Cevaplar (5)
Mevcut durumun özeti
Kalplerimize Allah ve paygamber sevgisi olması gerekirken
Dünyayı koyduk kalplerimize-Çevremizi göremiyoruz maalesef
Duyarlı bir konu
tebrik ediyorum
Degerler yitirildikce ya da zayifladikca, teknolojinin de etkisiyle, insanlar kendi derdine dusmus, cok onemsenmiyor insan iliskileri eskisi gibi, hele su sosyo kulturel kaos, ekonomik yetersizlik stres sebebi, insanlarin ruh hali kendiyle ugrasmakta zaten. Fakat dostluk icin ise karsilikli ozveri gerekli yapisal bir durum bu daha cok kimi insanin onceligi kendisidir. Benim goruslerim bu yonde. Guzel bir konuydu arkadasim.
Birazda proje gibi. Bu millet cok zor şartlardan, badirelerden yıkılmadan çıkmıştır. Bunun en büyük sebebi yardımlaşma, birlik beraberlik ve aile bağlarıydı. Bütünken boğazlarında kaldı. Yalnız ve tek iken yutmak çok daha kolay.
Katkın ve düşüncelerin için çok teşekkürler. Kısmet olur belki bir kahve esliğinde, misafir olur muhabbetini ederiz.öpüldün şeker
Onlar yine buradalar, şöyle bir soru doğuyor o zaman: Buradalarsa hani nereler, niye göremiyoruz? Ahmet Hoca'nın dediği gibi birincisi şartlar değişti.... Yakın bir geçmişe kadar iletişim, bilişim ve teknoloji şimdiki kadar hızlı ilerlemiyordu... son çeyrek asırdaki gelişme tüm tarihe neredeyse bedel.... o kadar hızlı yaşamaya başladı ki insanoğlu yavaşlamayı geri kalma olarak görmeye başladı.... bir yanda seri üretim, bir yanda hızlı tüketim tatminsizliğe yol açarken içe dönme isteği, yalnızlaşma, başta sosyal medya olmak üzere diğer bağımlılıklar ise sosyal çevrede asosyalleşmeye, hırs, kolay yoldan kazanç kapıları, çıkar ilişkileri, aldatma vs... ise güvensizliğe neden oldu... daha da sayabiliriz Tatmin olmayan, tahammül edemeyen, asosyal, doğru iletişimden kopuk, güven duymayan bir toplum haline dönüştük ayrıca günümüz insanı gün içindeki yoğun zihinsel ve duygusal yükten dolayı "ağırlama" eylemini bir dinlenme fırsatı değil, ekstra bir yük ve yorgunluk olarak görüyor Ebru Hanım. Konforu seçtik, bencilleştik, bugün komşumuzun kim olduğunu bile bilemiyoruz. Cep telefonu sayesinde bir "geçmiş olsun" veya "hayırlı olsun" mesajının tek tıkla iletilebilmesi, fiziksel temasın gerekliliğini zihinsel olarak azaltıyor. Galiba bedenen özgür, ruhen esiriz....
Harika özet, buna bir madde de ben ekleyeyim haddimi aşma olarak görülmezse; artık bizler bencil olarak yaşayan varlıklara dönüştük, empati dugusu zayıflık olarak algılanıyor, başkalarınin yükleri omuzlarımız icin çok ağır. Paylaşmak yerine onlarda tek yüklensin fikrindeyiz.
Yerinde ve isabetli yorumunuz icin teşekkur ederim
Her toplumun kendine has töre ve gelenekleri vardır. Bizim Anadolu köklü siyasal, sosyal ve kültürel
gelenekleri 1990 öncesi yazısız kanundu. Hatta bazı bölgelerde fermandı. Bu ulvi gelenekler bizim
toplumun birlik-beraberliğin temel harcıydı. Ancak batı kültürünün amansız ve fervasız yayılımı
bizim kültürel yapımızı derinden sarstı. Telafisi mümkün olmayan yıkınlar yarattı. Bu gidişata bazı
Siyasal akvamlar inadına ve ısrarla çanak tuttu. Sosyal dernek ve vakıflarda seyirci kaldılar.
Ayrıca tekelci moda sektörleri her türlü aymazlığı, sorumsuzluğu ve aman sendeciliği memleket
satında bir kilim gibi nakış-nakış işledi. Gençlerimizi kolaycılığa, rahat ve özgür yaşamaya özendirdi.
Tekelci burjuvazi hiç boş durmadı. Köyden metropol kentlere göç katarı başlattı. Bir nevi köylü ve
çiftçi çocuklarını köleleştirdi. Her birini fabrika çarkına mecbur bıraktılar.
Arada bir yüksek enflasyonu şahlandırıp yeni neslimizi kanun dışı davranış eylemlerine bir virüs gibi
bulaştırdı. (Kadın, bar-pavyon, içki kumar ve uyuşturucu gibi) Önce sanat camiasını istediği kıvama
getirdiler. Kadın çıplaklığını zülfikâr bir kılıç gibi kullandılar. Vahşi kapitalizm, Ülkemiz de inadına ve ısrarla
tükektim toplumu yarattı?
--Daha da vahimi islamiyet gölgesi altında, yüce dinimizi kendi menfaatları doğrultusunda örgütlenme
aracı yaptılar. Bütün bunları yaparken, malum tarikatları, asitane dergâhlarını, bazı dini dernek ve vakıfları
kullandılar. Bunlardan en tehlikelisi de öğrenci dershane ve yurtlarıdır. Bu gidişat bütün anayasal haklarda
adaletsizlik yaratı. Eşit ve adil eğitim hakkını gasp etti.
--Aile birliğini yok ettiler, akrabalık bağlarını koparttılar. Gençlerimizi Nikahsız ve gayrı meşru evliliklere özendirdiler? Toplumda inadına kuşak farkı safsatasıyla, Baba ile oğulu, Ana ile kızını birbirine düşürttüler. Geniş aile kavramını tedavülden kaldIrdılar. Ayrıca bazı siyasal kurum ve örgütlerce
dilenci bir toplum alt yapısını memleket sathına yadılar...ARKASI YARIN
***** OZAN ÇAKIROĞLU *****
Belki bir yüzyılın sosyolojik özeti niteliğinde.
Eskiden mahalleler küçük, evler birbirine yakındı. Ne zaman ki kırk katlı apartmanlara taşındık dünya telaşına düşüp birbirimize yakınlığı da unuttuk... Hasta olsa yaşlı komşularımızdan biri bir çorba ikram edecek bile kimse yok... Zaman ve şartlar çok değişti insanlarla birlikte her şey çıkar ilişkisine döndü artık...
Kalabaliklar yalnızlik getirdi galiba. Ne kadar çoğaldik emek verme bizler için zorlaştı