0Tuz Beş Sayfalık Mektup 3Bölüm
Sayfa 4
Dostum biraz da senin hali keyfinden bahsedelim, umuyorum ve diliyorum ki o karamsarlığın ve bıkkınlığın... Hayata küsmüşlüğün yerini eski haline sevecen,cıvıl cıvıl yurtta ,okulda neşe kaynağı olan eski kişiliğine dönmüştür.Nedir dostum bir sevda hezimeti insanı böyle mi yıkar...İnan senin o halini görünce aşktan meşkten kaçar olmuştum.Güvenim kalmamıştı kendime.Bilirsin çıktığım ve inandığım...Daha da ötesi evlilik hayali kurduğum biri vardı...Bayağı ciddi idik,ama senin halin beni korkuttu .Mesafeli durdum bir süre...Kızcağız en sonunda dedi ki;Ya birlikteyiz ya da değil,neden benden kaçtığını hissediyorum...Bir süre cevap veremedim,sonunda her şeyi olduğu gibi anlattım. Senin durumunu ve beni nasıl etkilediğini, hak verdi ve o günden sonra daha seyrek görüşmeye başladık. Biliyorsun işte sonucunu ...İmansız yolcu etmeye bile gelmedi,duydum ki okuldan atılanla işi olamazmış,öyle söylermiş,alacağı olsun...Döneceğim bir gün ona ve vefasız dostlara inat...Sen alınma gardaş sen benim en sadık dostumsun bunu biliyorum ,onun için sana içimi açıyorum.Sıkılmadıysan okumaya çevir arka sayfayı...
Sayfa5
Öff ki öf yine efkar bastı yak bir sigara, ya da al başını git insanlardan uzaklara... Birinci daha ehven be gardaş hiç olmazsa ölümü bir adım daha yaklaştırıyor insana.Dur lan ölüm diyince korkma...Artık yok öyle bir niyetim söz gelimi dedim.Artık küçücük dünyamda geçmişimle,sizlerle yaşayacağım orda ümütvar olarak...Biliyorsun ben öyle kolay kolay inanan biri de değilim.Hatta seninle bu konularda ters düşerdik.Yine de sen beni bu halimle kabul etme olgunluğunu gösteren ender faşolardandın.Gerçi biz de kitabi sosyalistlerdendik.Okuduğumuz bir kaç kitabın ,büyüklerimizin dolma fikirlerinin yetiştirdiği belki de çağın gerisinde kalan demode sosyalistlerden biriydim.Fikirlerimiz ayrı olsa da bakış açılarımız aynı değil miydi gardaş.
işte sendeki bu ufuk ve bakış açısıydı ki; olmayacak şey olmuş bir sosyalist gençle bir faşist genç canciğer dost olmuştu. Sakın yine küfretme sana faşist dediğim için,o ağız alışkanlığı be gardaş...Keşke her faşist senin gibi olsa...Biz on iki eylül sabahına kadar ne faşistler gördük eli silahlı,kan davalı...Malesef ne sosyalistler gördük,cephanelik gibi...Neyi paylaşamadılar,niçin birbirine silah çektiler,öldüler ,öldürdüler...Ta ki on iki eylül sabahına kadar...O silhları verenler kayboldu ne hikmetse,benim faşom,benim komom ortada sap gibi kalıverdi.Birileri de onları sapır sapır toplayıverdi,aynı hücreler mekanları oldu her iki grubun milliyetçi vatanseverlerine...Bir oyundu bu büyük aktörlerin oynadığı...Bizimkilerse figuran...
Sen bu oyunları bilen, bay bilen olarak kusura kalma fikir beyan ettiğim için ama şurdan burdan sanki yanımdaymışsın gibi sohbet ediyorum senle...
Sayfa 6
ya dostum sanki bir ardaymışız gibi ne güzel hasbihal ediyoruz senle. Sanki yanımdaymışsın gibi... İtirazlarını duyar gibi oluyorum zaman zaman da susuyorum.O melankolik halin geliyor gözümün önüne de ne diyeceğimi şaşırıyorum.Hele Hülya bahsi geçtiğinde ne hal alırdın,şimdi de öyle misin.Neyi vardı bu kızın seni bu kadar etkileyecek orda anlamadım,hala da anlamış değilim.Güzellik desen öyle ahım şahım bir güzellik yok,akıl desen son sınıfa gelen biri hiç bir zorluğa pes etmez,bunun gibi çekip gitmez...Vallahi anlamış değilim zoruna da gitse,dost acı söyler misali kusuruma kalma gayrı...
Herhalde artık sende o illetten kurtulmuşsundur, giden gider kalanlarla idare etmesini bil sen de...Yakışıklısın ağzın laf yapar,güzeller etrafında fırıl fırıl.O çiçek olmazsa başka çiçeklerden haz almasını bil sen de.Bilirim seni nesli tükenenlerdensin.Ama olmuyor gardaş doğruluk abidesi de olsan bir yere kadar,çıkarıyorlar adamı dinden imandan...Biliyor musun şimdilerde bizim evde yoğun bir kulis var.Anam ,babam fısır fısır bir şeyler konuşuyor.Anlıyorum ki beni tanımadığım bir akraba kızıyla başgöz etmek.Nasıl kurtulurum bilmiyorum ama bir yolunu bulmam gerekecek.Belki de senden yardım isteyeceğim,hazırlıklı ol.Bu arada benim vefasızı da görüyor musun bir punduna getirirsen çıtlatıver bu evlilik hikayesini gözlerinin içine baka baka… sen bilirsin işini.Kızlarından biriyle bir yoklama çekiver.Alınma be kızların diyince İnci,Melahat,Nilgün hani senin şu sınıf arkadaşların var ya...Onlar biliyorsun benim soysuzla aynı odada kalıyorlar.Bu işi en iyi de İnci kıvırır.
Şimdi diyeceksin ki bu ne lahana bu ne turşu… hem diyorsun ki bitti o iş hem de takibe al dediğini duyar gibiyim.Anla artık benim arsıza söz geçiremiyorum...
Sayfa 7
Bir yılbaşıydı hatırlar mısın senle birtakım planlar yapmıştık. Malum Erzurum'da yılbaşı kutlaması hiç de hoş karşılanmazdı.Ya evde biz bize kutlayacaktık ya da her zamanki yerimiz kafede...Sen Hülyayı ikna edememiştin ben de benim katırı...Onlara inat b planı uygulayacaktık.Hani şu yabancı dillerde okuyan kızları davet etmiştik eve,sonra da yakalanmıştık bizimkilere...
Seni bilmem ama ben çok uğraştım ikna edebilmek için şimdi itiraf ediyorum ; senin üzerine suçu yıkarak...
Kardeş bizimde eğlenmek hakkımız değil miydi? Gelmeyiz demediler mi? Ne yapalım yani, onlar gelmiyor diye o gün de mi evde pinekleyelim.Gerçi onların itirazı eğlenmemize değil,kızlarla olan eğlenmemizeydi.Neyse şimdilerde uslu duruyor musun,yine meleklerin etrafında dönüyorlar mı?
Oğlum inan seninki yine iyi kıskanmıyor. Ben olsam çıldırırım yahu...Her gün yanında farklı boyda,huyda güzel kızlar buna bir sevgili dayanır mı,pes vallahi...Yine iyi dayandı seninki...Anladık sınıf arkadaşlarını da işletmeden, fenden ,dişçilikten,tıptan her fakülteden arkadaş...Bunun sırrı ne anlayamadım ki...Öyle pek de yakışıklı değilsin,
cazibe merkezi olmanı bir türlü anlayamadım ya neyse...Şimdi yine basarız bam teline bir yığın fırça... Neyse ne …sonuçta benim sadık dostumsun ya... Daha neler var seninle yeniden paylaşacağımız, bekle sabret ve gör...
Dostum biraz da senin hali keyfinden bahsedelim, umuyorum ve diliyorum ki o karamsarlığın ve bıkkınlığın... Hayata küsmüşlüğün yerini eski haline sevecen,cıvıl cıvıl yurtta ,okulda neşe kaynağı olan eski kişiliğine dönmüştür.Nedir dostum bir sevda hezimeti insanı böyle mi yıkar...İnan senin o halini görünce aşktan meşkten kaçar olmuştum.Güvenim kalmamıştı kendime.Bilirsin çıktığım ve inandığım...Daha da ötesi evlilik hayali kurduğum biri vardı...Bayağı ciddi idik,ama senin halin beni korkuttu .Mesafeli durdum bir süre...Kızcağız en sonunda dedi ki;Ya birlikteyiz ya da değil,neden benden kaçtığını hissediyorum...Bir süre cevap veremedim,sonunda her şeyi olduğu gibi anlattım. Senin durumunu ve beni nasıl etkilediğini, hak verdi ve o günden sonra daha seyrek görüşmeye başladık. Biliyorsun işte sonucunu ...İmansız yolcu etmeye bile gelmedi,duydum ki okuldan atılanla işi olamazmış,öyle söylermiş,alacağı olsun...Döneceğim bir gün ona ve vefasız dostlara inat...Sen alınma gardaş sen benim en sadık dostumsun bunu biliyorum ,onun için sana içimi açıyorum.Sıkılmadıysan okumaya çevir arka sayfayı...
Sayfa5
Öff ki öf yine efkar bastı yak bir sigara, ya da al başını git insanlardan uzaklara... Birinci daha ehven be gardaş hiç olmazsa ölümü bir adım daha yaklaştırıyor insana.Dur lan ölüm diyince korkma...Artık yok öyle bir niyetim söz gelimi dedim.Artık küçücük dünyamda geçmişimle,sizlerle yaşayacağım orda ümütvar olarak...Biliyorsun ben öyle kolay kolay inanan biri de değilim.Hatta seninle bu konularda ters düşerdik.Yine de sen beni bu halimle kabul etme olgunluğunu gösteren ender faşolardandın.Gerçi biz de kitabi sosyalistlerdendik.Okuduğumuz bir kaç kitabın ,büyüklerimizin dolma fikirlerinin yetiştirdiği belki de çağın gerisinde kalan demode sosyalistlerden biriydim.Fikirlerimiz ayrı olsa da bakış açılarımız aynı değil miydi gardaş.
işte sendeki bu ufuk ve bakış açısıydı ki; olmayacak şey olmuş bir sosyalist gençle bir faşist genç canciğer dost olmuştu. Sakın yine küfretme sana faşist dediğim için,o ağız alışkanlığı be gardaş...Keşke her faşist senin gibi olsa...Biz on iki eylül sabahına kadar ne faşistler gördük eli silahlı,kan davalı...Malesef ne sosyalistler gördük,cephanelik gibi...Neyi paylaşamadılar,niçin birbirine silah çektiler,öldüler ,öldürdüler...Ta ki on iki eylül sabahına kadar...O silhları verenler kayboldu ne hikmetse,benim faşom,benim komom ortada sap gibi kalıverdi.Birileri de onları sapır sapır toplayıverdi,aynı hücreler mekanları oldu her iki grubun milliyetçi vatanseverlerine...Bir oyundu bu büyük aktörlerin oynadığı...Bizimkilerse figuran...
Sen bu oyunları bilen, bay bilen olarak kusura kalma fikir beyan ettiğim için ama şurdan burdan sanki yanımdaymışsın gibi sohbet ediyorum senle...
Sayfa 6
ya dostum sanki bir ardaymışız gibi ne güzel hasbihal ediyoruz senle. Sanki yanımdaymışsın gibi... İtirazlarını duyar gibi oluyorum zaman zaman da susuyorum.O melankolik halin geliyor gözümün önüne de ne diyeceğimi şaşırıyorum.Hele Hülya bahsi geçtiğinde ne hal alırdın,şimdi de öyle misin.Neyi vardı bu kızın seni bu kadar etkileyecek orda anlamadım,hala da anlamış değilim.Güzellik desen öyle ahım şahım bir güzellik yok,akıl desen son sınıfa gelen biri hiç bir zorluğa pes etmez,bunun gibi çekip gitmez...Vallahi anlamış değilim zoruna da gitse,dost acı söyler misali kusuruma kalma gayrı...
Herhalde artık sende o illetten kurtulmuşsundur, giden gider kalanlarla idare etmesini bil sen de...Yakışıklısın ağzın laf yapar,güzeller etrafında fırıl fırıl.O çiçek olmazsa başka çiçeklerden haz almasını bil sen de.Bilirim seni nesli tükenenlerdensin.Ama olmuyor gardaş doğruluk abidesi de olsan bir yere kadar,çıkarıyorlar adamı dinden imandan...Biliyor musun şimdilerde bizim evde yoğun bir kulis var.Anam ,babam fısır fısır bir şeyler konuşuyor.Anlıyorum ki beni tanımadığım bir akraba kızıyla başgöz etmek.Nasıl kurtulurum bilmiyorum ama bir yolunu bulmam gerekecek.Belki de senden yardım isteyeceğim,hazırlıklı ol.Bu arada benim vefasızı da görüyor musun bir punduna getirirsen çıtlatıver bu evlilik hikayesini gözlerinin içine baka baka… sen bilirsin işini.Kızlarından biriyle bir yoklama çekiver.Alınma be kızların diyince İnci,Melahat,Nilgün hani senin şu sınıf arkadaşların var ya...Onlar biliyorsun benim soysuzla aynı odada kalıyorlar.Bu işi en iyi de İnci kıvırır.
Şimdi diyeceksin ki bu ne lahana bu ne turşu… hem diyorsun ki bitti o iş hem de takibe al dediğini duyar gibiyim.Anla artık benim arsıza söz geçiremiyorum...
Sayfa 7
Bir yılbaşıydı hatırlar mısın senle birtakım planlar yapmıştık. Malum Erzurum'da yılbaşı kutlaması hiç de hoş karşılanmazdı.Ya evde biz bize kutlayacaktık ya da her zamanki yerimiz kafede...Sen Hülyayı ikna edememiştin ben de benim katırı...Onlara inat b planı uygulayacaktık.Hani şu yabancı dillerde okuyan kızları davet etmiştik eve,sonra da yakalanmıştık bizimkilere...
Seni bilmem ama ben çok uğraştım ikna edebilmek için şimdi itiraf ediyorum ; senin üzerine suçu yıkarak...
Kardeş bizimde eğlenmek hakkımız değil miydi? Gelmeyiz demediler mi? Ne yapalım yani, onlar gelmiyor diye o gün de mi evde pinekleyelim.Gerçi onların itirazı eğlenmemize değil,kızlarla olan eğlenmemizeydi.Neyse şimdilerde uslu duruyor musun,yine meleklerin etrafında dönüyorlar mı?
Oğlum inan seninki yine iyi kıskanmıyor. Ben olsam çıldırırım yahu...Her gün yanında farklı boyda,huyda güzel kızlar buna bir sevgili dayanır mı,pes vallahi...Yine iyi dayandı seninki...Anladık sınıf arkadaşlarını da işletmeden, fenden ,dişçilikten,tıptan her fakülteden arkadaş...Bunun sırrı ne anlayamadım ki...Öyle pek de yakışıklı değilsin,
cazibe merkezi olmanı bir türlü anlayamadım ya neyse...Şimdi yine basarız bam teline bir yığın fırça... Neyse ne …sonuçta benim sadık dostumsun ya... Daha neler var seninle yeniden paylaşacağımız, bekle sabret ve gör...
0Tuz Beş Sayfalık Mektup 3Bölüm başlıklı yazı Lütuf VELİ tarafından
14.04.2010 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.