Nasıl anlatayım ki
bunu sana
Nereden başlayayım
bu cambazlığa ?
Bak getirdim onu
karşına,
Tepelerinden
izliyoruz seni;
Bu ihtişamlı
geceni,
Duy beni !
Rüzgarınla yüzümü okşa…
Bak o hala
yanımda,peki ya kalbi ?
Sanırım uzaklarda.
Bak bana İstanbul,
bak bana
Yedi tepenle
karanlığa saklanma
Duruyoruz işte tam
karşında;
Senin dalgalarında,
senin rüzgarında
Sevdiğim ve ben ‘’
Çamlıca’nın kollarında ‘’
Canım yanıyor Marmara;
Hırçınlığını
kayalara vurma !
Sevdiğin mi
uzaklarda , usanma, sıkılma
Bak, benimki hala
yanımda
Ben aşkını
hissedemedikten sonra
Söylesene ne fayda…
Oysa nasılda
koşardım aşk diye kollarına
Sevincim taşardı
benliğimden,
Dalgalarına
anlatırdım onu;
Seviyorum derinden,
vazgeçemem…
Dinlerdin beni,
anlardın her cümlemi
Şahitsin sen bu
sevdaya;
Sevmeyi bilmeyen
adama, duyduğum o mucize aşka
Şahitsin İstanbul
bu kez susma !
Anlat ona, ne kadar
anlamasa da…
Biz yapalım
görevimizi kullanalım son çaremizi
Hala anlamıyorsa;
gömeriz onu yıllara…
Ah be İstanbul bir
masalmış yaşadığım;
Okumuşum sayfa
sayfa…
Al bitti işte,
geldim sonuna
Gökten üç elma
düşmedi, bu aşkın sonu neden mutlu bitmedi !!
Gücüm bitmek üzere
mantığım aşka teslim,
Karşımda sevdiğim ,
ellerinde kalbim
Dayanmak ne kadar
güç bilir misin ?
İstanbul’um benim
görkemli nefesim
Yardım et
bana,aşkın karşısında yılgın bırakma
Sessiz diz
çöküşlerimde tut ellerimden, gururumu vur yüzüme
Beni aşkla bırakma,
sınama…
Sen kal İstanbul
hep yanımda;
Boğazınla,
denizinle, kulelerinle sar beni
Öyle dalgalar
çıkart ki duymasın hiç kimse hıçkırıklarımın sesini…
Sevdim, belki de en
büyük suçu işledim,
Kapat beni de bir
kuleye
Ben zaten aşkın
esiriyim
Böyle acı
çekeceğime yaban ellerde
Kapat beni kulene
Bari senin kucağında
sönsün nefesim…
Yazarın
Sonraki Yazısı