Elektirikler kesilmişti,mum ışığında ,ışıklaları beklerken ,kütüphanemin çekmecesi açık

kalmıştı,kapatmak isterken eski bir mektup gözüme takıldı.Buruk bir heyecanla kapalı zarfı

açtım,ışıklandı gözlerim gecenin tılsımında...

Ne güzel başlamıştı o güzel gün,tel örgülere takılmıştık ya;beyaz gül gibi solmuştuk solmasına

da sıcak yazın gecesinde yasemen kokularıyla uyuya kalmıştık gün doğumuna kadar...

Yasemen çiçekleri yoktu ki,bahçelerde. Yasemen kokusu var demiştin,Mısır’lım Farsça isimler

takmıştın bana ,hani adım yasemendi ya. Geleceksen gel şimdi kurttuğun yasemene can suyu ver.

Buz dağlarında kardelener açmadan gel,kar yağıyor benim şehrime oysa .Kum fırtınalarıyla

bir kum tanesi olda gel,güneşleri yakala piramitlerden ...

Firavunların gazabından kurtar beni,gel hadi kum çiçekleri topla sahralardan,kırık

beyazından.

Bıraktığın yerdeyim ,ikliminde mevsim, sayfaların arasında bitmeyen kalemimle ,

çöl susuzluğunda

can suyu ver YASEMENE ,kervanlarla gel ...

Oya Gedik
Eski bir mektubun sayfasından...
( Eski Bir Mektup ! başlıklı yazı Oya GEDİK tarafından 29.11.2009 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu