Benimkisi, dönüm noktası değil de, başlama noktası. Henüz Lise 1. sınıf talebesiyim.
Edebiyat Hocamız ders anlatırken, ben dersten tamamen bağımsız bir kağıda Aşk
şiiri yazıyorum. Okulumuz da çok güzel kızlar vardı. Eh bende yakışıklı sayılırdım.
Neyse. Birden kocaman bir el uzanıp önümden şiir yazdığım kâğıdı aldı ve gitti
masasında okumaya başladı. Vallahi bende çok utanmıştım. Birden kalk tahtaya dedi.
Ehh, bende ezile-büzüle kalktım. Öğretmen, al şiirini sınıfa oku. Neyse kısık-kısık
okudum. Allahtam Şiir de kızı adı geçmiyordu? Öğretmen sınıfa sordu. ŞİİR nasıl?
Arkadaşlar hep birden alkışladılar....
Öğretmen sınıfa döndü hadi oradan dedi. Arkadaşınıza kıyak geçiyorsunuz. Vallahi
ben ayakta zor duruyorum? Muhterem Öğretmenim orada bana bir tarihsel öğüt verdi.
Dedi Şiir yazacaksan serbest vezinle Türk edebiyatımızı katletmeyeceksin. Ve adam
gibi Şiir yazacaksın.........
Tam 45 yıldır hece ölçüsüyle ŞİİR yazarım.....SAYGILARIMLA