımı arayıp, işte hastaneden randevu alamıyorum kızım, oğlum deyip, öğrenci ile ilgilenmesi gerekenleri lütfen rahatsız etmeyiniz. Sizlerin telefonu önce kocasını, sonra bir tanıdık var mı hastane de acaba diyen isim alan sonra gereksiz telefon tarfiğiyle meşgul olup zamanları çalışıyor, kul hakkı yiyorsunuz? Randevu alamıyorsan vardır bir sebebi, sabredeceksin, beklemeyi bileceksin ya hastane denetimdeyse, ne tip hikmetler gizli dur hele bir düşün sakin ol be kardeşim, bacım. İlla senin planın var da, başka insanlarında bir planı vardır mutlaka değil mi, en büyük plan yapan Allah’ıda unutmayalım lütfen. Ayrıca aile hekimlerinize söyleyin randevu konusunda destek veriyorlar.
Bu sefer benim telefon çalıyor, Canım kardeşim diyor sevdiğim bir abim, bir tanıdığımın oğlu sınava girmiş, notu düşük gelmiş, sen şimdi okuldasın o hocayı da tanıyorsun ya bi konuşsan da bizim oğlanı geçiriverse. Hayda dedim abi çok sert bir kayaya çarptın. Ben Topril İstemiyoruz diye boşuna mı yazıyorum, bas bas bağırıyorum Torpil istemiyoruz liyakatsızlık istemiyoruz diye. Madem oğlan hak etmediği bir puan aldığını düşünüyorsa, hocasına gitsin kağıdın birlikte incelesinler, doğru mu yanlış mı diye bir baksınlar dedi. Karşıdaki abim oldukça anlayışlı vallahi doğru söylüyrsun bizde artık istemiyeek dedi. Alışcaksınız böyle böyle düzeleceğiz kelebek etkisi.
Onu kapattım uzaklardan bir yerden bir arkadaş, hal hatır sorduktan sonra biliyor muşunun bizim polis oğlan Diyarbakır’a çıktı tayini, çok korkuyorum, nasıl oralar dedikten sonra asıl meseleye geldi, ya senin çevren var, bi söylesen de bizim oğlanın tayinini daha güzel bir yere aldırsa; dedi ve karşımdaki anneyi telkin ettim bak bacım dedim, Diyarbakır Yenişehir. Bu tür şeyler ile de kimseleri meşgul etme dedim.
Velhasılkelam; küçücük bir işiniz de olsa torpil için kimseyi araya koymayın. Nasibinizde ne varsa onu arayın, ümitsizliğe kapılmayın. Yaradan'ın rızık kapısı o kadar çok ki... Eğer bir kapı kapalıysa gidin başka bir kapıyı tıklatın. İş başvurularınızı hakkıyla yapın ve izleyin; Rabbim size hangi kapıyı açacaksa, oradan içeriye torpilsiz, alnınız ak bir şekilde girin. Hayatta bundan daha keyifli, bundan daha huzurlu bir haz var mı? Kimseye gebe kalmayın derim.
Sahi, çocukluğumuzu hatırlarsınız değil mi? Bayram harçlıklarıyla bakkaldan aldığımız o mahalle oyunlarını, patlattığımız o ilk torpilleri... Büyüklerimiz hep uyarır, kulağımıza küpe ederdi Aman dikkat et, torpil elinde patlarsa yanarsın!
Büyüdük, zaman değişti ama kural hiç değişmedi. Hayatta liyakati, adaleti ve emeği hiçe sayarak patlatmaya çalıştığınız torpiller de er ya da geç elinizde patlar. Ve bu sefer sadece eliniz değil; vicdanınız, geleceğiniz ve ahiretiniz yanar.
Gelin, ne kendimizi ne de başkasını yakalım... Ve lütfen; torpil için beni de aramayın...