Ey yar! Muhtaç
edersen beni ağyara,
Sana meftun
olan bu gönlüm girer sıkıntı ve dara.
Sevdalı gözlerle
bakmazsan bana,
Şifa bulmaz
sevdalı gönlümdeki bu yara.
Ey yar! Bırakırsan
şirin uykulara beni hasret,
Kalmaz bende
basiret.
İşin kolayına
kaçmadan sende sevmezsen beni,
Şanı yüce
yaradan etmez sana mağfiret.
Ey yar! Çıkmazsan
aşkın yoluna aşk ve şevkle,
Sevdalı günlerin
geçmez zevkle.
Sevilmenin
hakkını gerektiği gibi verirsen,
Özlemini çektiğin
mutluluk gelir eski bir çul ve kuru ekmekle.
Ey yar! Çekmezsen
sevdalı gözlerine aşkın sürmesini,
Yaşayamazsın
asla tarihe mal olacak bir sevdanın ceremesini.
İnsanlar
anlatmakla bitiremezler,
Yaşadığımız
bu sevdanın hayat hikâyesini.
Ey yar! Yazmazsan
en manidar aşk şiirlerini,
İstesen de
temizleyemezsin gönül kirlerini.
Yar firakı
yakıyorsa sevdalı gönlünü,
Dertleşmek
için ararsın fellik, fellik birilerini.
Ey yar! Anlatmazsan
balların hası dökülen dilinle kendini bana,
Üzülüp kahrolur
sevdayı bilen şefkat abidesi her ana.
Muhabbet fedaisi
olmayı şiar edinmezsen,
Husumet duyguları
yerleşir damarlarında dolaşan asil kana.
Ey yar! Çizmezsen
kara kalemle aşkın tuvalinde sevdamızı,
Hayırla neticelendirmez
yerin göğün sahibi davamızı.
Naz ve
cilvenden vazgeçmezsen,
İçi dolu
mutluluklar doldurmaz yuvamızı.
Ey yar!
Vermezsen birlikte diktiğimiz aşk fidanlarının can suyunu,
Kurutursun
sevdaların dipsiz kuyusunu.
Sevda
mektebinde mahir bir öğrenci olmazsan,
Sen yaşadıkça göremezsin aşkın toyunu.
09/ Eylül/
2015