Cevaplar (16)
Güzel bir çalışma olmuş tebrik ederim başarılarının devamını dilerim selam ve saygılarımla..
Sitedekilerin yasi hep mi buyuk, gencler mi forumu sevmiyor acaba?:)
80 liler yaşlanmış galiba 🤗
CİA'nın ve yabancı istihbarat birimlerinin oyunlarıdır bunlar. Aynı adamlar sağ kesime de silah verdiler sol kesime de silah verdiler... Çocuklarımızı birbirine kırdırdılar... Onlarca diplomatımızı şehit ettiler, o bitti pkk terörü başladı hepsi planlı işlerdi bunların... Polislerin bile Pol Bir ve Pol Der diye biri sağcı biri solcu dernekleri vardı... Düşünün artık saçmalıkları
Cok dogru, guzel tespitler.
Bir toplum masıl karıştırılır?
Ayrıştırıp her iki tarafı köpürterek. Kavanozda sallanan karıncalar misali sallayan ele değil de birbirine hasım kesilirseler darbeler hem kaçınılmaz hem de başarılı olur Tarfsızlık bahanesi adı altında 'hem sağdan hem soldan astık' itiraflarını duyunca birilerinin, asıl ne yaşamış olduğumuzu o gün anladım. Hele doksanlardaki o faili meçhullere ne demeli hem sağ hem sol kanattan .Müsebbipleri aynı düğmeye basan parmaklardı yine. Ne diyelim Rabbim bir daha fırsat vermesin inşaallah Selamlar
Zamane çocukları geçmişi pek de araştırıp okumuyorlar. Bu memlekette ne sıkıntılar çekildi bilmiyorlar. Üniversite bitirmekle iş bitmiyor. Bir de toplumunun dinamiklerini de anlamak lazım, neler yaşandı yakın geçmişte... Varsa yoksa çetleşmek ve bilgisayar şimdi ki çocukların hali... Faşizm seksen kuşağının üstünden silindir gibi geçti...
Çok sıkıntılı ve hüzünlü zamanlardı yaşadığımız devirler seksen ihtilali ve sonrası... Oyuna getirildiğimizi aslında çok sonraları anlayacaktık...
Evet bir de o durumlar var. Daha bir yaşındaymışım babam anlatır ihtilal kararının alındığı geceyi.Ve sonrasında yaşanan sıkıntıları Darbeler kaderi olmuş canım vatanımın. Ne vakit ayağa kalkacak olsa hazmedememişler.Tuzak üstüne tuzak. Lâkin tuzak kuranların en hayırlısı Hz. Allah'tır. Bozar tuzakları... Teşekkür ederim katılımınız için
Bence biz bir köprüyüz. Bir yanımız, istemese de "hayır"ın korkusuyla susmayı ve saygıyı öğrenmiş, toprağa bakan bir taraf; diğer yanımız ise "hayır" demeye kıyamadığı için ölçüsüz sevgiyle bazen yanlışa meyleden bir taraf.
Köprü olmanın kaderi, her iki yakaya da basabilmektir. Bu yüzden her iki cihette de ayağımız var. Belki de tam da bu nedenle, dimdik durmaya en çok ihtiyaç duyan kuşaklardan biridir seksenler kuşağı.
Çok güzel tanımladınız. Köprü olmak. Hem sağlam ve dik durabilmeyi hem de her iki tarafı birleştirmeyi gerektirir.
Gerçekten öyleyiz yetmiş öncesi ve ikibin sonrası iki nesilde bazen derin çatışmalar oluyor.
Arada kalan da her iki tarafa kıyamadığı için yoruluyor.
Çok teşekkür ederim ufuk açıcıydı
Seksenler kuşağı teknoloji açlığı içinde yetişti.Sosyal medyası çevredeki arkadaşları,oyuncakları,oynadığı oyunlar idi.
Lakin Z kuşağına geldiğimizde Seksenlerde yetişen bu günün ebeveyinleri,ben yaşayamadım evladım yaşasın mantığında gittiğinden(bazıları) ((teknoloji içinde kaybolan!) çok özgürüm fikrine kapılabiliyorlar.
.....Kutlarım güzel bir konu
Ben yaşayamadım o yaşasın düşüncesi sınırsız sunulduğunda işte o vakit sıkıntılar başlıyor. İmkansızlıklardan gelen bir mesil imkânın çok olduğu bir çağda yönetmeyi bilemezse kendisi de çocuğu da savrulabiliyor. Teşekkür ederim katkınız için
Ailemle aramdaki nesil farkı da cok hissetirilmedi bana o yuzden kendi cocuklarimla da anneligin yani sira arkadas gibiyim ayni zamanda.
Maşallah, bu çok önemli
Zira öyle bir zamandayız ki kuşak çatışmaları yüzünden yaşanan sıkıntılar çok fazla
Kendi adıma diyebilirim ki özellikle o dönem için özgürlükcü bir ailede büyüdüm. Saygı şimdiki gibi dejenere olmamisti toplumda, yedi yasinda bile babamin omzunda da gezdim, annemin elini tutarak da uyudum:) bu da sevgi. Hayıra gelince çok sevmem duymayı, evetim de hayırım da duruma goredir.
Ne mutlu size o günlere ait güzel hatıralar kalmış zihninizde daim olsun
O yıllar yokluk vardı hocam belki lakin mutluyduk özellikle bayramlar da yeni kıyafetler yeni ayakkabılar alınca çok mutlu olurduk ayakkabıları yastığın altına koyup yapardık gerçi her Zaman alamadık bazende Avrupa da yaşayan bizim köylüler bayramda gelince Kendi çocuklarına küçük olan kıyafetleri yani ikinci el kıyafet verirlerdi onlara dâhi sevinirdik yani küçük şeyler ile mutlu oluyorduk şimdi en kaliteli ürünleri alıyor ama yine mutlu olamıyoruz saygılar selamlar
Öyle hocam ulaşılması zor olan her şey kıymetliydi o vakitlerde.
Rabbim yine de şükreden kullarından eylesin
bugünlerin de kötüsü gelmeden
Selamlar
Erol abinin aksine ben 81' liyim :). Konuya gelecek olursak; kesinlikle kendi adıma benim çocukluğum ve gençliğim söylediğiniz gibi geçti. Hayır kelimesi hala kulaklarımda tabi bu kısıtlı imkanlar o zaman ki yaşam şartlarından da kaynaklı belki de bilmiyorum. Ne olursa olsun saygı kesinlikle vardı hayatımda hem de sorgusuz sualsiz. Sevgi kısmına gelecek olursak anam Allah razı olsun sevgisini hep gösterirdi bize. Ama rahmetli babam çok sert bir adamdı ve sevgisini asla göstermezdi, belki de yetiştirilme tarzından. Böyle durumlar dengesizliklere ve çeşitli travmalara yol açtı haliyle.
Belki de terbiye etmeyi hayır demek olarak görüyorlardı o vakitlerde . Ya da gördüklerini uyguluyorlardı.
Rahmet olsun ölmüşlerinize.
Umarım iyileştirmişsinizdir kendinizi.
Çok iyileştiremesem de bu konuda ki tecrübemden mütevellit kendi oğlumu (her ne kadar 17 yaşında olsa da) sevgiye boğuyorum. :)
74 de olur mu hocam 😀
Olsun hocam sizi mi kıralım
Seksenlerde cocuk, doksanlarda genc olmak cok guzel ve özeldi.
Evet o dönemlerin güzelliği ayrıydı
Deneme tahtası olmuşuz. Yetmemiş 28 Şubatla da üzerimize toprak serpmişler.
Bir de o durumlar var tabi .
Serpenlere de serperler bir gün
Ben buraların yabancısıyım :)