Çağların Sinsi Hastalığı Irkçılık 3
Yüce Rabbimiz Kur'ân-ı Kerim Hucurât Suresi 10. ayetinde; "Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz." Buyurulmaktadır.
Peygamberimiz (s.a.v) de bir hadis-i şeriflerinde: "Sizden biriniz kendisi için sevdiği bir şeyi Müslüman kardeşi için de sevmedikçe tam iman etmiş olmaz" buyurmuştur.
İslamiyet üstünlük iddialarının temelsiz olduğunu ortaya koymuş, tüm insanların Hz. Âdem (a.s.) ile Hz. Havva'dan yaratıldığını söylemiştir. İnsanların ırklara, kabilelere ayrılması da onların tanışmaları ve yardımlaşmaları amacına bağlanmıştır. İnsanların üstünlükleri inanç ve yaşama biçimlerine bağlıdır. Kim Allah'ın (c.c) emirlerine uyar, yasaklarından kaçınırsa o insan daha üstündür. Aynı inanç çerçevesinde birleşen insanlar kan bağları olmasa da kardeştirler. Buna karşılık aynı inancın paylaşılmaması durumunda baba ile oğul arasında bile bir yakınlıktan söz edilemez. İman etmediği için babasının çağrısına uymayan Hz. Nuh (a.s.) un oğlunun ailesinden sayılmadığı Hûd suresinin 46. ayetinde belirtilmektedir.
Aynı inancı paylaşan müminler küfrü tercih etmeleri durumunda ne babalarını, ne de kardeşlerini velî edinebilirler. Tevbe Sûresinin 23. ayeti buna işaret etmektedir. Mücadele Suresi 22. ayeti kerimede: "Allah'a (c.c) ve âhiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları da olsa- Allah'a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin…" diye buyurulmuştur.
Peygamberimiz (s.a.v.): "Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız. Âdem'de topraktan yaratılmıştır. İnsanlar babaları ve dedeleri ile övünmekten vazgeçsinler. Çünkü onlar Allah nazarında küçük bir karıncadan daha değersizdirler." (Tirmizî)
"Allah kıyamet günü sizin soyunuzdan sopunuzdan sormayacaktır. Şüphesiz Allah katında en üstün olanınız kötülüklerden en çok sakınanınızdır." (Müslim, Birr 33)
"Allah sizin mallarınıza ve şekillerinize bakmaz, fakat o sizin kalplerinize ve amellerinize (eylemlerinize) bakar." (İbn-i Mâce, Zühd 9)
İslamiyet getirdiği evrensel kardeşlik ilkesiyle cahiliye döneminde şiddetle hüküm süren ırkçılık âdetini yok etti. Romalı Süheyb, Habeşli Bilal, İranlı Selman ile Arap Ebubekir'i bir gördü, onları İslam kardeşliğinde birleştirip kaynaştırdı.
Peygamberimiz (s.a.v.): "…Kim kör bir sancak altında savaşır, asabiyet dolayısıyla öfkelenir, asabiyete çağırır veya yardım eder de bu halde iken öldürülürse, ölümü cahiliye ölümü olur." Buyurmuştur. (Müslim, İmare 53)
Irkçılık (asabiyet, kavmiyetçilik, şovenistlik) kör taassuptur. Haklı haksız olduğuna bakmaksızın kişinin kendi kavmine arka çıkması ve haksız olmasına rağmen körü körüne onu desteklemesidir. Kişinin kendi kavmini sevmesi asabiyet değildir.
İnsanların farklılıkları karşılıklı tanışmaya ve oradan hareketle Allah'ı tanımaya vesile olması amaçlanmıştır. Kişisel ve sosyal farklılaşmanın getirdiği özellikler birer üstünlük kaynağı olarak görülemez. Üstünlük iradî olmayan tabii özelliklerde değil, iradî olan dini ve ahlâkî duyarlılıkla, bunun ürünü olan güzel işlerde aranmalıdır. Allah haksız yere üstünlük taslayanların cezalandırılacağını haber verir. (Kasas Suresi ayet: 83–84)
Kehf Suresi 30. ayetinde insanların ancak kendi yaptıklarının karşılığını elde edebilecekleri, Allah'ın insanların ırk ve benzeri özelliklerine göre değil, inanç ve davranışlarına bakacağı, mükâfatlandıracağı veya cezalandıracağı belirtilmektedir.
İnsanların kendi yaptıklarına dayanmayan bir özellikten dolayı olumsuz bir tutum içine girmek bir iftira ve apaçık günah olduğu Ahzab Suresi 58. ayetinde belirtilmektedir.
Yine Rabbimiz Kehf Suresi 28. ayetinde İslam dininin sosyal statüde sınıf ayrılığı sistemini ret etmiş ve eşitliği temel prensip olarak kabul etmiştir. İslam, insana her türlü düşünceye dayalı seçimler yapma imkânı getirmiş, insanların atalarının ve ırkının körü körüne takipçisi olmasının önüne geçilmesini istemiştir. İnsanlar arasında ırk, renk, cinsiyet ve coğrafya farklılığı gibi fiziksel sebeplere bağlı bir değer ölçüsünden söz edilemez. Sadece takvaya bağlı olarak ruhlar arasında derece farkı olabilir. Ancak bu türlü fazilette sosyo-ekonomik ilişkilerde bir üstünlük hakkı tanımaz. Takvanın mükâfatı ahirette alınacaktır.
(Devam edecek)
Peygamberimiz (s.a.v) de bir hadis-i şeriflerinde: "Sizden biriniz kendisi için sevdiği bir şeyi Müslüman kardeşi için de sevmedikçe tam iman etmiş olmaz" buyurmuştur.
İslamiyet üstünlük iddialarının temelsiz olduğunu ortaya koymuş, tüm insanların Hz. Âdem (a.s.) ile Hz. Havva'dan yaratıldığını söylemiştir. İnsanların ırklara, kabilelere ayrılması da onların tanışmaları ve yardımlaşmaları amacına bağlanmıştır. İnsanların üstünlükleri inanç ve yaşama biçimlerine bağlıdır. Kim Allah'ın (c.c) emirlerine uyar, yasaklarından kaçınırsa o insan daha üstündür. Aynı inanç çerçevesinde birleşen insanlar kan bağları olmasa da kardeştirler. Buna karşılık aynı inancın paylaşılmaması durumunda baba ile oğul arasında bile bir yakınlıktan söz edilemez. İman etmediği için babasının çağrısına uymayan Hz. Nuh (a.s.) un oğlunun ailesinden sayılmadığı Hûd suresinin 46. ayetinde belirtilmektedir.
Aynı inancı paylaşan müminler küfrü tercih etmeleri durumunda ne babalarını, ne de kardeşlerini velî edinebilirler. Tevbe Sûresinin 23. ayeti buna işaret etmektedir. Mücadele Suresi 22. ayeti kerimede: "Allah'a (c.c) ve âhiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları da olsa- Allah'a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin…" diye buyurulmuştur.
Peygamberimiz (s.a.v.): "Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız. Âdem'de topraktan yaratılmıştır. İnsanlar babaları ve dedeleri ile övünmekten vazgeçsinler. Çünkü onlar Allah nazarında küçük bir karıncadan daha değersizdirler." (Tirmizî)
"Allah kıyamet günü sizin soyunuzdan sopunuzdan sormayacaktır. Şüphesiz Allah katında en üstün olanınız kötülüklerden en çok sakınanınızdır." (Müslim, Birr 33)
"Allah sizin mallarınıza ve şekillerinize bakmaz, fakat o sizin kalplerinize ve amellerinize (eylemlerinize) bakar." (İbn-i Mâce, Zühd 9)
İslamiyet getirdiği evrensel kardeşlik ilkesiyle cahiliye döneminde şiddetle hüküm süren ırkçılık âdetini yok etti. Romalı Süheyb, Habeşli Bilal, İranlı Selman ile Arap Ebubekir'i bir gördü, onları İslam kardeşliğinde birleştirip kaynaştırdı.
Peygamberimiz (s.a.v.): "…Kim kör bir sancak altında savaşır, asabiyet dolayısıyla öfkelenir, asabiyete çağırır veya yardım eder de bu halde iken öldürülürse, ölümü cahiliye ölümü olur." Buyurmuştur. (Müslim, İmare 53)
Irkçılık (asabiyet, kavmiyetçilik, şovenistlik) kör taassuptur. Haklı haksız olduğuna bakmaksızın kişinin kendi kavmine arka çıkması ve haksız olmasına rağmen körü körüne onu desteklemesidir. Kişinin kendi kavmini sevmesi asabiyet değildir.
İnsanların farklılıkları karşılıklı tanışmaya ve oradan hareketle Allah'ı tanımaya vesile olması amaçlanmıştır. Kişisel ve sosyal farklılaşmanın getirdiği özellikler birer üstünlük kaynağı olarak görülemez. Üstünlük iradî olmayan tabii özelliklerde değil, iradî olan dini ve ahlâkî duyarlılıkla, bunun ürünü olan güzel işlerde aranmalıdır. Allah haksız yere üstünlük taslayanların cezalandırılacağını haber verir. (Kasas Suresi ayet: 83–84)
Kehf Suresi 30. ayetinde insanların ancak kendi yaptıklarının karşılığını elde edebilecekleri, Allah'ın insanların ırk ve benzeri özelliklerine göre değil, inanç ve davranışlarına bakacağı, mükâfatlandıracağı veya cezalandıracağı belirtilmektedir.
İnsanların kendi yaptıklarına dayanmayan bir özellikten dolayı olumsuz bir tutum içine girmek bir iftira ve apaçık günah olduğu Ahzab Suresi 58. ayetinde belirtilmektedir.
Yine Rabbimiz Kehf Suresi 28. ayetinde İslam dininin sosyal statüde sınıf ayrılığı sistemini ret etmiş ve eşitliği temel prensip olarak kabul etmiştir. İslam, insana her türlü düşünceye dayalı seçimler yapma imkânı getirmiş, insanların atalarının ve ırkının körü körüne takipçisi olmasının önüne geçilmesini istemiştir. İnsanlar arasında ırk, renk, cinsiyet ve coğrafya farklılığı gibi fiziksel sebeplere bağlı bir değer ölçüsünden söz edilemez. Sadece takvaya bağlı olarak ruhlar arasında derece farkı olabilir. Ancak bu türlü fazilette sosyo-ekonomik ilişkilerde bir üstünlük hakkı tanımaz. Takvanın mükâfatı ahirette alınacaktır.
(Devam edecek)
Çağların Sinsi Hastalığı Irkçılık 3 başlıklı yazı Ali ÖZKANLI tarafından
11.10.2009 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 7
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.