Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Garip Acımalar


 

           Bizler merhametli insanlarız. Yeri gelir evladımızı, anne- babamızı veya kanadı kırılan bir kuşa bile acırız. Fakat, acıdığımızı sandığımız işlerden daha çok ziyanın olduğu zamanlar da olmuyor değil. Çocuğumuzu acıdığımız için aşı yaptırmadığımızda ihmal yoluyla onun hasta olmasına yol açmıyor muyuz?

           Zahide teyzem, çocukluğunda günün birinde yayladan inmiş ve bir kiraz ağacına çıkmış. Kiraz yerken, yakından geçen bir komşu çocuğu:

-Aha seni Şamil Dede’ye haber vereceğim, der. Teyzem, çok titiz bir insandı. Der- demez, inmeye çalışırken, ağaçtan düşer, kolunu kırar.

O zamanın şartlarında doktor yok, yol yok, hastane yok. Dedem, sırıkçıya da götürüp,  sardırmaz, acı çekmesin diyerek. Kolu, sakat kalır. Bir ömür, o sakat koluyla yaşar. Bir anlık acıya dayanamama düşüncesi bir ömür, acı çekmesine yol açar.

 

         Çocuğumuzu sabah namazına uyandırmak istemeyiz, uyusun, dinlensin diye.

Fakat fabrikaya işine gitmek için alelacele uyandırmıyor muyuz? Dünya hayatı, ebedi hayattan çok mu evladır?

       Eskiden çocukları, özellikle kızları okula yollamazlardı. Akıllarınca acıyorlardı ana- babalar. Onun cahil kalması daha mı önemsiz?  Kimini de evlendirmezlerdi acıdıkları için. Oysa, bir yuva kurması daha hayırlı değil mi?

         Vaktin birinde bir hemşehrimle söyleşiyoruz. Diyor ki:

-Babam, beni okutmadı. Sen biraz cılız olduğun için ezilirsin, dedi.

-Kardeşimi okuttu. O öğretmen oldu, ben köyde kaldım.

Acıyoruz ama acımıyoruz.

Muhammet AVCI 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Garip Acımalar

yanık ozan yanık ozan