Görebilsem rüyamda, üç asır göremedim?
Gelmek için bağrına, gür çağlasam Ey Nebi !
Sana gönül servetim, muttasıl veremedim
Vermek için uğruna, çok ağlasam Ey Nebi !
Seni anlamaz başı,ben neylesem? Ey Nebi !
Bana da bir tebessüm, gül açan şehirlerde...
Zihnimi tetikleyen, kararmış şualarla
Karîhayı gevşettim ,bir ahraz eşiğinde
Fikrimi temizleyen,nur saçan dualarla
Masivayı def ettim, gördüğüm ışığında
Nefessiz yapsam koşu,köy köylesem Ey Nebi!
Beklesem her geceyi, açacak seherlerde...
Omuz üstü başım var, serebilsem yoluna
Sana bakan gözlerle, ağlasam damla damla
Kanatlanıp uçarak, konabilsem gülüne
Dahi naat söylesem, bağırsam gür nidamla
Sana akmayan yaşı,yok eylesem Ey Nebi !
Peşinden koşar adım, yüzsem o bahirlerde
Kelâmına can veren nice ensar muhacir
Yollarına ram oldu, arınmış kaygularla
Mübeşşer ashabın ve dahi onca tacir
İzinde giz oldular, ebedi duygularla
Çatmadığın her kaşı,hep söylesem Ey Nebi!
Salat’u selam sana, batında zahirlerde
Seni yazmayan kalem, ta kökünden kırılsın
Mürekkebi kurusun, kağıtları kırışsın
O diller sussun ebed, hakikatte dirilsin
İhsan kapısın çalıp; arş alâda yarışsın
Sana atılan taşı, Ben eğlesem Ey Nebi !
Bu fikrim sebebine, sahip çık ahirlerde...
Salât sana Ey Nebi,! Selâmlar olsun sonsuz
Her şeyin tadı sensin, yaşanmıyor hiç sensiz