Bir şey neden veya nedenleri ile eşleştirilerek; yani nedensel bağı ile anlaşılır. Örneğin, kişisi emek, kolektif alanda karşılık emekle anlaşılır.
Verili ve zaten var olan yeryüzünü takdirle başkasına vermek nedensel olarak anlaşılamaz olduğu için inanılır. Eşleşecek nedeni olmayanlar zihinde hayali bir yansıma duruma düşerler. Belki de ilhama dönüşürler!
Geçmişin gerçek bir toplumunun gerçek bir yaşam işine karşılık gelen ve unutulan mit sel aktarımlı eski ifadeler, herkesin değil de birkaç kişinin aklında eskiden olduğu gibi eşleşen bağlarla kalabilir.
Örneğin; cinsellik, bidayet içinde yani kolektif başlangıç koşulları içinde sürüden kopan grubun aitlik enformasyon hafızasıdır.
Cinsellik, grup içindekileri birbirine tanım yapıcı ve birbirinde sorumlu kılmanın ifadesidir. Aksi halde grup, ne sürüde kopabilirdi. Ne partner eksenli izole etki alanı içinde olabilirdi. Ne de grup enerji düzenli çevrim hareketini başlatabilirdi vs. Grup içi cinsellik izole alan etkisidir.
İzolasyon; atomun, hayatın, sosyal yapıların, toplumun ve zihinsel entegrasyonun temelidir. Grup hareketini oluşan bir cinsel seçilimli izolasyonu olmasaydı üreten ve gelişen bir sosyo toplumsal yapı olanaksızdı.
İzole başlangıcın cinselliği, grup kişilerini kendi gibi görmenin sosyal neden sel bağıdır. Dıştaki hemcinsi kendi gibi saymamanın sosyal nedensel bağıdır.
Grup içi hemcinslere dokunup temas etmemenin; onları yememenin sosyal nedenli mana kuralıdır. Aralarında cinsel bağı olanı yemiyor, cinsel bağı olanı yemekten iğreniyordu.
Cinsellik izole başlangıç koşulları içinde eşleşecek bir nesnel nedensel şartları olmadığından şimdiki gibi zina, ahlaksızlık, çapkınlık, tavlama, fahişelik, Donjuanlık, pezevenklik, orospu oluş, kerhanecilik gibi görünmezdi. Böyle bilinmezdi. Tüm bu sözcükler için özür dilerim.
O günler içinde parasızlık, fakirlik, sahiplik, parayla alma-satma, miras bırakma ve evli eşi olma gibi kendisiyle eşleşecek nesnel koşulları taşımadığı için cinselliğin böylesi sapıklık olarak bilinmesi de olanaksızdır. Verilen bu ulamlardaki sosyo toplumsal anlayışlı sözlerde; değişen şartlardaki evrimsel gelişmeli anlatımlar, görülmeli.
Tabu, totem dönemden beri yazılı olmayan ama grubu ve grup kişilerinin hayatta kalmasını ifade eden sosyolojik bir edimdir. Tabu nedenle hıfz edilen edimler hayatta kalmayı korunan yasa haline sokuyordu. Kimi kişinin akılında kalan hayatta kalıcı bu tutumlar, gizli gizli usta çırak ilişkisi öğretilere dönüşmesiyle bu öğretiler okültist kuralları ortaya koyar.
Ancak yazılı mitler unutulmaz. Lakin yazılı mitler de eski anlamıyla, yeni anlam yan yana korunur. Böylece yazılı metinler dualite anlamları ile korunan yazılı metinlerdi. Bu metinler içindeki anlatımlar yüz seksen derece değişen ikili karaktere bürünmüştür.
Saray ’ın hem Abram ’ın karısı olması, hem de kardeşi olması gibi yazılı metinler çelişkin ifadeli anlamlarıyla saçma sapan anlatımlara dönüşürler! Bu okültizmin ikinci kaynağıdır.
(
Abram 2 başlıklı yazı
birisi-hickimse tarafından
6.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.