Antidepresana hele de günümüz şartlarında herkesin ihtiyacı var. Benimde bir sürü Antideprasanım var. En başta apartmanımın bahçesinde ki Minnoş ve arkadaşları. Niye Minnoş ve arkadaşları diyorum, içlerinde sadece Minnoşu kucağıma alabiliyorum, diğerleri biraz yabani gibi, biraz başlarını okşasanız bile, çok fazla sevemiyorsunuz. Ama Minnoş kucağıma bile geliyor, daha dört aylık yavru...

Sadece kediler mi, sokak köpekleri de antidepresanlarımdan. Sizi bilmemde bana hiç saldırmadılar, yanlarından güle oynaya geçerim. Çok besleyen var mahallemizde sokak köpeklerini... Unutmadım tabi bir de yem verdiğim güvercinler ve serçeler  var onları da es geçmeyelim...

Sonra mini mini bebeler benim en etkili antidepresanlarım. En birinci sırada tabi bizim ufaklık, torun bey. Ben ona şimdilik taçsız kral diyorum. Bazı zaman apartmanda, asansörde denk geliyoruz, annesinin yanında bebelere hemen tanışırız. Takımını sorarım hangi takımsa bende o takımdanım, fark etmez, Kara Kartal, Cimbom ya da Fener... Bir de Çak yaparız...

Müzik de ruhun gıdalarından birisi haliyle.... Benim çaldığım bir tek alet var, o da ağız armonikası ya da başka bir deyişle mızıka... Geçerim salona bir iki dımbırdatırım. Çok da dinleyicim var ha! Hanım ile benim kız. Bazen istek bile yapıyorlar. Kimi zaman da torun bey bize geldiği zaman mama yedirirken çalıyorum, alıştı o da mızıka sesine bazen alkış bile yapıyor kerata. Bakalım biraz büyüsünde belki Allah ömür verirse beraberde çalarız...

Bahçelievler Deneme Lisesi Mezunlar Derneğimiz var. Orada geçmiş dönemden, aynı dönemden ya da daha genç bizden üyelerimiz var. Haftanın bir iki günü dernekte buluşup sohbet ediyoruz. Canlı müzik yapıyoruz, gitar var, ut var, mızıka var, daha ne olsun... Ayda bir mezunlarımıza yönelik kahvaltı etkinliklerimiz oluyor. Sohbet ediyoruz, günün dertlerini sıkıntılarını atıyoruz. Okulun kuruluş yıldönümünde 5 Aralık gününde okulda buluşup hasret gideriyoruz. İşte böyle geçiyor zamanlar...

Dua ve namazsız olmaz. Yedi gün yirmi dört saat Rahman ve Rahim olanın huzurundayız zaten. Dua silahımız var. Rahman ve Rahim olan da ''Bana dua edin icabet edeyim, karşılık vereyim duanıza.'' diyor. O zaman durur muyuz? Devam duaya da, namaza da... Sabır ve tevekkül eksik olmasın bedenimizden ve ruhumuzdan. Az bir zaman kaldı dünyanın ömrünü tüketmesine, farkındayız, ahir zamandayız, korumamız lazım hem kendimizi hem de evlatlarımızı, fitneden ve günahlardan... O güzelim abdesti alıp başın bir de secdeye vardı mı, bundan güzel ne var?

Geldik en önemli antidepresanlarıma. En başta hanım, sonrada çocuklar ve torun bey tabi ki... Oğlan evlenip gitse de yine de yakın oturuyoruz sık sık uğrar Taçsız Kralı alıp gelir. ''Taçsız Kral'' torun bey... Kız daha bekar, zaman zaman sabah, öğle akşam ya da günün herhangi bir saatinde içimden geldiği zaman sarılırım kızıma... Sağ olsun hiç ikiletmez... İşte böyle sizde ilaç olan antidepresanlardan ziyade bu tip antidepresanları kullanmaya bakın, hayatınızın çok değiştiğini olumlu bir şekle girdiğini göreceksiniz...
( Benim Antidepresanlarım başlıklı yazı AhmetZeytinci tarafından 12.12.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu