Çağrı-Nazire-

Tekbirle çatlasın suskun kanlı taş duvarlar,
Kırık kaldırımlarda gönlümüzde dualar.
Bir sancak gibi hür olsun artık sabahlar,
Kalk ey reis, vakit tamam, uyan artık,
La galibe illallah, yolumuz açık.
Gökte bekleyen atlılar sessiz mi hâlâ?
Kanatsız umutlar diz çökmüş sevdaya.
Ulubatlılar kalksın,
dönsün sahaya,
Bir çağ başlasın, bir
devrim doğsun,
Kalk reis, bu çağ seni bekler elbet.
Yıkılsın içimizdeki paslı zincirler,
Kalksın mazlumun
üstüne çöken eller.
Bir nida yükselsin, bir ses, bir nefer,
Karanlıkta parlayan bir tek söz yeter:
La galibe illallah,
zafer bizdedir.
Kırık kaldırımlar dile gelsin bu gece,
Her taşta bir dua, her
izde bir hece.
Reis, senin adın yazılı her köşede,
Kalk artık, yürüsün ardında millet,
Kalk reis, bu çağ seni bekler elbet
Son kıta olsun bir yemin, bir niyaz,
Bir milletin kalbini soğutmasın ayaz.
Kalk ey reis, bu çağrıyı duy biraz,
La galibe illallah, ufukta doğar,
Kalk reis, bu çağ seni bekler elbet
Siper olmuş yürekler, taş olmuş eller,
Her dua bir mermi, her göz bir hedef.
Ulubatlılar hepsi artık birer efsane,
Onlar biziz, bizde saklı o cesaret,
Kalk reis, bu çağ seni
bekler elbet.
Gökteki atlılar inmesin boşuna,
Yeryüzü hazır,
meydanlar senden yana.
Bir tekbirle yansın zulmün tahtları, yana
La galibe illallah, bu
son çağrı,
Kalk reis, yazılsın yeni bir destan.
Kırık kaldırımlar dile geldi nihayet,
Her çatlakta bir isyan, bir emanet.
Mazlumun gözünde parlayan bir ayet,
Seninle yürür bu millet kıyamete,
Kalk reis, bu yol seninle cennet.
Bir sancak gibi dalgalansın sözlerin,
Her harfiyle yansın
gecenin özlemi.
Karanlığa meydan okuyan nefesin,
Bir milletin kalbinde yankı bulsun,
La galibe illallah,
seninle doğsun.
Son kıta bir mühür, bir yemin, bir iz,
Tarihe kazınsın bu çağrımı seninleyiz.
Kalk reis, bu milletin sensin son nefesi,
Seninle dirilir, seninle veririz son nefesi,
Kalk reis, bu çağ seni bekler elbet
Mehmet Aluç
Not: Harun Yıldırım kardeşimin şiiri olan ”Çağrıya” nazire olarak yazılmıştır.