M.Ö. tabi tarih fi de diyebiliriz. Mağaramızda ateşin başında güzel güzel ısınırken bizim ufak oğlan ağacın birinin dibinde bulmuş. Ufak bir Ejderha yavrusu... Hani şu ağzından ateş mateş çıkaran cinsinden... Almış geldi, ne diyelim şimdi biz bu zibidiye, götür bunu oğlum nereden aldıysan oraya bırak desek, küsecek bize... Küçük müçük ama Allah var ağzından da iyi ateş çıkartıyor. Anneme de faydası olur diye düşünmüş zibidi ki eve getirmiş...

Bey ile göz göze geldik. Ha bu arada, tanıtayım kendimi, ben Mokoko, beyim de Rokoko, oğlanı da sorarsanız hani şu ejderhayı alıp da eve getiren zibidi O da Şokoko... İsimler garibinize gitmesin Cilalı Taş Devrinde böyle isimler de cisimlerde... Her ne kadar Normal Taş Devrinin biraz parlağı olsa da bu Cilalı Taş Devri nihayetinde işte taşlarla dolu bir devir, yokluk diz boyu...

Bu ejderha zibidisi mağaramıza gelmeden önce, tahtaları birbirine sürtüp öyle yakıyorduk ateşleri, ondan sonrada yemek işini bir şekilde hallediyorduk. Şimdi bu ejderha gelince işler değişti haliyle... Ağzından ateş çıkınca, kocam Rokoko'nun topladığı odunlar da hemen yanıveriyor. Bende üç beş dakika da dinozor yahnisini bizimkilerin önüne koyuyorum.


Bir Kaç Ay Sonra...


Epey de büyüdü bu ejderha artık mağaramıza sığmaz oldu. Nasıl yapacağız nasıl altından kalkacağız bilemiyorum. O kadar da çok yemeye başladı ki her şeyleri bize yemek memek kalmıyor. Bir an önce bu ejderha zibidisinden kurtulmamız lazım. Ne yapalım yine ben ateşi odunlara sürterek yakarım, biraz yoruyor ama, Ejderha beslemekten iyidir. Yiyip bitirecek bu zibidi bizi neredeyse...

Geçen gün oğlanı aldım karşıma ''Bak dedim Şokoko al bu ejderhayı boynuna ip mip bir şeyler bağla mağaradan da bayağı uzaklaş, ondan sonrada orada bırak, arkana bakmadan kaçarak eve gel. Seni takip filan etmesin dikkat et yavrum.''

Oğlan dinledi beni, aldı götürdü ejderhayı uzak bir dağ başına. Sonrada arkasına bakmadan dönüp geldi mağaramıza. Biz de derin bir oh çekmiştik ki bir de ne görelim üç beş gün sonra. Ejderhamız kapıya gelmiş, ağzından da havaya doğru ateşler çıkartarak adeta ben buradayım diyor, garip garip de sesler çıkartıyor. Hayır tek gelseydi bari, gelirken yanında da kendi boylarında bir dinozor var. Şimdi birken iki oldular. Nasıl bakarız biz bunların ikisine birden, atsan atılmaz satsan satılmaz. Çekilecek çilelerimiz varmış Cilalı Taş Devrinde...
( Ejderhamız Büyüyünce başlıklı yazı AhmetZeytinci tarafından 17.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu