
Resülün Huzurunda
“Cennet bahçesi”demiş alemlerin Resulü
Kabir minber arası yeşil halı serili
Bir koku yayılır ki misli amberi gülü
Yeller eser getirir her mekandan duyulur.
Kainatın merkezi…Burda sözler tutulmuş
Ol Resule saygıdan nefes bile yutulmuş
İki rekat namaza secdelere yatılmış
Her mümin hemence ibadete koyulur.
Alemlerin sultanı yanında Sıddık, Ömer (r. ah.)
Selama durmuş sanki felekler , gök ve de yer
Müminler canı dilden “Selam sana Nebi “der
Ruhlar arınır beden günahlardan soyulur.
Yüreklerde bir sevinç gönüllerde bir huzur
Sakın boş durmayasın şu feyze kendini ver
Resul sanki el eder yüze dolar bir sürur
Emekler boşa gitmez katre umman sayılır.
Selam sana ey Nebi uzaklardan gelmişim
Seni Rehber edinip başıma taç bilmişim
Emrim başım üstüne her zerresin almışım
Canlar feda uğruna nicesine kıyılır.
Dursun zaman geçmesin melekler şahit olsun
Arınsın yürek kirden lebalep nur dolsun
Ruhum, bedenim,…Her şey daim burada kalsın
Bu öyle bir makam ki nurdan libas giyilir
Nuri Baş
Not: Mescid-i Nebevî içinde Hz. Peygamber (asm)'in kabri ile minberi arasındaki bölüme “Ravza-i Mutahhara” denilir. Sözlükte "tertemiz bahçe"anlamına gelen ravza-i mutahhara adlandırması, Hz. Peygamber (asm)'in eviyle minberi arasının cennet bahçelerinden (ravza) bir bahçe olduğunu bildiren hadisine dayanır.
Resulullah (s.a.s), bu mescitte minberin üzerine çıktığı zaman şöyle demişti:
“Evimle minberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim de cennet bahçelerinin üzerindedir “.