Hacivat Ve Karagöz
Ramazanda -1-

Perde açılır, tef
çalınır, davul uzaktan "dum dum" eder.
HACİVAT (kibar, kafiyeli girişle):
Yâr bana bir eğlence, yâr bir eğlence!
Perde kuruldu, ışık yandı, Ramazan geldi işte!
Hilal göründü gökte ince ince,
Hoş geldin ey mübarek ay, bereketle dol ince ince!
KARAGÖZ (perdeden
fırlayarak, homurdanır ama güler):
Ulan Hacı Cav cav, ne şiir okuyorsun be sabah sabah?
Sahur vakti karnım zil çalıyor, sen "bereket" diyorsun ha ha!
Hurma mı getirdin, pide mi, yoksa boş laf mı yine?
Benim midem Ramazan'ı görünce "Aç kaldık!" diye ağlar yine!
HACİVAT (nazikçe,
kafiyeyle):
Sabret Karagöz'üm, sabırla dol bu ay,
Oruç tutmak kolay değil, ama gönül bayramı bu ay!
Bak hurmalar dizili, zeytinler yan yana,
İftar sofrası hazır, gel otur yan yana!
KARAGÖZ (atılır, ellerini
ovuşturur):
Hurma dedin mi durur mu Karagöz?
Ver şunu çabuk!
Yoksa perdede kavga çıkar, yumruklar havada çok!
Ama bir şartım var Hacı Efendi, dinle bak:
Davulcu geldi kapıya, bahşiş verdin mi hak?
HACİVAT (gülerek, lafı
çevirir):
Davulcu mu? Geldi tabii, "Zil çal çal" diye bağırdı,
Ben de dedim: "Bahşiş yok, dua var, al sana harika!"
Kaçtı gitti arkasından, "Ramazan'ın da davul gibi patlasın!" diye,
Ama sen napardın Karagöz, söyle bakayım hani?
KARAGÖZ (kahkaha atar,
göbeğini tutar):
Ben mi? "Davulcu kardeş, Ramazan pidesi ister misin?" dedim,
Adam "Evet!" deyince, "O zaman zil çal, pide benim!" dedim!
Kaçtı gitti koşarak, davulu da bıraktı yerde,
Şimdi mahallede efsane oldum, "Pideci Karagöz" diye!
HACİVAT (kıkırdayarak):
Ayol senin yüzünden iftar gecikir bu sene,
Ama ne güzel şey şu dostluk, değil mi be kardeşim?
Birbirimizi kızdırırız, laf çarparız durmadan,
Ama yürekte yerimiz ayrı, can ciğeriz her zaman!
KARAGÖZ (birden yumuşar,
içten):
Haklısın be Hacı Cav cav, doğru söylüyorsun,
Ramazan bitmesin isterdim, sofralar hep dolsun!
Komşu komşuya selam versin, yetim gülüversin,
Bir tabak çorba paylaşmak en güzel ibadet olsun!
HACİVAT (gülümseyerek,
ritimli):
Âmin Karagöz'üm âmin, duan kabul olsun,
Yüreğimiz Ramazan gibi temiz kalsın, dolsun!
Hadi perdeyi kapatalım mı, yoksa bir tur daha mı?
Seyirci "Bir daha!" derse, devam ederiz coşkuyla ha ha!
KARAGÖZ (seyirciye
dönerek, neşeyle bağırır):
Ne dersiniz efendim, kapatalım mı perdeyi?
Yoksa "Devam! Devam!" diye bağırtalım mı perdeyi?
Ramazanınız bereketli, bayramınız şen olsun,
Karnınız tok, gönlünüz neşeli, kahkahalar hep olsun!
İkisi birden (el ele,
selam vererek):
Hoşça kalın efendim, Allah'a emanet olun!
Ramazan bayramınız mübarek, neşeniz daim olsun!
Perdeyi kapattık kırmadık
gönül, asmayın suratınızı bol bol gülün
Fırsat bulursanız bize de
gelin bizde de gülün neşe dolsun gönlün
Yazarın
Önceki Yazısı