Dokunmayacaksın deme içindeki tabu sal gizli bilinç; o şeyin hayati bir sosyal öneme sahip olmasıydı. Toplum dışına düşmeyi göze alamamaktı. Bu bilinç kişinin dışla teması olursa, grup tarafında aforoz edileceği bilincine atıftır.
Totem bilince yapılan atıf, sosyolojik olarak sözlü totem yasaları çiğneme pahasına sadece natidum kadınlara meşru edilmişti. Böylece mevcudu koruma ve yeniyi geleceğe doğru sürdürme pahasına tapınak kadınlığı Natidum kadınca üslenilmiş bir kendine karşınlık tı.
Natidum kadın oluş bir fedakarlıktı. Toplumsal bir payeydi. Bu paye herkesçe bilinsin diye tarihte ilk kez natidum kadınlara baş örtüsü takma ayrıcalığını da getiren ödüllendiriş ti.
Natidum kadın oluş toplumsal ve sosyal özgeciliktir. Aynı onur, karşı grup kadınla tapınak buluşmasına giden bu grup erkekleri için de söz konusudur. Baştan beri doğuranı doğurtanı tanımlı olmayan süreçte ilk kez doğuranı belli nedenle olsa gerek, natidumluk öne çıkmıştı.
İleride doğurtanı karşı gruptan olan çocuklar doğuran kadın yerli gruba verilecekti. Böylece doğurtanı tapınak buluşması nedenle karşı gruptandı.
Natidum kadınlık totem dönemden ilahi ittifaklı döneme geçişin ritüelidir. İçe kapalı totem dönemden, dışa açılan ittifakı döneme geçiş ritüelidir. Sosyal mantaliteyi bu geçişe alıştırma yapışı hazmeder, sindirir kılışla, sosyal mantalite acayipliğini uygun kılışın geçiş ritüelidir.
Böylece geçiş ritüeli üzerinde totemi geleneğin, tutucu, statükocu, muhafazakar, gerici olan sosyal direnişi de kırılıyordu. Muhafazakarlık bir yandan başlangıç koşullarına bağlılık iken doğrudur. Ancak üreten ilişki nedenle değişen koşullar karşısında ittifakı nesnel şartlara uyamaması ile de ayak bağı bir gericiliktir.
Geçiş
dönemi ritüel simgeciliğinin doğurtanı güya
gizlidir. Doğurtan tapınak buluşmasıyla karşı gruptan biriydi.
Ama totem yasaya göre doğuran gibi doğurtan da kardeşin
olmalıydı. İttifak eden totemiler doğurtanın karşı grup
kişileri olduğunu bal gibi biliyorlardı.
Ama totem mantığın totem kardeş olma anlayışına göre doğuran da doğurtan da izole alan içindekilerdi. Doğurtanı bilmemezden gelme işi eski yasaya göre hileyi şeriyeydi. Hülleydi. Hileyi şeriye ittifak için doğum sancıları çeken grup totemi sinin daha bir işine geliyordu. Natidum kadının kimle birleştiğini bilmemesi için ikinci bir hileyi şeriye daha uygulandı.
Bu ikinci tür hileci geçiş ritüelli motife göre tapınak çiftleşmesi akşam Ay doğmadan önce yapılan buluşmalarla gerçekleşiyordu. Böylece natidum kadın kiminle çiftleştiğini bilmeden totem kardeşi ile çiftleşiyor hissine kapılmakla zihninde kendini ikna etmeye kapılıyordu.
Bir zamanlar yapıcı ve doğru olan totemden kardeşle yatmanın totemi zihniyeti şimdi ittifak eden gruplara engel gerici bir durumdu. Gericilik grubu bu tür çözümlere zorladı. Bir önceki adımda ne varsa o örnek eğilip bükülerek, yeni manalar verilerek seyri sefere kondu.
İttifaktan bir önceki temas etme adımı, totem kardeşler olmanın mana ilkesiydi. Şimdi ise ittifak eden gruplarla temas edebilmek için ittifakı kardeş olmak zorundaydılar. Ama nasıl?
Doğurtanı bellisiz doğumlar işte bu izole şartların ortaya koyduğu durum içindeki totem kardeşler olma manasının sosyal anlayışlı mantığında ve izole gelenek içinde belirmişti.
Güya doğurtanı belirsiz ilişkiyle doğuran natidum kadın; ittifak etme üzerinde kardeş olma çiftleşmesi aracılığı ile karşı grup doğur tanları grubunun kardeşi yapıyordu. İttifak, grupları kardeş söylemiyle ortaklaştıran yapıyordu. Şimdi de kardeşler miras ortakları değiller mi?
Yazarın
Önceki Yazısı