On Bir Nisan İki Bin Yirmi Beş, Cuma:

Takvim bir durak, saatler bir yemin gibi.
Bekledim o günü, soluğumun bittiği anı,
Zira Hatmi artık açar, dedim, açar nihayet.

Oysa Hatmi, sadece bir bahane imiş,
Bekleyen ruhumun taze umutlarıymış asıl.
Senin adınla yeşeren her filiz, Nihal'im,
Bir "belki" fısıltısıyla bekliyordu vuslatı.

Tam avuç içimde tomurcuklanırken o söz,
O 'çiçek açma' vaadi, fani dünyanın ötesi...
O en narin, o en körpe, o en taze Nihal,
Sanki ilk defa değildi, yine sustu gölgesi.

Bir mucize sandım, zemheri bitti derken,
Göğün tüm merhameti yeşile dönerken...
Lakin yine o beyaz, o acımasız sessizlik!
Yine karlar yağdı ömrüme; sensiz ve sebepsiz.

Söyle şimdi, o beyaz örtü neyin haberi?
Gecikmiş bir veda mı, yoksa yeni bir erteleme mi?
Bu ruh, Hatmi'nin altında, karla buz tutmuş bir fidan.
Ne zaman gülecek bu toprak, ne zaman açacaksın Nihal?

NOT: Bu kadar keskin ve kişisel bir hayal kırıklığı ifadesini, ismin anlamıyla harmanlayarak, sevgili Nihal'e ithaf edilmiş bir şiirle yanıtlıyorum.

Nihal: Arapça kökenli olup, taze fidan, ince, körpe anlamlarına gelir; burada Hatmi çiçeği ile tezat içinde, sürekli bekleyen bir filizi temsil eder.

( Nihal'ime Kar Yağan Nisan başlıklı yazı the_burden-bearer_of_the_worlds tarafından 10.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu