*Yeni doğan canlılar her şeyi ağzına götürür. Bebeklerde aynıdır.
Çocuğun toprağı yemesi ilgidir. Toprağın yenilmez bir madde olduğunu
öğrenmesi bilgidir. Patatesi keşfetmek ilgidir. Patatesin nasıl ve ne şekilde
kullanıldığını öğrenmek bilgidir.
**İLGİ ve BİLGİNİN EYLEME DÖNÜŞMESİ MADDİ SONUÇTUR.
Bu konu uzun süredir üzerinde tartışılan bir konu aslında. Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar ikilemi gibi. Bence bu durum tek yönlü bir sebep-sonuç ilişkisinden ziyade döngüsel bir süreçtir. Ama yine de başlangıç noktası nedir diye soracak olursanız eğer "merak" başlangıç noktasıdır. Çünkü bilinmeyene karşı duyulan içgüdüsel bir dürtüdür. Sonrasında "ilgi" gelir. Malumunuz buda bir süreçtir. Sonrasında da bilgi gelir diye düşünmekteyim. :) Saygılarımla.
Merak önce gelir çünkü, merak olmasaydı çevremizdeki o kadar uyarıcıya karşı tepkisiz kalır bakardık ama görmezdik diye düşünüyorum. Zihindeki boşluğu doldurmak ve belirsizliği gidermek için merak şart Ebru hanım. Peki ya sizce hangisi?
Döngüsel bir ilişki. Bazen ilgi neden, bilgi sonuç bazen de tam tersidir.
Yani
ilgi kapıyı açar, bilgi içeri girer; bilgi çoğaldıkça insan o kapıya yeniden dönmek ister...
Sınırlandırılamaz bir ikili
Elbette Hz. Âdem (as) ilahî bir öğretimden geçti. Burada bilgi, ilgiden önce geliyor.
Bir de şu boyuttan bakalım mı Ebru Hanım?
Allah (cc) eşyanın isimlerini Hz. Âdem’e (as) öğretti. Bunu, insanın fıtratında bulunan öğrenme, merak etme, anlamlandırma ve eşyayla ilişki kurma istidadı açısından da düşünebiliriz.
Belki burada bilgi yalnızca ilgiden doğmuyor; aynı zamanda insanın fıtratına yerleştirilmiş olan bilme ve anlama istidadını da harekete geçiriyor.
Yani bilgi ile ilgi arasındaki ilişkiyi tek yönlü düşünmek yerine, insanın yaratılışındaki bu istidat üzerinden karşılıklı ve döngüsel bir ilişki olarak okumak mümkün.
Sonuna kadar katılıyorum. Birbirini destekleyen etkenler. Elinize aldiğınız bir kar parçasını büyüten sey, ilgi, merak. Bilgiyi büyütmek istiyorsak merak olmali. Sadece merak degil, fayda da olmalı. Fayda vermeyen ilimden sana sığınırım duası ile
Bence ilgi bilgiden önce gelir. Çünkü insan merak etmediği şeyi öğrenmek istemez. İlgi bilgiyi doğurur, bilgi arttıkça da ilgi derinleşir. Yani biri neden, diğeri onu besleyen sonuçtur diye düşünüyorum
Tam da burada “ilgi” ile “merak” arasındaki fark devreye giriyor bence. Hiçbir bilgim olmayan bir konuya da ilgi duyabilirim, çünkü ilginin başlangıç noktası her zaman bilgi değil, merak olabilir. Schrödinger’in kedisini örneğin bilmiyor olsam bile “Kedi hem canlı hem ölü nasıl olabilir?” sorusu ilgimi çekmeye yeterdi. Sonra merak bilgiye, bilgi de daha derin bir ilgiye dönüşür. Yani ben hâlâ ilk kıvılcımın ilgi ve meraktan geldiğini düşünüyorum. Buyurun, şimdi ben de sizi biraz sıkıştırayım: Bilgi olmadan ilgi mümkün değilse, insan yeni bir şeyi öğrenmeye neden başlar? :)
Ebru Hanım, durum kişinin neye ulaşmak istediğine göre şekilleniyor.
Amaç bilgiye ulaşmaksa önce o konuya ilgi duyulması gerekir ki bunun kaynağı meraktır.
Yok amaç bir alanda ilgi görmek ve dikkat çekmekse, nitelikli bir bilgi sahibi olmak gerekir; o bilgiyi edinmek de yine en başta merak etmeyi gerektirir.
Yani süreç hangi amaçla başlarsa başlasın, asıl gücü meraktır
Aslında fasit daire gibi duran bir soru. Ancak ben de bir başlangıcı var. Hakkında bilgi sahibi değilsem o konuya ilgi duymam. Eğer bilgi ilgimi doğurursa bu bilgimi ilerletir. Birbirine muhtaç iki olgu ancak başlangıcı bilgiye dayalı
Zor sorular beyin fırtınasına ve zihni yormaya vesile olur. Ðüşünen ve üreten beyinler bizi bir üst kademeye geçirir. Bencesi arabanın hareketine neden olan yani kontak bilgidir. Bilginiz varsa ilginiz doğar, ilgi bilgiyi genişletir. Fikir paylaşımınız için tesekkur ederim