Bitlis “Vadideki güzel şehir”
Bitlis, Doğu’yu, Güneydoğu’ya bağlayan doğal geçit. İki nehrin ortasındaki vadide kurulan güzel şehir. Doğal, tarihi ve kültürel varlıkları ile bir şaheserler yumağı. Kaleler, anıt mezarlar, kümbetler, hanlar, hamamlar, medreseler ve köprüler… Tarihi dokusunu kaybetmeyen nadir şehirlerimizden biridir Bitlis. Beş minaresi ve İhlasiye Medresesi, Bitlis’in en gözde sembolleri… İslam dünyasının en büyük anıt mezarlığı da burada: Ahlat Selçuklu Kabristanı. “Anadolu’nun Orhun Abideleri” diye anılan abidevi mezar taşları ile ünlü. Bir de Ahlat kümbetleri var… Van Gölü’nün kuzey batısını bir hilal gibi çevreleyen Adilcevaz, Ahlat ve Tatvan’ın bir ucunda Süphan, diğer ucunda Nemrut yer alıyor. Ulaşım açısından şanslı bir merkez Bitlis: Kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşımına sahip. Bitlis, balı ile öne çıkıyor. Bol çiçekli yaylalar mükemmel lezzeti ortaya çıkarmış: Bitlis balını... Bitlis yaylalarının yanı sıra Hizan, Mutki, Ahlat ve Adilcevaz’da üretilen kekik geven karışımı bal ile eşsiz bir lezzet sunuyor sakinlerine… Dağ çiçeklerini bilirsiniz. Çok nadir çiçeklerdir. Kıraç tepelerin nadir süsleri. Arıları oldukça yorar. Ama ortaya öyle bir bal çıkar ki, yemeye doyamazsınız. Tadı ve kokusu nefistir. Bitlis’in adını duyurduğu en önemli ürünlerden biri de tütündür. Öyle bir tütün ki, ancak dünyaca ünlü Virginia tütünü ile kıyaslanabilir. Dağlardaki şifalı bitkilerle yapılan otlu peyniri, Van Gölü’nün inci kefali ve tandırda bütün olarak pişirilen kuzudan yapılan büryan kebabı en meşhur lezzetleri. Tabii bunlara baharda toplanan uçkun ile Adilcevaz, Hizan ve Mutki’nin cevizini de eklememiz lazım. Bitlis, insanlık tarihi ile birlikte var olmuş ve insani ilişleri ile varlığını sürdüren bir şehirimiz.
İki nehir, bir kale Badlis’ten Bitlis’e
Dünya imparatorluğu için yola çıkan Büyük İskender önce Babil’i alır. Ancak alnında çıkan iki yumru onu oldukça rahatsız eder. Hekimler, şifanın su kaynaklarında olduğunu söyler. İskender, adamlarına Dicle’nin bütün kaynaklarını araştırmalarını emreder. Ordu, nehir boyunca kuzeye doğru ilerler. Nehre su veren tüm kaynaklarda mola verilir, ancak hiçbiri fayda vermez. Dicle’yi besleyen Bitlis’in Rabat ve Kösür çaylarına ulaşılır. Rabat’ta da umduğunu bulamaz; ancak Kösür çayının kaynağından çıkan su İskender’i iyileştirir. Boynuzları kaybolan İskender, komutanlarından Leis’i çağırır ve emreder:- Buraya öyle bir kale yap ki, benim gibi bir cengaver dahi onu ele geçiremesin! Leis, kaleyi 7 yılda tamamlar. Bu arada İskender İran ve Hindistan’ı fethedip geri dönmüştür. Kalenin önüne gelir ve anahtarlarını ister. Leis reddedince İskender kaleyi kuşatır ancak alamaz. Geri çekilince Leis, İskender’in huzuruna çıkar, kalenin anahtarlarını sunar ve onu şehre davet eder. İskender hiddetle sorar: 2- Bre mel’un, madem anahtarları verecektin onca adamımı neden kırdırdın? Beni neden bu kadar uğraştırdın? Leis saygıyla eğilir ve şu cevabı verir:- Ey büyük Fatih! Benim direnmem, sizin emriniz gereğiydi. Sizin dahi alamayacağınız bir kale yaptığımı göstermek için bu cür’eti gösterdim. Kale sizindir, benim için vereceğiniz kararda da boynum kıldan incedir. İskender bu cevabı beğenir. İki çayın birleştiği yere yapılan bu müstahkem kaleye komutanının adını verir: Bedleis (Liz’in kalesi / Liz’in yurdu) Bu isim zamanla Bitlis’e dönüşür. Zümrüt yeşili, reyhan kokulu Kösür çayının kaynağına da bir çeşme yapılır. Bitlis’e 10 km. mesafede Duav (İki su) Yaylası’ndaki bu çeşmenin adı günümüzde de İskender Çeşmesi’dir. Ünlü Türk lügatçisi Şemseddin Sami, Bitlis kelimesini, “Havası ve suyu güzel olan yerin adı” şeklinde tarif eder.
Turizm Zirvede trekking Gölde dans
Allah, turizm açısından ne varsa vermiş Bitlis’e… Van Gölü kıyısında altın kumsallar, Türkiye’nin en büyük krater gölleri, şifalı kaplıcalar, mineralli içmeler; müthiş trekking parkurları, zirve tırmanışları, kayak merkezleri…Öyle bir şehir ki, adeta yok yok… Yüzmek mi istiyorsunuz? Van Gölü sakin denizlerin en güzeli. Keyifle, gönül rahatlığı ile yüzeceğiniz dalgasız, tehlikesiz sular… Tatvan, Ahlat ve Adilcevaz kumsalları bakir ve tam size göre… Butik otelleri kaliteli ve ucuz… 4 4 İçmek mi istiyorsunuz? Nemrut’un eteklerinden sıcak ve soğuk birbirinden değerli sular fışkırıyor. Dünyanın en şifalı içme ve kaplıcalarından biri Güroymak’ta. Yaz ortasında buz gibi içme suları da harika… Kaymak mı istiyorsunuz? Nemrut’un ve Süphan’ın etekleri kış sporları için biçilmiş kaftan. Dünyanın 2. en büyük krater gölünün eteklerinden Van Gölü’ne doğru müthiş bir manzara eşliğinde kayak yapmanın keyfi bir başka…
Kışı da Güzel,
Tırmanmak mı istiyorsunuz? Seçiminizi yapın: Kolay ve zahmetsiz bir parkur diyorsanız, Nemrut Zirvesi. Krater gölünün çevresinde, endemik çiçekler ve kuş cıvıltıları eşliğinde bir günlük keyifli bir yürüyüşe ne dersiniz? Masmavi krater gölünde tehlikesiz şekilde yüzebilirsiniz de… Adrenalin biraz daha yüksel olmalı diyorsanız, Süphan Dağı zirve tırmanışı tam size göre... Türkiye’nin bu harika zirvesine tırmanmak için iki güne ihtiyacınız var. Bir gece kamp, ertesi sabah tırmanış… Zirvedeki buzul gölüne ulaşmak müthiş bir keyif.
Yazı da...
Yürümek mi istiyorsunuz? Van Gölü’nü seyrederek mi, yoksa birbirinden gizemli vadilerde mi? Mağaraların içine oyulmuş kaya yerleşimleri ile Ahlat Madavans Vadisi gizemli bir dünya. Daha zorlu bir parkur istiyorsanız Ahlat Uludere Kanyonu. Yahut Adilcevaz Kef Kalesi’ne yürüyüş… Hizan ve Mutki’nin yeşille bütünleşen vadileri de içinizi rahatlatacak, size huzur verecek güzellikte. Doğa turizmi, yaz turizmi, kış turizmi; Bitlis, turizm açısından adeta biçilmiş kaftan. Haydi, daha ne duruyorsunuz?
Nemrut Babil’in Gözleri
Öyle bir patlama olmuş ki, beş bin metre yüksekliğindeki Nemrut 3 bin metreye kadar inmiş. Patlamalar sırasında koca dağ tepe kısmını kaybedip kesik koni şeklini almış. Patlamada akan lavlar Türkiye’nin en büyük gölünü (Van Gölü) ortaya çıkarmış. Kalderanın içinde ise ülkemizin en derin krater gölü oluşmuş. (155 m.) 8 Geçmişte Babil hükümdarının konak yeri olan Nemrut, günümüzde hala faal, derinlerden buhar ve sıcak su çıkıyor. Nemrut Volkanı’nın içine, göllerin kenarına kadar yol ulaşıyor. Volkana ulaşım Tatvan’dan 8 km, Ahlat’tan 25 km mesafede. Son olarak 1441 yılında püsküren Nemrut’un zirvesi, Avrupanın en büyük, Dünyanın 2. en büyük kalderasına sahip.
Kalderanın içerisinde 5 göl, çok sayıda lav çıkışı merkezi, lav hunisi, sıcak su kaynakları ve 6 adet mağara bulunuyor. Göllerden en büyüğü olan Mavi Göl, 13 km2 büyüklüğünde. Bu özelliği ile dünyanın ikinci büyük krater gölü. Kalderanın içine inmeden önce tepeden izlemelisiniz manzarayı. Aşağı doğru indiğinizde ise önce küçük olan Ilık Göle, sonra Mavi Göle inmenizi tavsiye ederiz. Göl suyu renksiz, kokusuz ve içme suyu lezzetinde. İki göl de yüzmek için ideal.
Kayak Zirveden Van Gölü’ne
Van Gölü çevresi, müthiş trekking parkurlarına sahip. Büyük şehirlere uzak olsa da, bozulmamış müthiş doğası ile sporseverlerin ilgisini çekiyor. Göl çevresinde bisiklet turları, Süphan ve Nemrut eteklerinden yamaç paraşütü ve uzun trekking turları yapılabilecek keyifli faaliyetler arasında.
Yaz aylarında birbirinden güzel endemik çiçekler arasından bir tarafta Nemrut Krater Gölü’nü, diğer tarafta Van Gölü’nü izleyerek yürümek trekkinglerin en güzeli. Kışın Mavi Göl’e 90 derece dik inen dik kayalıklar birer ihtişam abidesi. Nemrut, suya bağlı turizm teması ile 2010 yılında ‘Avrupa’nın Seçkin Destinasyonu’ olarak ilan edildi. Kış aylarında ise Nemrut zirvesinden Van Gölü’nü görerek kayak yapmanın keyfi bambaşka. Nemrut Kayak Merkezi Bu tesisler bölgede kayağa olan ilgiyi artırdı, kış turizmini canlandırdı. Konaklama tesisleri de her geçen gün çoğalıyor. Nemrut Kayak Merkezi’nin yanı sıra Ahlat’ta Aktaş kayak tesisleri, Bitlis merkez ve Rahva’daki tesisler de modern donanıma sahip. Bekleriz efendim…
Van Gölü En büyük
12 En derin göl Türkiye’nin doğusunda, kıyısında yaşayanların ‘Deniz’ dediği dünyanın sayılı göllerinden biri. Suyu tuzlu ve sodalı, o yüzden acımsı bir tadı var. Van Gölü’nün özelliği, barındırdığı soda sayesinde temizleme özelliğinin yüksek olması. Yörede ‘porak’ denilen soda özelliği sayesinde yıkanan her şeyi tertemiz yapıyor. Ancak daha sonra yıkananların durulanması gerek
Van ile Bitlis il sınırları içinde yer alan Van Gölü’nün büyüklüğü 3.713 km2. Derinliği ortalama 171 m. En derin yeri ise 451 m. Deniz seviyesinden yüksekliği 1.650 m. Çevresinde Süphan, Nemrut ve Artos dağları yükseliyor. Van Gölü’nün mavi sularında gemiler gezerken, kıyılarındaki otlaklarda sürüler yayılıyor. Tarım, hayvancılık ve balıkçılık oldukça yaygın. Kuzey batısındaki Ahlat ise tam bir tarih ve kültür hazinesi. Van Gölü’nün her mevsim maviden yeşile, lacivertten turkuaza değişen renk tonları ona ayrı bir özellik katıyor. Kıyıları eşsiz bir güzelliğe sahip. Göl kıyılarının uzunluğu 430 km. Yüzmek ve tatil yapmak için ideal koyları var.
Süphan Urartu Tanrısı
Süphan, ülkemizin 2.büyük volkanik zirvesi. Heybeti ve ihtişamı ile Urartu Medeniyetinde Tanrı olarak kabul edilmiş. Bitlis sınırları içerisindeki Süphan Dağı’nın eteklerinde Adilcevaz ilçesi yer alıyor. Yüksekliği 4.054 metre. Bu yüksekliğe rağmen oldukça kolay tırmanış rotalarına sahip… Süphan Dağı’nın 3.700 metrede bulunan ilk kraterine kadar tek bir kayaya dokunmadan tırmanabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken şey, bir grup oluşturup sabah erkenden Adilcevaz’ın Kışkılı mezrasına gitmek. Mezradan alacağınız küçük bir rota tarifi ile tırmanışa başlayabilirsiniz. Zirve tırmanışında, doğu rotasında Aydınlar, güney rotasında Harmantepe (Norşuncuk) köyü de başlangıç noktaları. Süphan Dağı tırmanışları konusunda
Kus Cennetleri 16 Süphan’ın eteklerindeki kanatlar
Van Gölü çevresinde üç büyük kuş cenneti var. Arin, Batmış, Nemrut. Üçü de birbirinden güzel. Üçü de endemik çiçekleri ve kuşları ile ünlü. Üçü de tescilli. Hele Arin yok mu? Van Gölü’nün hemen kıyısında, sanki onun bir parçası gibi ama değil. İnce bir bantla ayrılmış, ayrı bir göl olmuş. Diğer adı ‘Sodalı Göl’, özelliği kuşların yuvası olması. Bu kadar küçük bir gölde bu kadar çok çeşit ve sayıdaki kuş nasıl yaşar, inanılmaz. Hep birlikte paylaşıyorlar Arin Gölü’nü, kardeşcesine… Bir benzeri Kars’ın Kuyucuk Gölü… Arin Gölü, Süphan Dağı’nın doğu eteğinde yer alıyor. Kıyısında sadece kuşlar değil, insanlar da yaşıyor. Karşıyaka, Esenkıyı ve Göldüzü köyleri sıralanıyor üç bir yanında. En güzel yerinde Esenkıyı var, burada sazlıklar bir hayli fazla. Çocuklar yaban ördekleri ile birlikte yaşamaya alışmış. Bütün bir mevsim boyunca birbirinden güzel kuşları gözlemliyorlar. Onların yavrulamasını, yavruların büyümesini. Bir ördeğin arkasına 10 – 15 yavruyu takıp salınmasını… Bir de avcılar olmasa! Niçin avlanırlar ki? Küçücük kuşları vurmak onlara ne zevk verir? Ama vuruyorlar. O yüzden tehlikeyi gören kuşlar uzaklaşıyor kıyıdan
Tatvan Feribot Iskelesi Denize Kurulan Köprü
Urartular’ın ‘çalkantılı deniz’ dediği Van Gölü, bu deyimin aksine oldukça sakin bir göl. Su seviyesi iklime bağlı olarak yükselip düşüyor. Gölün Van tarafında dört ada var. Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuzu (Kuş) adaları. Akdamar Adası, üzerindeki Ermeni Kilisesi ile ünlü. Dört mevsim yoğun turist alıyor. İstanbul - Tahran demiryolu hattı feribotlarla Van Gölü üzerinden geçiyor. Yük trenlerinin yanı sıra yolcu trenleri de Tatvan’daki iskeleye yanaşıyor. 18 Yük trenleri vagonlarını, ekspresler yolcularını transfer ediyor feribotlara. Bu güzergahı tercih eden çok fazla İranlı yolcu, Van Gölü üzerinden aşarak Van’a, oradan da İran’a ulaşıyor. Feribotlar, ticarete olduğu kadar turizme de dümen kırıyor. Seyahat için Tatvan Feribot iskelesine ulaştığınızda sizi bir sürpriz karşılayabilir. Yabani ördek sürüleri, feribotlara nazire yapar gibi iskele çevresini kuşatıyorlar. Bu eşsiz doğal güzellik de yolculara bir hayli keyifli bir ortam sağlıyor.
Ve daha saymadığım medreseleri yöresel yemekleri, balı, cevizi ve büryan gibi bir çoğu…
Maşallah oldukça güzel ve de ayrıntılı tanıtmışsınız. Bitlis'e ait tarihi bir gezi kitapçığı okudum sanki. Selam olsun memleketimin bir parçası aziz Bitlis'e
Muhakkak görülmesi gereken bir yer. Bekleriz İnşallah