Gönlümüzü İnsana Doğru Ve Mescidi Aksaya Göre Ayarlamalıyız
Gönlümüzün Ayarını İnsana Doğru Ve Mescidi Aksaya Göre Ayarlamalıyız
Yaşadığım
dünyada nefreti toprağa gömeceğimize farkında mısınız kardeşliği birlik
beraberliği toprağa gömüyoruz!Kafamızın içinde dünya sevgisi fırtınası estikçe,
dünyaya daha çok meyil ettikçe, Yüce Kur'an Nur Sünnet ve imandan ve onun
merhametinden ve kardeşliğin bağından uzaklaştıkça uzaklaştık, hiç yakın olarak
bir araya gelemedik. İşte yine Filistin de Mescidi Aksaya Siyonist İsrail
kirli ayakları ile ezerken hala o Siyonist ve onun destekçilerine bir ders
vermekten uzakta hala olayı anlamaktan uzak, düz yolda patinaj yaparak
birbirimize uzak düşmenin sevincini yaşarken Mescidi Aksaya ve Filistinli
kardeşime yapılan zulmü görmezlikten gelerek yaşamaya devam ediyoruz. Nur
Kur'an ile bir zamanlar gönüller sarılırken, zalimin haddi bildirilirken,
şimdilerde bu unutularak herkes kendi ülküsünü kardeşlik ile belirlemesi
gerekirken, nefsine ve dünyaya olan meyilli ile ülküsünü gayesini unutmuş
durumdadır.
Dünyanın huzur atmosferini bozanları görmezden gelerek, huzurun ne olduğunu
unutarak, mazlumların ağlamasına seyirci kalınarak, kardeşliğin imanın
derinliğindeki merhametten uzak, kaosla, içlerimizi ürperten kin nefretle haşır
neşir olarak, kardeşliğin kapısını edepsizce kapatarak yaşamaya devam
ediyoruz.
Dünya kendisini kurtaracak bir kurtarıcı içinde çıkarmaktan aciz değil ama gel
gör ki, kurtarıcı olarak çıkanı da yerden yere vurmak için bekleyen biz çamura
yatırmanın hazırlığında olduğumuz için çıkmasını beklemekte abes
olacak galiba! Hala ıstırap dolu gecelerde yatarak, ufkumuzu karartanların
safına geçerek safımızı yönümüzü kaybettik, ruhumuz yönsüzlüğümüzle paramparça
olurken, düşmanın yanında olduk ya da düşmana karşı savunma alacak bir oluşumun
içinde olmadık, hayata ait ışık olan ruhumuzdaki ışık sönmek üzere hala
karanlıkta kalmayı kabullenerek düşmanı adeta alkışlayarak Mescidi Aksa da,
Suriye'de, Myanmar da, diğer ülkelerde Müslümanlara yapılan zulümleri görmezden
gelerek adeta alkış tutuk düşmana...
Konforu yan gelip yatmayı söyleyen şeytanı lüks koltuklarda oturtarak, bizde
dizinin dibinde aşağılanmanın ezilmenin esareti ile sırıtarak şeytan ve
yardakçılarına gülümsüyoruz, ağlamamız gerek halimiz için. Gönlümüzün ayarı
insan doğru değil, nefis şeytan dünya malına ayarlamışız, hissiz duyarsız
besili inek gibi beslenerek kesilmeyi bekliyoruz edepsizce... Düşmanın şeytanın
bizi yok eden asansörüne binerek kardeşliğimizi katl ederek hala yaşadığımızı
sanıyoruz. Gönlümüzün ayarını insan doğru ve Mescidi Aksaya göre
ayarlamalıyız.Kudüs, vahye dayanan bütün kutsal dinlerde kutsal sayılan bir
şehirdir biz Müslümanlar için. Bunun başta gelen sebebine gelince Yüceler
Yücesi Yüce Allah'ın insanları doğru yola iletmeleri için gönderdiği ve
görevlendirdiği peygamberlerin birçoğunun ise bu şehirde yaşamış olmasından en
azından hayatlarının bir bölümünü bu şehirde geçirmiş olmalarından
kaynaklanmaktadır. Ayrıca bu peygamberlerden bazılarının ise ibadet için mabet
olarak kullandıkları mekânlar da bu şehirdedir yani Filistin'dedir.
Kudüs, İslâm'i hayatımızda yaşantımızda Müslümanlar için özel bir yere ve
kutsiyete sahiptir. Müslümanların ilk kıblesi olan yönü gönlü olan Mescidi
Aksa'yı bağrında nuruyla barındırması ve Resulullah (s.a.v.)'ın isrâ ve miraç
mucizesine şahit olması bu üstünlüğünün gönlümüzde yer etmesinin sebeplerinin
en başında gelir. Yüce Allah, Nur Kura'nı Kerim'de şöyle buyurur: "Kulunu,
kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan
çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksaya yürütenin şanı pek yücedir."
(İsra, 17/1) Burada dikkat edilirse iyi okunursa Mescidi Aksa'dan
"çevresini mübarek kıldığımız" bir şeklinde söz edilmektedir. Mescidi
Aksan'ın çevresi ise başta Kudüs sonra diğer Filistin topraklarıdır mübarek
olan topraklardır.
Şimdi bu ayetler ve Mübarek topraklar için bir parça kalan onurumuzu
yitirmeden, duvara toslayan zalimin kafasına duvar değmesin diye çaktığımız
yastıkları sökerek, yerde debelenen düşman yerine sen dur sen az güçlüsün sen
dur senin yerine biz yerde debeleniriz fikrini aklımızdan silerek, dondurucu
soğukluğu ile yüreğimizi soğutan kibri ateşlerden yakarak, tekrar Nur Kur'an ve
nur Sünnet ve imanın nuru "Kardeşliğimizle" birbirimize sarılarak,
düşmanları yok etmeliyiz, onların hain planlarına uymaktan vazgeçerek, Kardeşliğimizle
yeniden dirilmeliyiz. Dünyada kardeşliğimize sahip çıkarak, düşmanın
nefretine son noktayı kardeşliğimiz ile koymalıyız. Saflarımız sıkı sıkı
tutarak yönümüzü hakka dönerek, Müslüman olduğumuzu dünyaya göstermeye
çalışalım...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.