ASLIN NERELİ GÜLÜM
Deve dağının eteklerinde bir filiz
Gülün tomurcuk olduğu bir köy
Sırma saçlar belden aşağı siyah
Koşar coşar al al olur yanakları
yanakları al kiraz dudaklar sanki
Gonca tomurcuk daha küçük
Çıplak ayakları maral sanki
Ceylanlar imrenirdi bu çocuğa
Bu köyün yaramaz becanı işte
Sınır tanımaz çıplak ayakları
Dereleri deniz sanırdı sanki
Akar çayları kıyılarında arı petekleri
Bu gonca gülün küçük yüreğinde
Devleşen düşüncesi küçüktür
Sıcacık anne kucağında daha
Gonca gül rengi belli değil daha
Sırtını ulu bir dağa dayamış
Hüseyin küçüğün konağı baba ocağı
Ana kucağı küçüklerin konağı
Savaşın yorgunluğunu taşıyan konak
Karakol gibi kullanılan konak
Atadan kalma yadigar miras
Konağın serçe kuşu yaramaz becan
Sırlarla dolu o heybetli konak
Bayırlarında 6 yaşında bir gonca
6 yaşında becan gurbetin çocuğu
Zamanı gelir bitlisin beyaz karlarına
Beyaz karlarına düşen kardelen olur
DEFTERİN SESİ ESENGÜL.ÇELEN