Sen...
Toprağa
Ne kadar hor bakarsan bak
Elbette bir gün seni bağrına basacak
Korku ve endişen seni o an yalnız bırakacak
Akrep, yılan ve çıyan senin tenini ne yapacak, rızkını arayacak
Ruhuna azap olarak yaşatılacak her ne varsa düş olmaktan çıkacak
İşte o zaman nefsin bizzat düştüğün hale yabancılaşacak, akıl ve irade suskun kalacak
İmam kabirde ne kadar takın verirse versin tuhaf ve anlaşılmaz olan ruhunla konuşacak peki, kim buna inanacak

Yorgundu...
Kendi halinde solgundu
Bir ömür umutlarına tutundu
Sabrın sadrında şahit olmak için farktı
Hiç şikayet etmeden yaşadı, kanaat yanındaydı
Edep ve kalbi hassasiyet sevdasına meftun eden aşktı
Ruhunun vecdinden tezahür eden hicran ne olursa olsun vuslat aşikardı
Ölümden kimler korkardı, her lahzada ölümle barışık olan zaten dünya hevesinden arınmıştı
Çok küçük bir meskende kalıyordu, bazen bacasından duman çıkıyordu, uzak bir mesafede yaşamaya adanmıştı

Yaşlı adam...

Elindeki gülle bekliyordu
Kim bilir ne muradı için seviniyordu
Akıp giden zamana, toprağa düşen tohuma güveniyordu
Deryada ne kadar hırçın dalgalar olsa da, arınmak için fırsat biliyordu
Onca zaman yazdığı nameler saklıydı, ruhundan nükseden hicran dinmiyordu
Göçüp gitmeden bilinsin, saklı sırlar ifade edilsin, düşünceler kimseye zarar vermeden yüzleşilsin istiyordu

Mustafa Cilasun
( Toprağa Hor Bakma başlıklı yazı Yazan Adam tarafından 24.02.2017 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu