Sır Gibi Seversen Eğer Muradın Gerçekleşir
Aklımıza gelmeyen ve yanımızda
taşıyamadığımız “Sırdaş” olmanın güzelliğinden mahrum olmamız en büyük suçumuz
ve hatamızdır. Karanlık geceler gibi arkadaşımızın dostumuzun arkadaşımızın
veya komşumuzun sırrını saklamamız gerekirken, bizler doğan güneş gibi açığa
çıkarmanın peşinde olmamız, bizim güvenilir olmamıza engel teşkil etmektedir. Hiçbir
dostun arkadaşın veyahut komşumuz yanımızda derdi sırrını bize anlatırken,
omuzunda ağlayan kaç insan vardır? Ne
güzel söylenmiş bir sözdür: Dostun arkadaş
veya komşunun sırrını saklamakta devam edersen ve daima tedbirli olursan sır;
senin kölen olur. Yok, onu söyleyecek olursan, o zaman sen onun kölesi olursun.
Yine: Her sırrını dostuna söyleme, günün birinde düşmanın olmayacağını nereden bilirsin? Denilerek insanoğlunun ne kadar güvenilmez olduğunu bu sözlerle büyüklerimiz ifade etmiştir. Güvenilir emin olmak Müslümana has ve Âlemlere Rahmet Nurdan Resul’ün özelliği değil midir? Bizlerde ona Ümmet olan insanlar olarak, âlemlere Rahmet Resulün peşinden giderken bu özelliğini alarak yaşamak ve yaşatmak birinci özelliğimiz olması gereklidir. Gönüllerin dostu Mevlana ne güzel söylemiş: Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize kırıkları sarıp onarmak sırları örtmek yaraşır. Devam etmiş gönül dostumuz Mevlana: Unutma, sır gibi seversen eğer muradın gerçekleşir. Çünkü tohum, toprağa gizlenirse yeşerir.
Kuru iken
yeşermek ne güzel… İşte böyledir gönül dostu kardeşlerimiz nedense hayatı
insanı anlamaya çalıştıkça, hep o kıyamadıklarımız kıyar bize bazen hiç
ummadığımız bir anda, karşımızda bize bakarken kurşun sıkmayanlar, arkamızı
döndüğümüz anda kurşun sıkacak kadar bir sırrın güzelliği kadar nefretini
kinini unutmaktan aciz, af etmenin kardeşçe yaşamanın güzelliğinden umutsuz, yıkarak
yaşamanın peşinde.
Yüce Allah biz kullarına: Ey iman edenler,
sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar size kötülük ve zarar vermeye
çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve
düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise,
daha büyüktür. Size ayetlerimizi açıkladık; belki akıl erdirirsiniz. (Ali İmran
Suresi, 118)
Unutmayalım
ki bu hayatta en güzel olan her şey bir güvenle başladı. Çevresindeki herkesin
el-emin dediği Âlemlere Rahmet peygamberimiz yaktı ilk cana can olma emin
olmanın ateşini. Bizler o peygamberin ümmeti isek eğer O’nun bu nurlu yolunun
yolcuları isek, emin olmalıyız sırları taşımalıyız hayatın yükünü taşır gibi olmalıyız.
İnsanlığın ve kendimizin bunu yaşayarak ve yaşatarak hayatımıza gerçekten bir
anlam katmaya onu gönlümüzde taşıyarak bu hayatımızı sürdürerek sona erdirmeye
ihtiyacımız var. Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç

- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.