209 Fuzuli
Fuzuli işlerle uğraşma
Zamanını boşa harcama
Kendine hayrın olmasada
Faydan olsun insanlara
Bir dörtlük yazarak giriş yapayım. Fuzuli işler.Gerekli lazım olan bilgiler. iki cümle birbirinin tam zıddı. Bu kimi tarif ediyor biliyormusunuz. Tarihimizde aslen Oğuzların Bayat boyundan olan, halen Irak kenti olan Kerbela'da doğup büyüyen, doğum tarihi kesin olmamakla beraber (1480-1556) yıılarında yaşamış büyük şair Fuzuli'nin ta kendisidir.
Yıllar önce yine böyle biraz ders çalışıp kafamı ağırtmış hava almak için evden dışarıya çıktım. Kahveye gideyim de biraz gazete okurum ya da bir kaç arkadaşı görür muhabbet ederim diye düşünüyordum.
-Selamünaleyküm memur
-Aleykümselam Halt abi
Terzi Halit mahalleden sevdiğim bir insan. Selamlaştıktan sonra samimi bir havada koluma girdi ve berabar kahvenin yolunu tuttuk. Elinde de kalınca eski bir kitap vardı.
-Bu nedir Halit abi
-Fuzuli diye bir şairin kitabı
-Olamaz abi Fuzuli 1500'lü yıllarda yaşamış bir şair, onun kitabı değildir
-Valla ben onu bunu bilmem, nerden elime geçtiğse okumaya çalıştım, şiirlerinden pek bir şey anlamadım ancak peygamberlerimiz ile ilgili yazılar hoşuma gitti.
-Ne yapacaksın bu kitabı
-Kahveye götürüyorum, isteyen olursa vereceğim olmazsa çöpe atacağım
-Abi sen ne yapıyorsun kitap hiç çöpe atılırmı ver bana şu kitabı
Birlikte kahveye girdik. Bir kaç arkadaş daha bulduk masanın etrafında toplandık. Başladık muhabbete. Millet bir şeyler anlatıyor ama benim aklım kitapta kaldı. Kulağım arkadaşlarda ben kitabın sayfalarını çeviriyor kontrol ediyordum.
Kitabın üzerinde basım tarihi yoktu.Salahaddin Güngör isimli bir yazar tarafından Fuzuli nin (Hadikatüssuada) eserinin Saadete Ermişlerin Bahçesi isimli çeviri eseri olduğu anladım. Kitap 654 sayfadan ibarettir. Giriş kısmında ise Sahip ve Naşiri olarak İstanbul Maarif Kitaphanesi Ankara cad.No:46-83 MCMLV ibaresi bulunmakta idi.
Bir kaç yaprak hemen okudum. Birinci kısım Bazı Büyük Peygamberlerin Ahvalini Bildirir şeklinde başlık atılmış.
Bilmem gerektir ki: fıtratın bela evi olan bu mihnet sarayında felakete uğrayanların başta geleni, kırık gönülleri kendisine uyduran Adem (Aleyhisselam) Safiyullahtır. Şeklinde giriş yaptıktan sonra altına bir dörtlük şiir eklemiş. Şiirin başlığı da RUBAİ
Adem ki feza-yı aleme bastı kadem
Enduh ü belaya ol oldu hemdem
Mahsustur ademe bela-yı alem
Alemde bela çekmeyen olmaz adem
Hızlı hızlı sayfaları göz gezdiriyor okumaya çalışıyordum. Arkadaşlardan birisi laf atmadan duramadı.
-Yahu memur daldın gittin yine, bırak şu kitabı da biraz muhabbet edelim
-Kusuruma bakmayın, kulağım sizde dinliyorum
Desemde kimi kandırıyorsun millet anladı halimden.
-Bırak ya yine uçtun gittin
Aslında kusurluydum. Halit abi araya girerek
-Memura dokunmayın ona bir kitap verdim şimdi onun merakında, ben bu kitabı okumaya kalktım az kalsın kafayı yiyecektim, yazıları güzelde şiirlerden bir şey anlamadım
Şeklinde tekrar söylenince dayanamadım ve izah etmek zorunda kaldım.
-Arkadaşlar kusuruma bakmayın ama muhabbetinizi bölmek istiyorum
Diyerek söze başladım. Fuzuli'nin yazmış olduğu eserlerinin orjinal halini zaten hiç anlamayız. Bu eser Salahadin Güngör tarafından Türkçe'ye uyarlanmış o zaman ki insanların anlayacağı dilde anlatılmış. Aradan kimbilir kaç yıl geçti baksanıza kitap çok eski, biraz Türkçe, biraz arapça, biraz farsça ve biraz da Osmanlıca bilen bu kitabı iyi okur.
Neyse lafı fazla uzatmayalım kitabı baştan aşağıya okudum. Toplam 13 kısımdan meydana geliyor. Adem peygamberimizden başlıyor, önemli olan peygamberlerden devam ederek son peygamber Hz. Muhammed Mustafa'dan sonra Hz.Ali ve Hz.Ali'yi takip eden 12 imamdan bahsediyor.
Bütün peygamberler ve imamlar tarihini şiirleriyle anlatmaya çalışan bir büyük insan. Büyük bir insan da bu büyüklüğü kendinde görmeyen ve görmeyecek kadar da kendisini alçaltıcı bir isim olan Fuzuli ismini daha 13 yaşında kendisine takmıştır. Yani Fuzuli takma, lakaptır. Esas ismi Mehemmed'dir.
Benim de en çok ilgimi çeken konu bu olmuştur. Fuzuli ismini ilk duyduğum okul yıllarımda aklıma gelen ilk anlam ne olmuştu biliyormusunuz "böylede isim olur mu" demekten kendimi alamamıştım. Ama gel gör ki bu büyük insanın yüreğinde Allahın huzurunda ne kadar alçalırsam o kadar Allahın gözünde büyürüm diye düşünerek bu ismi kullanmaya başlamıştır. Bilmem anlatabildim mi ?
İşte bizim arkadaşta Fuzuli'nin kitabını işe yaramaz diye az kalsın çöpe atacakken bana rast geldi. Bu kitabı daha sonra kaç kişi okudu hatırlamıyorum. Dönüp dolaşıyor yine bana geliyor. Artık bu kitabı evde saklıyorum. Çocuklarıma şiir ile ilgili bir sıkıntınız olursa kitaplıkta duran bu kitabı inadına işaret ediyorum. Çünkü kitap içinde yalnızca şiir yok. Peygamberlerimizin hayatı ile ilgili insanlara ders olacak güzel yaşantıları anlatan yazılar vardır.
Keşke gelmiş geçmiş tüm şair ve yazarların kitabını okuyabilsek.
19.05.2010
(
209 Fuzuli başlıklı yazı
Necmi Yaprak tarafından
20.05.2010 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.