Şairin Günlüğü 24 06 13 Pazartesi
Z Arkadya Günlükleri 24.06.13 Pazartesi
24.06.13
(PAZARTESİ)
‘Tanrım sana geliyorum; çünkü öyle sanıyorum ki seni tanımanın dışında ne varsa hepsi boştur, manasızdır.’ diyor Andre Gide.’Nurlu yollarında bana rehber ol’.Altını çizmişim bir çok cümlenin olduğu gibi.
Emekli olmak, kendimi öte dünyanın yolculuğuna hazırlamak. Bunu yapabilir miyim acaba? Boş kalınca daha mı zor olur bu, kolay mı bilmem. İkramiyeye ihtiyacım da yok değil hani. İnşaatımı bitiririm. Eksilen maaşımı telafi eden bir yatırım olur.
Az çok tanıdığım bir din görevlisi emeklilik hayalleri kurarken ölmüş. Yeni öğrendim. Kendi kaderimle bağlantı kurdum. Emekli olanlar "yapacak işin yoksa1 diye başlıyorlar sakın. Benim yapacak işim var; inşaat. Sonra bir eğitim kurumu açmak gibi fikirlerimde yok değil. Bir ana okulu ve kreş. Yahut bir etüt merkezi.
Arada bir kitaptan parçalar okuyabiliyorum. Günlük yazıyorum. Gazetemi okuyorum. Eşim dostumla sohbet ediyorum. İbadetlerime devam ediyorum.
"Her baktığım şeyde Tanrıyı görüyorum" diyordu Andre Gide ‘Dünya Nimetleri’ nde. Yıllar önce okumuştum. Aklımda bu cümle kalmış. Çok sevmiştim o eseri. Kitaplığımda bulsam o küçücük kitabı yine okumak isterim. İslam Tasavvufuyla örtüşen bir yaklaşım bu sözler.
O iyi bir Hristiyan yazar. Günlük ’ünü de yıllarca elimden bırakamamıştım. Hala da ara sıra ele alıyor, bazı parçalarını okuyorum.
'Kalpazanlar' romanı beni şaşırtmıştı. Akıcı bir dil ama aşka yaklaşımı benim de tavsiye ettiğim mutaassıp bir arkadaşı rahatsız etmiş, o da bu duygularını bana karşı tavsiyemi yadırgadığını açıkça belli ederek ifade etmişti.
Kitaplığımda hem batı hem doğu klasikleri var. Ben bunu nasıl başardım. Yıllar önceydi üniversiteyi kazanmış Erzurum’a gitmiştim. Milli Türk Talebe Birliği ‘ne gitmeye başlamıştık. Mehmet Kahraman Sezai Karakoç üzerine seminerler veriyordu. Şiirinden başlamıştı. Ben de onu anlayamadığımı söylemiştim. O da "doğu batı klasiklerini okuman gerek" demişti.
O gün başladım. Tüm kredimi romanlara sarf ediyordum. Derslerde roman okuyordum. Hoca dil dersi yapıyordu. Sınıfta kaldım, atıldım. İlahiyat Fakültesindeydim.
O fakülteden sonra ne çileler çektim. Bir sürü roman okudum. Kaç sene gecelerimi okumaya ayırdım. İyi ki ayırmışım. Şimdi diplomalı cahilleri görünce kayıp yıllarımın kazanç olduğunu düşünüyorum.
Ne demişti Sartre " kayıplar kazançtır". Birçok kazanan var ki kaybetmiştir. Milli piyango kazananların sonradan sefilleştiklerini, nice zenginlerin yıllar sonra sefilleri oynadığını duymuş, görmüşüzdür. İşte ben o yılları hep kazanç hanesine yazdım. Şimdi o günleri yad ediyor, seviniyorum.
Ahmet KemalKayıt Tarihi : 1.7.2013
Z Arkadya Günlükler i24.06.13 Pazartesi
24.06.13
(PAZARTESİ)
‘Tanrım sana geliyorum; çünkü öyle sanıyorum ki seni tanımanın dışında ne varsa
hepsi boştur, manasızdır.’ diyor Andre Gide.’Nurlu yollarında bana rehber
ol’.Altını çizmişim bir çok cümlenin olduğu gibi.
Emekli olmak kendimi öte dünyanın yolculuğuna hazırlamak. Bunu yapabilir miyim
acaba? Boş kalınca daha mı zor olur bu kolay mı bilmem. İkramiyeye ihtiyacım da
yok değil hani. İnşaatımı bitiririm. Eksilen maaşımı telafi eden bir yatırım
olur.
Az çok tanıdığım bir din görevlisi emeklilik hayalleri kurarken ölmüş. Yeni
öğrendim. Kendi kaderimle bağlantı kurdum. Emekli olanlar yapacak işin yoksa
diye başlıyorlar sakın. Benim yapacak işim var. inşaat. Sonra bir eğitim kurumu
açmak gibi fikirlerimde yok değil. Bir ana okulu ve kreş. Yahut bir etüt
merkezi.
Arada bir kitaptan parçalar okuyabiliyorum. Günlük yazıyorum. Gazetemi
okuyorum. Eşim dostumla sohbet ediyorum. İbadetlerime devam ediyorum.
Her baktığım şeyde Tanrıyı görüyorum diyordu Andre Gide ‘Dünya Nimetleri’ nde.
Yıllar önce okumuştum. Aklımda bu cümle kalmış. Çok sevmiştim o eseri.
Kitaplığımda bulsam o küçücük kitabı yine okumak isterim. İslam Tasavvufuyla
örtüşen bir yaklaşım bunlar. İyi bir Hristiyan yazar. Günlük ’ünü de yıllarca
elimden bırakamamıştım. Hala da ara sıra ele alıyor bazı parçalarını okuyorum.
Kalpazanlar romanı beni şaşırtmıştı. Akıcı bir dil ama aşka yaklaşımı benim de
tavsiye ettiğim mutaassıp bir arkadaşı rahatsız etmiş, o da bu duygularını bana
karşı tavsiyemi yadırgadığını açıkça belli ederek ifade etmişti.
Kitaplığımda hem batı hem doğu klasikleri var. Ben bunu nasıl başardım. Yıllar
önceydi üniversiteyi kazanmış Erzurum’a gitmiştim. Milli Türk Talebe Birliği
‘ne gitmeye başlamıştık. Mehmet Kahraman Sezai Karakoç üzerine seminerler veriyordu.
Şiirinden başlamıştı. Ben de onu anlayamadığımı söylemiştim. O da doğu batı
klasiklerini okuman gerek demişti. O gün başladım. Tüm kredimi romanlara sarf
ediyordum. Derslerde roman okuyordum. Hoca dil dersi yapıyordu. Sınıfta kaldım
atıldım. İlahiyat Fakültesindeydim.
O fakülteden sonra ne çileler çektim. Bir sürü roman okudum. Kaç sene
gecelerimi okumaya ayırdım. İyi ki ayırmışım. Şimdi diplomalı cahilleri görünce
kayıp yıllarımın kazanç olduğunu düşünüyorum. Ne demişti Sartre kayıplar
kazançtır. Birçok kazanan var ki kaybetmiştir. Milli piyango kazananların
sonradan sefilleştiklerini, nice zenginlerin yıllar sonra sefilleri oynadığını
duymuş, görmüşüzdür. İşte ben o yılları hep kazanç hanesine yazdım. Şimdi o
günleri yad ediyor, seviniyorum.
Ahmet Kemal
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.