Bazen düşünüyorum da
Bizler yani seksenler kuşağı, iki farklı anlayış arasında sıkışıp kalmış bir nesil miyiz acaba?
"Hayır"ı çok duyduğu için susan;
"hayır" demeye kıyamadığı için de yorulan...
Sorgusuz saygı ile ölçüsüz sevgi arasında gelgitler yaşayan, özellikle de ebeveynleri ve kendi çocukları arasında kalan bir nesil miyiz?
Sizlerin fikri nedir?