Avram 7-b
Totem grubun izole düzenli aidiyet ilişkisi içinde kadınlık, gruba çocuk
veren poligam bir ilişkiydi. Poligam izole yaşama göre, izole yaşamı
açıklayan düzen ilişkisiydi. Poligami de kişi mirası taşıyan bir eş
kavramı bilinemezdi. Kişi mirası ortaya konamazdı. Ve kişi mirası yoktu.
Her şeyi kendi koşulları içinde ilişkilendirmelidir.
Bugünkü
köleci düzenli mantık ilişkileri olan eş ve evlilik mantığı ile ilahi
ittifaklı sürece bakarsak süreci anlamamız olanaksızdır. Hatta bugünkü
mantığa göre süreci karalarız. Bu poligami ilişkisi sürü dönem
poligamisi gibi olmayıp, izole bir alanda; izole bir nüfusun geçim
şartlarında doğan kaynak dağılım ilişki sınırlamasıdır.
Natidum
kadını lığı meşrulaşan sosyal mana anlayışı içinde olan gruplar,
natidum kadın aracılığı ile gruplar arası temas ve ilişkiyi
düzenliyorlardı. Bu tensel dokunumla birbirinin ilahi kardeşleri
oluyorlardı.
Tapınak doğumlu çocuklar doğuranın veya hiç
kimsenin olmuyordu. Tapınak denen güvenli yere yani tapınağa ait
çocuklar oluyordular. Çocuk bir gruba verilip o gruptan herhangi bir
kadından süt emmiş olmakla o gruba ait oluyordu. Bu totem yasa gibi
oluşan ilahi yasaydı.
İzole grup ilişkilerine göre tapınakta
doğan çocuklar yeryüzünün ilk melezleriydi. Melez doğumlar iki gruba ait
izole totem kültürün ve izole biyolojinin bileşim, meleziydi. İzole
totem kültür ve izole totem biyolojisi etnik oluşun temeliydi. Melezlik
etnik oluşa vurulan ilk darbeydi.
İşte tapınak doğumlu olmakla
ortaya çıkan melez çocuklara insan denecekti. Melez olan ve her bir
grubun gruplar kültürünün ve izole gruplar biyolojisinin görünüşünde
olan bu melez çocuklara, ilah hem cinsimiz olan ittifaklar İNSAN ADINI
vereceklerdi.
Artık ön ittifak içinde grup içi ilişkilerle
olacak doğumlar giderek yasak doğumlara dönüşecekti. Tapınak doğumları
esas ve meşru olacaktı. Köleci dönemin miras kaygısı nedeniyle köleci
mantık evlilik sosyal kurumunu ortaya koyunca bu kes de köleci yapı
içinde evlilik dışı ilişkiler yasaklanacaktı.
Ama bir zamanlar
ittifakın tapınak doğumları kutsiyeti, totem kardeşler ilişkisini ve
köleci evlilik dışı ilişkilerin yasaklandığı dönem içinde dahi eski
adetler gizli gizli ve atalar yolu kutsal bir gelenek olarak sürmeye
devam edecekti.
Gizli sürdürülen kutsal tapınak doğumlarına
“tapınağın ruhu, tapınağın ışığı, tapınaktan doğum vs. deniyordu. Daha
sonra kutsal ve güvenli yer algısı olan tapınaklar köleci sistemle
semboller, PANTEON SERGİCİLİĞİN, TEŞHİRİNE DÖNÜŞECEKTİ.
Panteon
içine yeni mana anlayışı olan kişisi El ‘in yontu veya ikonları
konacaktı. EL iman inancı olan simgeler panteon içine yerleştirilecekti.
El iman anlayışı içinde mülk sahibi El kamuya ait malı ve mülkü
seçilmiş kişilere veren manaydı. Ele iman ve Ele inanç anlayışı mülk
sahibi kişi korumacı lığıydı. Ve mülk sahibi kişi kayırmacı lığıydı.
El
köleci dönemi başlatan mana ve köleci döneme ait kişisi mana
anlayışıydı. Malı olmayan kişinin koruyucu Eli yoktu. Mülkü olmayanlar,
mülk sahibi kişilerin Eli olan meşruiyeti tasdik edip, iman
ediyorlardı.
Mülkü olmayanlar mülkü olan Avram’ın kişi tanrısını
tanıyorlardı. İbrahim ‘in kişi tanrısı El Şaddayı tanımak, İbrahim ‘i
(Avram ’ı) tanımaktı. Bu bağlılıkla ahdi ile bir inanç hüviyeti olan
milletler (kavimler) oluşuyordu. Musa ile birlikte Ele çok sonraları El
ohim ve yine kişi El ‘i olan Yehova denecekti.
Mülkü olmayan
kişiler Yahova’ya teslim oluyorlardı. Yehova’ya sığınarak; geriye doğru
Avram’ın (İbrahim’in) El ’inde korunma ve mal mülk talebinde
bulunuyorlardı. “ Ben Atam Yakup ’un, İshak ‘ın, İbrahim ‘in tanrısı
olan El ‘e inandım” diyorlardı.
İbrahim’in, İshak ‘ın, Yakup ‘un
kişisi EL mana anlayışının simgeleri olan El İLAHLAR yani bugünkü
deyimle tanrılar ve put denecek, yontu baal taşları panteona konacaktı.
Musa
‘nın altın inek tapımı, Mısırdan çıkan yoksul halkın eskinin kişilere
mülk veren mülk sahibine bağlılığı belirterek mal umma inancını ile bu
saiklerle başkasına ait bir mülk sahibine aitlik geleneğini sürdürme
anlayışıydı.
Tapınak kadınlığı köleci sistemden önce ve o günün
koşullarında tarihi bir misyonla tarihi bir görev yapmıştı. Tapınak
kadınları eskinin yamyam gruplarını ve şimdiki üreten grupları birbirine
temas edilir yapmıştı.
Tapınak kadınları ilahi grupları
birbirine yakınlaştırıp kaynaştıran bir mana harekettir. Grupları temas
edilir kardeş kılıcı bir aidiyet kimliği kazandırmanın
görevlendirmesiydi.
İlah ve totem ortaklaştıran mana anlayışıydı.
Totem, grup içi ortaklaşmayı simge ediyordu. Totem izole dönem
ortaklaştırması olmakla grubunu izole alan içine bağlayan mana anlayışı
iken İlah; üreten ilişkileri dış dünyaya açmanın mana anlayışıydı. İlah
etnik mantığı yıkan anlayıştı.
İlah yine bir ortaklaştırma ilişkisi olmakla birlikte üreten grubun iradi mana gücüydü. İlah, ittifak eden grup kişileriydi.
Bir
yasa işlevsel ve inşacı bir kaynak ilişkisi ise o yasa grup için
yardımlaşıcı paylaşçılığının hayati önemde olması nedeniyle
dokunulmazdır (kutsaldır-mübarektir).
Natidum kadın ilk aşamada
doğurduğu halde çocuğu kendi grubuna çocuk vermeyen kadındı. Natidum
kadın uyruğu olduğu totem grup ile üreten karşı grubun toplumsal
ittifakları pahasına sosyolojik ve kısmen de dolaylı yoldan toplumsal
görev üslenmişti.
Natidum kadınlar ne pahasına bu fedakarlığı
üslenmişlerdi? Toplumları pahasına bu fedakar lığa katlanmışlardı. Çünkü
totem yasa “kardeşin dışındakine dokunmayacaksın” diyordu. Bu kuralı
aşmak için totem anlayışçı kişilikle, yenilikçi ittifakla kendi kendine
karşınlık tı.
(
Avram 7-b başlıklı yazı
birisi-hickimse tarafından
19.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.