Gönülde Fikirde Hissederek Yazanlar
Gönülde Fikirde Hislerde Hissederek
Sancıyı Çekerek Yazanlar
Fikir sancılarımızın dermanı, aklımızda
gönlümüzde silinmez izler bırakan son asrın ihtişamlı kahramanı olarak yer eden
üstatlar Mehmet Akif, Necip Fazıl üstatlar gitti, geride izler bıraktı. Bozulmuş
küflenmiş fikirleri ret ederek yerine taze fikirleri inşa ederek gittiler…
İman dolu gönüllerinde imanla
haykırarak gittiler…
“Korkma “diyerek gitti…
“Medeniyet dedikleri tek dişi
kalmış canavar” Diyerek gitti.
Aç kapıyı haber var,
Ötenin ötesinden.
Dudaklarda şarkılar,
Kurtuluş bestesinden.
Biz geldik, bilen bilsin.
Gönül gönül girilsin.
İnsanlar devşirilsin,
Sonsuzluk destesinden.
Necip Fazıl Kısakürek
İşte nadiren yetişen şairler vardır
onların gönülde fikirde hislerde hissederek sancıyı çekerek yazarlar, fikri ve
hayâllerinde yarınlara dair vücuda getirdikleri kutsi değerlerin manasıyla,
yazar ve tesir eder, bu duygu ve hislerin coşkun olan heyecanını kelimeler
anlatamaz ki burada birkaç söz ile tarif edilemeyeceğim kadar derindir,
manalıdır anlamlıdır…
Cennetimiz içimde saklı dediler kaçmayın,
açın kapısını bakın…
Dışınızdaki cehennem kaçtığınız
söndürmediğiniz sürece yakar dediler…
Rengi simsiyah bir bulut gibi
yağmur doluysanız yağın ya da gölge etmeyin dediler…
Ufalmasın yüreğinizdeki merhamet
insanı sevmek dediler…
Yalnızlık kadar kalabalık kocaman
bir hüsranı taşımayın gönlünüzde, hüsrana uğrarsınız dediler…
“Kötürüm olan düşlerim ve soytarı
ölü nefsim ve bağdaş kurduğum bir hayal dünyası üstelik ta dört yaşından beri
hayal kurmanın da fiyaskosu bildiğim zengin iç dünyam oysaki ben bir Hint
fakiri gibi tutuşmuşum ve fakir sözcükleri peksimet tadında neşredip piştiği
bir ocak misali aslında dünyanın da en zengin insanı olmaya kanat açmışım. Yıldız
Gülüm”
İşte kelimelerle hislerle
duygularla yaşayan ve yaşatan yazarlarımız, düşlerimize ortak olanlar, sancıları
çekenler…
“Bazen öyle yaşananlar vardır
ki,
Para versen alamazsın, yorar
ki…
İnsan ruhu böyledir yok
benzeri!
Pürüzsüz çam ormanında
yaşarsın:
Yaylasında her an nefes
alırsın,
Düşünmeden yeşiline dalarsın,
Ot rengine sadık, görsen
fıtratı!
Saffet Kuramaz”
“Uzun ince bir yola çıktım,
yürüyorum,
Heybem omuzum da ya nasip diyorum,
Yüküm ağır biliyorum...!
Teslimiyet var yolun sonunda,
Boynum kıldan ince bu yola,
İkrarla vuslata ermektir gayem...!
Karakız. P.Çetin”
“Farkına varmak farkındalık için
yazanlar okurken aydınlanıyorum.
Yine de oynuyoruz
ilk perdesi altmış küsur yıl önce
açılmış
Hayat sahnesinde
Kapalı gişe filan değil ha
Herkese açık
Kimin ne nasibi varsa alıp gidecek
Yönetmen gel bakalım dediğinde
Perde sona erecek...
Sonrası...
Yeter ki alkışlar olmasın
El açıp da bir dua kısacık
Bir Allah razı olsun yeter de artar
bile
Kimseler düşürmesin dile...
Ahmet Zeytinci”
Bir zamanlar civandık aşk od ’una
müptela,
Sevmeler bedavaydı yalnızlık def-i
bela.
Sabaha uyanırken şebistan-i safa da,
Hançer-i aşkı tattık zül de gördük
vefada.
Gülümsedik güneşe sevgiliyle tan
vakti,
Hicranı def eylerken vuslatla
yaptık akti.
Kötü söz söyleyene dil-i naçar
eyledik,
Ağzımızı açınca hep güzeli
söyledik.
Mehmet Fikret Ünalan
“Biz çok dolaşacaktık güneşin
girdiği sokaklarda
Sevginin mihrabına adım adım yükselirken
Huzur yarım göründü vaktin darlığında
Zaman yıkıp geçti ısınan yürekleri
Vuslat anlarını çalıp gitti elimizden
Sevilay Çartık”
Ötekiler az ilerideydi uzak değildi,
gönlümüz gibi kıraç tepenin arkasına saklanmamıştı yemyeşildi, o büyük gönül
şehrine yürüyenler yürümeye devam ediyordu izleri takip ederek gidecekti.
Gözlerimin hendeğinde sırra mazhar
olmuş perde
Bir kurtuluş arıyorum gülü hârsız olan yerde
Sen nerdesin âcizliğim âlemlerin şâhı nerde?
Say ki Şems'in Mevlâ'sına vardığı aşk hânesiyim
Say ki bir toz zerreciği yâhut inci tânesiyim
Güşta
Uçsuz bucaksız, masmavi gölün
gönüllerin kıyısında muhteşem hecelerle duygu dolu gönlü hissiyle mavi
dünyaları yazan Feride (Güşta)hanım kızımı ve diğer şiir yazan kardeşlerimin
unutulan gülüşü yazdıkları eserleri ile anlatırken, bizler okurken
aydınlanmamak mümkün mü? Tarihi satır satır anlamamız için yazan Sami kardeşim
ve diğerler kardeşlerim, üstatların yolundan insan dair bir sevinç mutluluk
katmak için adım adım yol alıyorlar, insanın yüzünün güzelliğini ruhunun taşırken
güzelliğini anlatırken söylerken kanıtlamak eğiliminden öte, tatlı dille
anlatanlara dış ve iç görünüşü anlatarak güzelliklerle dolu olmasını
söyleyenlere bu yolda olanlara selamlar.
Mehmet Aluç
Not: Diğer kardeşlerimi unuttum
sanmasınlar sıra ile giderken sizlerin eserlerine de dokunacağım, selamlarımla.
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.