Bazı
gelişler vardır
Bir anda
karşına çıkıverir
Sanki ilk
kez gündoğumu kızıllığını görürsün
Ya da ufkun maviliğini
ilk görüşün
Hangisini
yeğlersen
O geliş
neleri değiştirmedi ki
Çakıl taşlı
yollar yeşerdi
Kardelenler
göründü yamaçta
Hatta bülbül
şakırdadı yan tarafta
Bahar erken
düştü bu tarafa
Cemreler
sona ermeden daha
Gönlümde
bahar yeşerdi
Sanki kara
kış yoktu ortada
Bedenim
yandı tutuştu o anda
Ne suratıma
düşen mutluluğu sor
Ne dünya
meşakkatlerinden sıyrılışımı
Lodosa
bıraktım tüm dertlerimi
Kalmasın
eskinin anısı
Saf bir ben
kalsın
Arınmış
İşte o
gerçek benim ortada kalan
Tüm
sahteliğimden sıyrılmış
Elleri
semaya açılmış
Dudakları
kıpır kıpır
Ne de olsa
ilk duası huşu içinde
Ama tüm
yaşamların bir sonu vardı
Yeşil sarıya
sevdalandı
Aydınlıksa
karanlığa sardı
Gelişlerin
gidişi vardı
İşte canı
yakan da o andı
Çakıl taşlarının
ağlayışları sardı dağları
Kardelen
zamansız açışına ağladı
Lodos
dertleri taşıyamadı
Bedenim
orada kalakaldı
Bu gelişin
gidişi olmasaydı
Beni yetim
bırakmazdı
Yine yedim
feleğin tokadını
Gidişin bir
yarımı aldı
Bir yarım
kaldı cansız, kansız
Şimdi ne
yapsam faydasız…
27.02.2022 21:23
Yazarın