Bu telefonun alarmını kurdum mu bazı zaman kalksam da bazı zamanda kendimle kıyasıya bir mücadeleye giriyorum. Giriyorum da iyi mi oluyor, kötü mü oluyor onu da bilemiyorum... İşe gideceğim kardeşim akşam telefonun alarmını kuruyorum, kurmakla da kalmıyor, alarmı karşıma alıp bir de tembih ediyorum ''Bak yarın sabah sakın beni kaldıramamazlık etme takılıp da.'' Buna rağmen bazen es geçiyor ve ben geç kalıyorum işime...

Beş on dakika bir şey değil de yarım saat bir saat bir buçuk hatta iki saat geç kaldın mı patronun karşısına çıkarken haliyle ezilip büzülüyor insan. Ne diyeyim ben şimdi adama ''Saati kurmuştum ama alarmı çalmadı.'' desem, kafamı gözümü patlatır bir de hastir be İsmail çeker. İsmail olarak acilen bu duruma bir çare bulmam lazım. Bulmazsam tazminatsız olarak kovulmam yakındır zaten...

Uykum kaçıyor bazen koyun, keçi, tavuk, domuz, geyik, meyik  saymak da bir işe yaramıyor. Hayır eskiden de yaramazdı zaten koyun keçi saymak. Uykuya geeeeel geeeeel desek de gelmedi mi gelmiyor. Bir de bakmışsın saat üç dört olmuş, o saatten sonrada uyudun mu iki üç saatlik uyku ile hadi git de işte başarılı ol verimli çalış... Patron odaya girdiği zaman hemen anlıyor bende ki durumu ''Yine sabaha kadar cep telefonunda oyun oynadın değil mi İsmail?'' cümlesini hemen yapıştırıyor bendenize...

Halbuki oyun filan oynadığım yok. Memleket meselelerini düşünüyorum, kendimi düşünüyorum bu yaşa gelmişim hala evlenememişim, çoluk çocuğa karışamamışım onu düşünüyorum. Akranlarım baba oldular neredeyse dede bile olacaklar bizde git gel Konya altı saat durumları... Oysa ki bir hatun ile dünya evine girmiş olsak, hem bende telefon hem de onda telefon, bir alarm çalmazsa öbür alarm çalar bende işe mişe geç kalmam...

Saatleri de geri almadılar sabah gözlerimi açıyorum saat sekiz gibi ama her yer karanlık. O sırada işte tamda aklıma Hamiyet Yüceses geliyor bir Makber çekeyim diyorum şurada ''Her yeeeeeeeeeeeer karanlıııııııııııık.'' yok ya böylede olmuyor öylede olmuyor, olmayacak. En iyisi bir telefon daha alayım iki telefonu birden kurayım, biri çalmazsa öbürü çalar bende yırtarım, geç kalmaktan da sınıfta kalmam...

Bazı zamanda tatil günü kurulmuş oluyor, unutuyorum daha önce alarmı devre dışı bırakmayı... Uykunun en tatlı yerinde başlıyor zırrrrrrrrrrrrrrrrr zırrrrrrrrrrrrrr ötmeye... Hay ben senin gelmişini geçmişini gelmemişini geçmemişini diye sövüp sayıp yumrukluyorum, aslında sonrada niye unuttum alarmı kapatmayı diye biraz da kendime kızıyorum. Kendime kızdığım zaman kendimde kendime sesini çıkartmıyor, biliyor suçunu muçunu...
( Alarm Malarm Durumları başlıklı yazı AhmetZeytinci tarafından 24.01.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu