Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Uzun bir aradan sonra yine muhteşem bir şiirle aramızdasın sevgili Mecit. Evet, anne hakkı ödenmez. Allah hayatta olan annelere sağlıklı uzun ömürler versin. Ölmüş olanlara da rahmet eylesin. Anne derken sadece ve sadece doğurabilen dişiden bahsetmiyorum tabii ki. Anne çok çok farklı bir varlıktır. Selam ve sevgiler.
Hayır hayır yanlış anladınız beni, sizden ötürü değil elbette :)) Yazımda bahsettiğim olay yüzünden moralim bozuk sadece o yüzden söyledim.. Çünkü normalde kısa kesmem çok, bana kırılmayın diye. Biliyorsunuz karşıdakinin duyguları çok çok önemli benim için ve onları incitmemek için asla çekinmem.. Her daim sevgim ile... 🤍🕊
Şiir yalnızca dilsel bir sanat değil, bir ruhun izlediği yoldur ayrıca. Kalbin derinliklerinden çıkan her kelime dizelerde her anlamda bir dünya inşa eder. Bu şiir de tam olarak bunu yapıyor. Sözcüklerin içindeki evreni keşfederken kalp ve akıl arasında ince bir denge kuruyor. Gülüm şair sadece bir kelime ustası değil duyguların en uç noktalarına dokunan, insanın duygu yolculuğunu aydınlatan bir rehberdir. Şiirdeki kelimeler duyguların kalbini yakalamakla kalmıyor, onları birer imgelerle donattıktan sonra insanın derinliklerinde saklı kalmış duyguların uyandırıyor. Hüzün, bir anlamda aşkın sessiz çığlığıdır. Aynı zamanda aşkın da özüdür. Çünkü her büyük aşkın yanında bir hüzün, bir acı vardır. Aşk, yalnızca coşkunun zirveye tırmanışı değil, aynı zamanda bu tırmanışın sonunda insanın düşüşüdür de. İşte hüzün bu düşüşün izlerini taşır bizlere. ve bu izler de şiirin yansıttığı manzara içinde kaybolmaz, aksine, her dizede daha belirgin ha...
Nasihatname gibi, insanın iç dünyasına dokunarak önemli hatırlatmalarda bulunmuşsunuz. İnsanın doğuştan getirdiği teslimiyet duygusuna ve Yaradan'a olan fıtri yakınlığını ne güzel anlatmışsınız. Tebrik ederim maviye sürgün. Saygım ve sevgimle...
Bazı kelimeler sadece annelerin dudaklarında anlam bulur. "Oğlum", "kızım", "canım" gibi sözcükler,onların sesinde dua gibidir. Kalbin en tenha köşelerinde filiz verir. Bir çocuk, annesinin duasına sığınmadıkça büyüyemez. Gölgesinde serinleyemediği bir ağaç gibidir. Bu dünya, annesinin duasına güvenmeyenler için daha da gürültülü, daha da karanlıktır. Cennetten kovulmak bile bir annenin yokluğundan ağır değildir. Çünkü anneler, insanın düşmediği son basamaktır. Onlar yeryüzüne dağılmış meleklerin hatırasıdır. İnsan ne zaman günahla yıkanırsa, içindeki suçluluğu önce annesinin gözlerinde okur. O gözlerde ne çok pişmanlık, ne çok bağış vardır. Gözleri yaşla dolan bir anneye bakmak, hayatın en sade gerçeğiyle yüzleşmektir. Sevgisiz büyüyen hiçbir çocuk, tam insan olamaz. Günün şiirine tebriklerimle, saygı ve selam olsun şairine.
Şiir bize bir şey öğretiyor. Gitmek belki de kendinden vazgeçmek değil, kalmaktır. Kalmak ise her şeyi kabul etmek, yeşili ve hüznü bir arada yaşamak demektir. Kalmak, her kaybolan anı, her yitip giden şeyi içinde taşımaktır. ve nihayetinde kalmak, hayatın en gerçek haliyle yüzleşmektir. ''Zamanın kıyısında unutulmuş bir rüyanın içindeyim. Ne uyanığım ne de uykuda. Gözlerinin yeşiline değen her hüznü içimde sessizce büyütüyorum. Rüzgar, en haklı yanını alıp geçerken ruhumun kıvrımlarından, seninle biraz daha kalıyorum. Bir ay kadar. Bir martı kadar. Uzak bir özlem kadar'' diyor kıymetli şairimiz. ve sonra da şöyle devam ediyor; ''Bazen bir duvar gibi suskunum; yosun tutmuş, içe çökmüş, yılların ağırlığına sessizce boyun eğmiş. Bazen bir çocuk gibi, iyi yürekli, gül desenli öpüşlerde hayatı yeniden öğrenen. Seninle konuşmadığım her an, içimde büyüyen bir çağrıdır. Sustuklarım artık taşamaz oldu; ışıklı evlerin gölgesine sığmaz kelimeleri...
Bu kelimelerle yeniden doğmak bir şehrin dizlerine senin yüzünden sevdiğim. Evet evet tam da burda ayrıcalıklı bir rüzgâr kıpırdarken,sadece bir esinti değil beraberinde her şeyi getiriyor. Suyun ve şiirin ay gamzelerinde büyürken,ışığın tozundan taneler dökülüyor dünyaya. Dünya bizi konuşuyor sevgilim der Tesbih taneleri gibi dizilmiş her narin dize. Rüzgâr beni de al içine. Öyle dul bir günde şiirin bakışlarına tutulmak bu olsa gerek denizin bağrında. O sıcacık anların dem fısıltısında dudaklarımızın buruk tadı. Ah şiir yine yaptın yapacağını. Böyle güzel anlatmak zorunda mısın Ay 'ın sen çağıktısını bir ülkenin bağrında. Dilerim martılar konmuştur şiirin göğüne.Selam yollayan her kanatlı gibi ben de tebessüm ediyorum uzakları yakın eden ruhun alfabesine. Ne güzelsin Sevgiyle Ramazan 🌙🌾 .
Türkiye şu kısır iç çekişmeleri bir bırakıp da askeri ve ekonomik alanda daha güçleşebilse Türki cumhuriyetleri Rusya ve Çin’den daha ziyade bizimle işbirliği yaparlar. Çünkü kökenimiz aynı. Ama şu günübirlik iç çekilmelerden ve ayrımcılıktan bir türlü yakamızı kurtarıp da iktidar ve muhalefet olarak ele ele veremiyoruz ki. Onun için daha ideal ve birleştirici iç politikalara ihtiyacımız var. İnşaallah bu kısır çekilmeler en kısa zamanda bırakılır seksenbeş milyon kaynaşır, altıyüz milletvekili gönül gönüle verir de necip Türk milletini edli güç ve kudretinr ulaştırırlar. İşte o zaman Rusya ve Çin’in önüne geçeriz Asya siyasetinde. Çok doyurucu bir makaleydi. İstifade ettik. Teşekkür ve selamlarımla.
Çin’in Avrasya politikasının temelinde Kuşak ve Yol Girişimi yatıyor. Bu girişim, Çin’in ekonomik ve siyasi nüfuzunu artırmak için Orta Asya ülkelerine yaptığı büyük yatırımları kapsıyor. Rusya ise geleneksel bağlarını kullanarak bölgedeki etkisini korumaya çalışıyor. Türk Cumhuriyetleri ise bu iki güç arasında denge politikası izleyerek hem Çin’in ekonomik avantajlarından faydalanmak hem de Rusya ile tarihsel bağlarını sürdürmek istiyor.Kalminize sağlık üstadım,tebrik ediyorum verimli bir yazı olmuş.
Tebrikler kardeşim, güzeldi selam ve sevgilerimle
Tebrikler adaşım, beğeni ile okudum selam ve sevgilerimle
Keşke insanoğlu varoluş amacını unutmasa.Paraya güce haddinden fazla tamah etmese.Biz sevgi dolu canlılar olmalız.Ama giderek gaddarlaşıyoruz. Güzeldi Mavi dost.Tebrikler.
Vuslata ersin inşallah sevenler, emeklerinize sağlık
Mukaddes bir renkti aşk.. Geçmiş zaman kipi kullandığınıza göre demek ki artık ne mukaddesliği kalmış ne de rengi... Selam ve saygılar.
Kuşlar ve ağaçlar bizlere çok şey anlatıyor. Biz yeter ki onları dinlemesini bilelim. Selam ve saygılar.
Aşkın etrafı hep hata ile çevrili değil mi? Mazlumların ahını yerlerde sürükleyen ve doymak bilmeyen kör nefislerin sahibi şu densiz hayatın içinde.. Sizi bilmem ama ben artık sadece sevgiye inanıyorum şairem, aşk gibi tutkulu bir duyguyu yaşatmak anca mazide kaldı çünkü... Sonsuz sevgim ve hürmetim ile 🤍🕊
Nenemin köydeki sarıkızı gelgi aklıma üstadım. Ne hoş kokardı mısır ekmeğinin kokusu ve dalından kopardığımz hepsi farklı boyda ama lezzetli domatesler.. Köylerimiz sessiz kalmasa keşke yine eskisi gibi cıvıl cıvıl olsa.. Selam ve saygılarımla..
İnsan bu dünyadan geçerken uğrayan bir misafir. Kime misafir olduğunu, ev sahibini bilmeli değil mi? Asıl menzile varacağı yere hazırlıklı gitmeli. Tebrikler. Selam ve saygılarımla
Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa demiş Veysel tebrikler hocam selamlar sevgiler
Ahlaki yozlaşma var. Almanya da marketciler, dönerciler, firmalar Türkce isimler verirken ülkem de yabancı hayranlığı had safa da. Biz burada asimiliye direnirken ülkem de toplum asimilasyona uğramış. Ben burada başörtü konusunu, müslümanlar için önemini anlattığım öğretmenler, belediye başkanlarına ve saygı gösterirlerdi...Türk öğretmenleri başörtü serbestligi ilgili Alman yetkilelerine ve bana karşı çıkardı mesleğim gereği mecburen saygıyla🙂 ataları lut kavmi de cinsel tercihim demişti. Ebu cehil'in de hakareti, saldırganlığı, kuran uydurmadır deme sebebi islam karşıtlığı sistemi korumaktı. mesele şu ki halk hak ettiği sistemle yönetilir...sistem kalıcıdır, belirleyici olan sistemdir...partiler gelir gecer..son: yabancı düşmanlığın da Alman solcular bizler için can pahasına mücadele ederdi..ülkem de solcuyum diyenler yabancı kovalıyordu...üstelik topraklarına el koymuş teröristlerle...nereden baksan ahmakca.