Ah vicdansız, sen sensizliği yaşamadan beni sensiz bıraktın gittin, bilmem bensizliğe nasıl alıştın! Zamanı giderken durdurdun da gittin sanki mevsimleri aldın sakladın gittin, bari giderken onları götürmeseydin, seninle dolu olan zamanı yaşar, mevsimlerde kokunu alır az bu gönlümü avuturdum ah zalim!
Gitme dedim yalvardım, kal dedim gittin,
şimdi gel demeye tekrar seni aramaya varmıyor ayaklarım, viran bir odanın
içinde sensiz viraneliği yaşıyorum. Yüreğinde bir damla hiç vicdanda yoktu
insafta yoktu, insan kendisini bu kadar çok seveni, nasıl terk ederde gider,
aklım almıyor, bunu bana anlatacak bir tercüman bile bulamıyorum...
Mezarının başında sadece gözyaşı döküyorum,
neden benden önce gittin, sanma isyan ediyorum, elbet doğduk ölmek için ama
neden önce sen terk ettin beni, sensiz bıraktın laftan anlamayan gönlüme bunu
anlatmaya çalışıyorum ama anlatamıyorum... Boşluğa düşerken gönlüm sensiz
feryat figan içinde, sensizlikle baş etmek için gece gündüz mezarın başında
toprağa sinen kokunu koklayarak kendimi avutuyorum sevgili...
Son defa sensiz atan kalbime suni teneffüs yaparken
acısından kurtulmak için ne yapsam boş biliyorum, serseri bir deli gibi
sensizliği yaşıyorum, yanına beni götürecek o Azrail meleğini bekliyorum,
üzülme sevgili bende geleceğim, kavuşacağız yine yan yana göz göze olacağız
eskisi gibi...
Gönlümü boşluğa mezarının başına diktim, sen
her baktığında göresin seni nasıl özlediğini bilesin diye bakınca göresin diye
mezarının yanında bırakıyorum sevgili...
Çıksam sensizliği haykırsam yüce dağ başında
Dağlar parçalanır yıkılır şehirler korkuyorum
Yüreğimde saklıyorum sensizliği yüreğim
parçalansa da
Yansa da yüreğim sevginle yanıyor sen kokuyor
_
________Selam ve dua ile...