MOLLA KASIM GEÇMEDEN DİL LLDUM DEME

Kum bile hasret iken bahardaki yağmura
Kavrulup da yanmadan sakın "çöl oldum" deme
Çile ile yoğrulup dönmeden hamura
"Çoştum, taştım, piştim de, ben de kül oldum" deme.
 
Dertlere müpteladır aşığın dertli bağrı
Vecde batmışken duymaz ayyuka çıksa ağrı
Almazsan seherlerde bülbüllerden bir çağrı
Gülşende tomurcukdun," ben de gül oldum" deme.
 
Toprak kapar bir nice hilal gibi kaşları
Hakk için dökemezsen gözlerinden yaşları
Çiğnemeden geçmezler ezilmeyen taşları
Çiğnetmeden benliğin, "ben de yol oldum" deme.
 
Yaban otu bitenden lale, sümbül derilmez
Aşk ile yanmayana aşkın sırrı verilmez
Sinesi püryan ise sevda nedir sorulmaz
Yoksa Yusuf kokusu "ben de yel oldum" deme.
 
İbrahim Ethem gibi gel suya ser çulunu
Yunus gibi dervişe benzet sen de hal'ini
Mevla imtihan eder elbet cümle kulunu
O sınavı geçmeden "ben de kul oldum" deme.

Eloğlu lime lime eyleyerek her sözü
Öyle şamar vurur ki kızartır anda yüzü
Sakın gaflete düşme yazarken aç şu gözü
Molla Kasım geçmeden  “Ben de dil oldum” Deme. 

Nuri Baş
( Molla Kasım Geçmeden Dil Oldum Deme başlıklı yazı Nuri Baş tarafından 4.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu