İsimsiz Zirvelerde...

​Bir akşam vakti,

Yeryüzü sükûnete bürünürken,

Ruhum aşina olduğu yüksekliklere süzülür.

Orada, görünmeyenlerin alemi başlar.

​Benim kuşum süzülür enginlerde,

Upak, bembeyaz bir kartal.

O, sessizliğin ve sırrın rehberidir.

​Yol üstünde ruhları tanırım,

Kimi isli bir duman gibi nefesimi keser,

Negatifin o bildik ağırlığı.

Kimi de en güzel kokulu suyu serper ruhuma,

Pozitifin arındıran hafifliği.

​Ve tırmandıkça o manevi zirveye,

Gördüm o büyük, beyaz nuru,

Varlığımı dolduran o saf ışığı.

Enlil'in bilgeliği, Zeus'un gücü aynı alevde.

Ezelî ve ebedî olanın parıltısı.

​Aşağılarda bir yerde duran,

O küçük, kirli beyaz ve kırmızımsı ışığı da bilirim,

Enki'nin fısıltısıdır o.

Lâkin benim yönüm, daima o büyük beyazlıktır.

​Görünmeyenler konuşur benimle,

O beyaz kartalın kanat sesleriyle.

Ve ben, bu bedendeki misafir,

Sadece duyduğum o ezgiyi yazarım.


Halil Akkuş

( İsimsiz Zirvelerde... başlıklı yazı halil-akkus tarafından 6.09.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu